T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1761
KARAR NO: 2025/1901
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/06/2025
NUMARASI: 2022/830 E. - 2025/679 K.
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18/06/2025 tarih ve 2022/830 E. - 2025/679 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, müvekkili Şirketin, davalının patentini elinde bulundurduğu "..." marka ayakkabı boyasının Haiti'deki tek satıcısı olduğunu ve 2013 tarihinden bu yana bu kapsamdaki tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, müvekkilinin aynı zamanda bu ürünleri Haiti'de satan ilk firma olduğunu, ilgili marka ürünlerin, müvekkilinin üstün çabası, kişisel gayreti doğrultusunda Haiti pazarında ilk defa satılmasına rağmen Haiti içerisinde oldukça bilindik ve popüler bir ürün haline geldiğini, davalının, müvekkiline gönderdiği e-mail ile taraflar arasındaki tek satıcılık ilişkisini sona erdirdiğini, bu nedenle müvekkilinin maddi kayba uğradığını, ayrıca davalının kusurlu davranışları neticesinde kişilik hakları ihlal edilen müvekkilinin, tek satıcılık ilişkisinin yüksek güven ilişkisine dayanması ilkesi gereği davalıya duyduğu güvenin ve yaptığı fedakarlıkların olumsuz sonuçlandığını, müvekkilinin duyduğu elem ve kederin bir nebze olsun azalmasına yönelik manevi tazminat talep edilme zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek, 30.000,00 USD dolar portföy tazminatının 18.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte ve 10.000,00 USD manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 07.01.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile portföy tazminatı talebini 110.000,00 USD'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davaya bakma görevinin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerine ait olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından ihlal edildiğini, müvekkilinin haklı nedenlerle taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiğini, portföy tazminatı talebinin dayanaktan yoksun olduğu gibi manevi tazminat koşullarının da oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı tarafın yabancı uyruklu olup Haiti Cumhuriyetine bağlı bir tüzel kişi şirket olduğu, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48. maddesinde, yabancı tüzel kişiler tarafından açılacak hukuk davalarında teminat gösterilmesinin zorunlu olduğunun düzenlendiği, bu kuralın istisnasını oluşturan karşılıklılık ve adli yardımlaşma hususunun incelendiği ancak Haiti Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında fiili ya da hukuki bir karşılıklılık anlaşmasının olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla davacı tarafa teminat göstermesi için süre verildiği ancak davacı tarafın teminat göstermediği, bu nedenle HMK'nun 114.maddesinin 1/ğ bendi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın teminat dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece, müvekkilinin teminat gösterme yükümlülüğü hususunda eksik inceleme yaptığını, Haiti Fahri Başkonsolosunun notunun, ticari konuların teminattan muaf tutulması gerektiği yönünde olmasına karşın mahkemece, müvekkilinden oldukça yüksek bir teminat göstermesinin istenildiğini, müvekkilinin teminat göstermemesi üzerine de davanın usulden reddedildiğini, mahkemenin, Haiti Cumhuriyetinde dava açan Türk vatandaşlarına teminat ödeme yükümlülüğü uygulanıp uygulanmadığını dahi sormadığını, hatta gelen cevabi yazıda ticari konuların teminattan muaf olduğu belirtilmesine rağmen hukuka aykırı bir şekilde karar tesis ettiğini, mahkemenin bu kararı ile müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal olunduğunu, HMK'nın 78.maddesinde öngörülen teminatın amacının, yargılama ve takip giderlerini karşılamada doğabilecek muhtemel güçlüğü bertaraf etmek ve anılan giderlerin temin edilmesini daha işin başında güvence altına almak bulunduğunu, huzurdaki yargılamanın 4 yıla yakın süredir devam ettiğini, bu süreçte tüm yargılama giderlerinin müvekkilince eksiksiz karşılandığını, dosyada birçok bilirkişi raporu alındığını ve davanın ıslah edildiğini, harçların, tebligat giderlerinin, bilirkişi ücretlerinin eksiksiz ödendiğini, tercüme evraklarına ilişkin masrafların karşılandığını, tüm bu hususlar da dikkate alındığında gelinen aşamadan sonra teminat ile korunacak bir yarar kalmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki tek satıcılık sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı portföy tazminatı ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı Şirketin Haiti Cumhuriyetine bağlı bir şirket olduğu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48. maddesinde "Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar." hükmüne yer verildiği, Türkiye Cumhuriyeti ile Haiti arasında bir karşılıklılık anlaşmasının olmadığı, bunun dışında fiili bir karşılıklılık uygulamasının da davacı yanca ispat edilemediği, tek başına Haiti Fahri Başkonsolosunun bu husustaki muğlak ifadesinin, karşılıklılık uygulamasının kabulü için yeterli olmadığı, dolayısıyla eldeki davada davacının teminat göstermekle yükümlü bulunduğu, 5718 sayılı Kanun'un 48. maddesinde öngörülen teminatın, yalnızca yargılama giderlerini karşılamaya yönelik olmayıp, aynı zamanda karşı tarafın zarar ve ziyanını da karşılamayı amaçladığı, öte yandan HMK'nın 87. maddesinde açıkça, bir davada verilecek teminatın tutarının ve şeklinin hâkim tarafından serbestçe tayin edileceğinin düzenlendiği, somut olayda da dava konusu edilen alacağın %15 oranında teminat yatırılmasının uygun görüldüğü, belirlenen bu miktarın somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun bulunduğu, davacı tarafça ise teminat yatırılmadığından, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, istinaf başvurusunda davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...