T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2025/2016 - 2025/2316
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/2016
KARAR NO: 2025/2316
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/07/2025
NUMARASI: 2023/327 E. - 2025/261 K.
DAVANIN KONUSU: Tasarım Tescil Talebi ile Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/07/2025 tarih ve 2023/327 E. - 2025/261 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, ...’nin 2009 yılında kurulduğunu ve ... A.Ş.'ye ait olduğunu, davalı ...’in şirketlerin genel müdürü ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, müvekkili ... ...’in, önce ... A.Ş.'de daha sonra diğer davalı şirkette sigortalı gösterildiğini, davacının her iki şirkete de aynı zamanda hizmet ettiğini, davacının en son olarak sigorta kayıtlarında inşaat ustası olarak gösterildiğini, davalılardan ... A.Ş.’nin 05.01.2017 tarihinde 2017/00063 başvuru numarası ile TÜRKPATENT nezdinde güneş enerji santrali (GES) kurulumu için taşıyıcı çelik kazık tasarımı için başvuruda bulunduğunu, tasarımın tasarımcısı olarak ...’in tescil edildiğini, aslında söz konusu endüstriyel tasarımın tasarımcısının müvekkili olduğunu, tasarımın son halinin tasarımı çizen ... tarafından mail atıldığını, şirket içi tüm yazışmalarda dava konusu tasarımın tasarımcısının müvekkili ... ... olarak gösterildiğini ve kabul edildiğini ileri sürerek, 6769 sayılı SMK'nın 74. maddesi gereğince belirlenecek bedel için şimdilik 25.000,00-TL’nin, davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile 2017/00063 başvuru numarası ile TÜRKPATENT nezdinde tescilli tasarımda, tasarımcı olarak yer alan ... isminin silinerek yerine davacının isminin tasarımcı olarak tescil edilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalılar vekili, davalı şirketlerin, gerek güneş enerjisi gerekse rüzgar ve hidroelektrik enerjisi üretim tesisleri kurulumunda Türkiye'nin en büyük taahhüt ve üretici firmalarının başında geldiğini, müvekkili ...'in 1991 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nden mezun elektrik ve elektronik mühendisi olduğunu ve müvekkilleri ... A.Ş.' nin kurucu ortağı, ... A.Ş.'nin ise yönetim kurulu üyesi ve genel müdürü olduğunu, davaya konu çelik kazık tasarımının müvekkili ...'in görüşleri, tasarım mühendislerinin ve statik hesapları yapan mühendislerin takım çalışmaları, kalıpçı alt yüklenicilerin tavsiyeleri ile mızrak ve akabinde de yıldız tornavida ilham kaynağı olarak ortaya çıktığını ve ...’e ait olduğunu, davacının 6769 sayılı SMK'nun 67. maddesine göre 3 ay içerisinde söz konusu tescile itiraz etmediğini, davacının tasarımın tescil edilmesinden sonra da müvekkili şirket bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, durumu zımnen kabul etmiş olduğunu, müvekkili ... A.Ş.’nin ürün gamında yer alan tüm ürünlerin tasarımının ... başkanlığındaki tasarım takımı tarafından oluşturulduğunu, davacının, müvekkili şirketlerin kendi yatırımlarına dönük inşaat işlerinde çalışan emekli teknik öğretmen olduğunu, davacının iki boyutlu autocad programı kullanabildiğini ancak üç boyutlu programlar kullanamadığının bilindiğini, ... gibi programlarda tasarlanmış, S2000 programı ile statik hesapları oluşturulmuş olan dava konusu ürünü kendisinin tasarladığını iddia etmesinin mümkün olmadığını, davacının iddiasına müstenit tek dayanağının bir takım elektronik postalar olduğunu, söz konusu elektronik postaların, şirket çalışanı ve tasarım ekibinden, mekanik tasarım ve ürün geliştirme mühendisi olan ... tarafından üçüncü kişilere gönderildiğini, bu elektronik postaların hiç birinin muhatabı davacı olmadığı gibi davacı tarafından gönderilen elektronik postalar da olmadıklarını, davacının, hiçbir yönetici onayı alınmadan çizim antetlerini değiştirtmek suretiyle kendini tasarımcı olarak gösterdiğini, şirket içi veya şirkete hizmet veren alt firmalara atılan elektronik postalarda bu anteti kullandırarak, çok önceden planladığı olmayan bir hak iddia etme girişimine mesnet oluşturmaya çalıştığını, bu yazışmalarda ...’in ilgi tutulmadığını, böyle bir ihtimalde müvekkili ...'in duruma karşı çıkacağının davacı tarafından bilindiğini, dava konusu ürünün tasarım ekibince tasarlanan diğer ürünlerden biri olduğunu, davacının, söz konusu ürünün satışından kaynaklı tazminat talebinde de bulunduğunu, söz konusu ürünün kendi başına satışının mümkün olmadığını ve müvekkili şirketler tarafından satış konusu da yapılmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı tarafından sunulan mail yazışmaları ve eklerinin davacının tasarımcı olduğunu ispata elverişli olmadığı, CD içerisindeki beyan ve tanık beyanları hem davacının iddialarını hem de davalının savunmalarını destekler nitelikte olup, tamamı sözel ifadelerden ibaret olduğu, beyanların bu şekilde farklı olması nedeniyle söz konusu sözel beyanlar esas alınarak, bağlayıcı ve objektif olarak yanlışlanamaz bir değerlendirme yapılmayacağı, bu aşamada CD içerisindeki beyanlar ile tanık beyanlarının değerlendirilmesi neticesinde, tasarımcının davacı olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporunda kaldırma kararının gereğinin yerine getirilmediğini, delillerin doğru ve eksiksiz bir biçimde değerlendirilmediğini, dosyada tasarımcının müvekkili olduğuna dair açık deliller bulunduğunu, Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 06.01.2020 tarihli hukuki mütalaada "dava konusu tasarımın gerçek tasarımcısının kuvvetle muhtemel şekilde davacı ... ... olduğu"nun ortaya konulduğunu, 21.08.2024 tarihinde bilirkişi marifetiyle çözümü yapılan CD içeriğinde davalı şirket bünyesinde makine mühendisi olarak görev yapan ...’in, kameramana karşı, dava konusu tasarımın uygulandığı ürünleri göstererek ... ... hakkında “... …”, “Tasarımcı” ifadelerini kullandığının ve videoda tasarıma konu ürünlerin göründüğünün tespit edildiğini; tanık ...'in ...’in ağzından bu ürünü ... ...’in tasarladığı şeklinde ifadeyi duyduğunu; tanıklar ... ve ...'ın davaya konu tasarımla alakalı tüm işlerde muhataplarının ... ... olduğunu, ...'ın ayrıca davalı şirket ile yapılan mail yazışmalarında tasarımcı kısmının altında davacı ... ...’in isminin yazdığını ve bu maillerin şahsi mailler olmadığını; tanık ...'ün dava konusu tasarımı davacının yaptığını, müvekkilin kendisine ne şekilde çizileceğini söylediğini ve kendisini de bu doğrultuda çizdiğini, daha sonra bu tasarımın tescilinin davalılardan ... üzerine yapıldığını beyan ettikleri; müvekkilin tamamen aleyhine verilen beyanlardaki tanıkların davalı şirket nezdinde çalışan kişiler olduklarını; şirket içi ve dışına gönderilen e-postaların ekinde yer alan teknik çizim dokümanlarının sağ alt kısmında "......." ibaresinin yer aldığını ve söz konusu teknik çizimlerin dava konusu tasarıma ilişkin olduğunun tespit olunduğunu; tasarımlara ilişkin teknik çizim dokümanlarında tasarım sahibi olarak müvekkilin isminin açık bir şekilde yazmasının hak sahipliğine ilişkin bir ibare olarak görülmemesinin anlaşılabilir olmadığını; müvekkilinin hak sahipliğine yönelik açık delillerin göz ardı edildiğini; e-posta ve eklerinde yer alan delillerin, tasarım sahibinin müvekkil olduğuna işaret ettiğinin bilirkişilerin ve ilk derece mahkemesinin de kabulünde olduğunu; heyet ve ilk derece mahkemesi tarafından bu belgelerin e-posta olarak gönderildikten önce değiştirilmiş olabileceği varsayımına dayanıldığını; bu değerlendirmenin son derece soyut ve varsayımsal olduğunu; CD içeriğinin de davalı yan iddialarını değil müvekkilinin iddialarını desteklediğini; e-posta delilleri üzerinde ayrıntılı bir inceleme de yapılmadığını ve içeriklere dahi değinilmediğini, delillerin tümüyle "sözel" oldukları gerekçesiyle göz ardı edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, tasarım tescil talebi ile tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece çözümü yaptırılan CD içeriğinde yer alan videoda zaman damgasının bulunmadığının tespit edildiği; her ne kadar dava konusu tasarımın başvuru tarihinden önce gönderilen bir takım maillerin ekinde yer alan teknik çizimlerde "......." ibaresi yer almakta ise de, bu ibareyi içerir evrakın bir imza veya başkaca bir şekilde onaylanmak suretiyle geçerliliğinin teyit edilmediği, davalı tarafça da içeriğinin kabul edilmediği, her iki tarafça gösterilen tanıkların dinlenildiği, dinlenen tanık beyanları her iki taraf iddialarını da desteklemekte olup, dava konusu tasarımın tasarımcısının davacı olduğunun kesin bir şekilde ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı davacı vekili tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 27/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.