T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2025/641 - 2025/966
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/641
KARAR NO: 2025/966
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/12/2024
NUMARASI: 2024/344 E. - 2024/594 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/12/2024 tarih ve 2024/344 E. - 2024/594 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalıların 2022/045996 başvuru numaralı "..." ibareli başvurusunun ilanına karşı, müvekkili tarafından 2008/04380, 2009/66926, 2021/172097 sayılı ve "itkib uluslararası istanbul moda haftası", "istanbul moda haftası", "istanbul moda haftası" ibareli markalarına dayalı olarak, karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6' ncı maddesi uyarınca itirazda bulunulduğunu, davalı kurumca yapılan inceleme neticesinde taraf markalarında ortak unsur konumunda bulunan "İstanbul moda haftası" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük, sektörde sıklıkla kullanılan bir ibare olması ve markalarda ilaveten yer alan farklı kelime ve şekil/logo unsurlarının varlığı dikkate alındığında, markalar arasında bütünsel izlenim itibariyle görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığı kanaatine varılarak, YİDK'nın 2024/M-6898 sayılı kararı ile müvekkilinin itirazlarının reddine karar verildiğini, kararın hatalı olduğunu, zira davaya konu marka başvurusu ile itiraza mesnet müvekkili markaları arasında aynılık/benzerlik durumunun mevcut bulunduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nın 2024/M-6898 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, davacı tarafından dava konusu marka tescil başvurusunun yayımına itiraz edilmediğini, dolayısıyla davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, aksi düşünülse bile müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar savunmada bulunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece Markalar Dairesinin kararına karşı tebliğden itibaren 2 ay içerisinde YİDK nezdinde itiraz edilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu, itiraz edilmemesi halinde Daire kararının ilgilisi yönünden kesinleşeceği ve YİDK nezdinde incelenmesinin talep edilemeyeceği, 2 aylık sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu, Markalar Dairesi kararına ve itiraz edilmeyerek kesinleşen hususlara karşı dava açılmasının da hukuken mümkün olmadığı, davacı hakkında tesis edilmiş YİDK kararının varlığının, iptal davasının dinlenilme şartı olduğu, dava konusu olayda ise 2022/045996 sayılı başvurunun yayımına dava dışı İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB) Genel Sekreterliği tarafından itiraz edildiği, itirazın Markalar Dairesi tarafından incelenerek karara bağlandığı, Markalar Dairesinin bu kararına karşı da sadece İTKİB tarafından itiraz edilmiş olduğu, davacı ... A.Ş. tarafından Markalar Dairesi nezdinde yapılmış herhangi bir itirazın bulunmadığı, yani zorunlu idari başvuru yolunun tüketilmediği, dolayısıyla işbu davacı hakkında verilmiş bir YİDK kararının da bulunmadığı, dava dışı İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB) Genel Sekreterliği tarafından Markalar Dairesi kararına yapılan itirazın YİDK’nın 2024-M-6898 sayılı nihai kararıyla reddedildiği, YİDK’nın 2024-M-6898 sayılı kararının iptali talebiyle İTKİB tarafından Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/339 E. sayılı dosyası ile de dava açıldığı ve bu dosyada davacı vekilinin 20.08.2024 tarihinde davadan feragat ettiği, işbu davadaki davacı tarafın, 2024-M-6898 sayılı YİDK kararının tarafı olmadığı, zorunlu idari başvuru yolunun davacı tarafından tüketilmediği, bu nedenle de işbu davayı açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, SMK Madde 26/2'de "İlgili kişilerin" Kurumdan markanın iptalini isteyebileceğinin, SMK Madde 156 hükmünde de "Kurumun kararlarından zarar gören üçüncü kişilerin" Kurum aleyhine Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde dava açılabileceğinin öngörüldüğünü, dolayısıyla YİDK kararının iptali davasını başvuru sahiplerinin veya menfaati etkilenen üçüncü kişilerin açabileceğini, müvekkili ...'in (İstanbul Hazır Giyim & Konfeksiyon İhracatçılar Birliği), İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği'nin (İTKİB) bünyesinde hizmet veren birliklerden birisi olduğunu, ... (İstanbul Hazır Giyim & Konfeksiyon İhracatçılar Birliği) İstanbul Moda Akademisi ise ...'nin iştiraki olup, yine İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği (İTKİB) bünyesinde hizmet veren kuruluşlardan birisi bulunduğunu, davaya mesnet "..." markasının ise içerik ve isim itibariyle alt iştirak olan ve işbu davanın da menfaati etkilenen sıfatıyla tarafı olan müvekkili ... İstanbul Moda Akademisi'ni yapılan defile ve etkinlikler dolayısıyla doğrudan ilgilendirdiğini ve ilgili YİDK kararından müvekkilinin doğrudan zarar gördüğü için dava ehliyet bakımından herhangi bir noksanlığın bulunmadığını, işin esası yönünden de itiraza mesnet marka ile müvekkilinin markası arasında iltibas düzeyinde benzerlik olup, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin açık bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, marka (marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali) istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava konusu başvurunun yayımına dava dışı İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB) Genel Sekreterliği tarafından itiraz edildiği, Markalar Dairesinin bu itiraz hakkındaki kararına karşı da sadece İTKİB tarafından itiraz edilmiş olduğu, davacı ... ... A.Ş. tarafından Markalar Dairesi nezdinde yapılmış herhangi bir itirazın bulunmadığı, 5910 SK'nın 2/1. maddesine göre ihracatçı birliklerinin özel bütçeye sahip ve tüzel kişiliği haiz kuruluşlar olduğu, dolayısıyla gerek dava konusu başvuruya itiraz eden İTKİB'in gerekse de ...'in ayrı tüzel kişiliklerinin bulunduğu, üstelik de davacının ...'den de ayrı bir tüzel kişiliği olan, ...'in pay sahibi bulunduğu bir Anonim Şirket olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.