T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2025/629 - 2025/769
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/629
KARAR NO: 2025/769
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/01/2025
NUMARASI: 2024/384 E. - 2025/18 K.
DAVANIN KONUSU: YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada, Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/01/2025 tarih ve 2024/384 Esas - 2025/18 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, müvekkili tarafından yapılan 2020/12342 sayılı “...” ibareli marka başvurusuna davalı Şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek marka kapsamından bir kısım mal ve hizmetlerin çıkartıldığını, söz konusu karara müvekkili tarafından gerçekleştirilen itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, YİDK kararında markanın asli unsurunun “...” ibaresi olduğu değerlendirmesinin hatalı olduğunu, başvuru markasının parçalara bölünmeden bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, “...” ibaresinin ayırt ediciliği düşük, tanımlayıcı niteliği bulunan, tek başına zayıf bir marka olduğunu, taraf markalarının tertip tarzı itibariyle de birbirinden farklı olduklarını, davalı şirketin markalarında “...” ibaresinin daima markaların ilk/başlangıç kısmında yer aldığını, bu ibareden önce gelen bir ibare bulunmadığını, müvekkili markasında ise “...” ibaresinden önce “...” ibaresi geldiğini, markaların başlangıç kısımlarının benzerlik değerlendirmesinde daha büyük önem taşıdığını, “...” kelimesinin “etkin, canlı, hareketli, çalışan, etkili, etken” gibi anlamlara geldiğini, yaygın kullanımı olan ve ayırt ediciliği oldukça düşük olan kelimenin tek bir marka sahibinin kullanımına tahsis edilmesinin hukuka uygun olmadığını, “...” ibaresinin ekonomik olarak “bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü” anlamına geldiğini, bu anlamı bakımından 36. sınıfta yer alan ve başvurunun reddine karar verilen “finansal ve parasal hizmetler” yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, bu sınıfa ilişkin mal ve hizmetlerin ortalama tüketiciden ziyade uzman ve bilinçli tüketiciye hitap ettiklerini, markaların tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-5495 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, başvuru markası ile redde mesnet marka arasında karıştırılmaya neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, markaların ortak unsurunun “...” ibaresi olduğunu, başvuru markasındaki farklılığın ibareler arasındaki yüksek düzey benzerliği ortadan kaldırmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkili şirketin “...” markası ve bu markanın devamı niteliğindeki seri markaların sahibi olduğunu, müvekkili markaları ile iltibas yaratan davacı markasının müvekkili şirkete ait markalardan biri sanılabileceğini, iki markanın da kulakta bıraktığı etkinin tamamen aynı bulunduğunu, davacı markasında yer alan “...” kelimesinin ilgili sektörde vasıf belirten jenerik bir kelime olduğunu, asıl marka değeri taşıyan ibarenin “...” ibaresi bulunduğunu, ibarenin müvekkili şirketin ticaret unvanı ve markaları ile ilintili olduğunu, davacı tarafın müvekkili markalarının ulaştığı tanınmışlık ve güven ortamından yararlanarak haksız kazanç sağlama amacı taşıdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu 2020/12342 sayılı "..." ibareli marka başvuru kapsamında yer alan 09. sınıftaki "Bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları." malları ile 35. sınıftaki "İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri." yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmediği, davacıya ait marka başvurusu ile davalıya ait redde mesnet markanın düşük seviyede görsel ve işitsel benzerlik taşıdığı, aralarında kavramsal benzerlik bulunmadığı ve düşük seviyede görsel ve işitsel benzerliğin karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı, YİDK kararının iptali koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2021-M-5495 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu başvuru markası ile redde mesnet marka arasında karıştırılmaya neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, başvuru markası ile kısmi redde mesnet markanın ortak unsuru “...” ibaresi olup, bu ibarenin davalı Şirket adına tescilli markanın da esas unsurunu oluşturduğunu, başvuru markasında ilave olarak yer alan “...” ibaresinin de ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, bu ibarenin başvuruya yeterli düzeyde ayırt edicilik kazandırmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkil bankanın “...” markasının ve bu markanın devamı niteliğindeki seri markaların sahibi olduğunu, iltibasın tespitinde markaların farklılıkları değil, benzerliklerinin önemli bulunduğunu, işitsel ve görsel bir benzerlik, hatta genel görünüş açısından “umumi intiba’’ olmasa bile, halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması veya iki markanın birbirini çağrıştırmasının dahi karıştırılma ihtimali için yeterli olduğunu, çatı marka veya ticaret unvanının kılavuz unsuru ile birlikte yer alan alt markalara dair yapılan benzerlik incelemelerinde markanın hafızada kalmaya en uygun unsurunun dikkate alınacağını, davacının iddiasının aksine, itiraza konu olan “..." markasına ayırt edicilik kazandıran ibarenin "..." ibaresi olduğunu, davacının, müvekkilinin markalarıyla sağladığı itibardan hiçbir emek ve gayret sarfetmeden, haksız olarak yararlanacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden, davacının 31.01.2020 tarihinde 2020/12342 sayılı "..." ibaresinin tescili için davalı Kuruma başvurduğu, başvuru kapsamında 09,35,36 ve 38. sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığı, davalı Şirketin "..." markalarına dayalı olarak karıştırılma tehlikesi, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın kısmen yerinde görüldüğü ve dava konusu başvuru ile itiraza dayanak 2010/12232 sayılı "..." ibareli marka arasında karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle 09. sınıftaki "Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için
cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar,
mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: ... telefonları ve bunların kılıfları, sabit
telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. Manyetik,
optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları;
bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları. Bilet otomatları, nakit para çekme makineleri. Makine ve cihazların
elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar
(çipler), diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller,
elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler). Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları. Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan
cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller." malları ile
35. sınıftaki "İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-
ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi
yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmes
i ve satın alması için bilet otomatları, nakit para çekme makineleri, makine ve cihazların
elektroniğinde kullanılan elemanlar; yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongala
(çipler) diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar, elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sönsörler) malların bir araya getirilmesi hizmetler
(belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve parasal
hizmetler)" ve 36. sınıftaki "Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gümrük Müşavirliği hizmetleri" yönünden başvurunun reddine karar verildiği, bu karara yönelik davacı itirazının ise YİDK'in 26.07.2021 tarih, 2021-M-5495 sayılı kararıyla reddedildiği, bu kararın davacıya 28.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Dava, davacının marka başvurusunun, SMK'nın 6/1 maddesi gereğince kısmen reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, YİDK kararının iptali istemi ile açılan davada, iptali istenen YİDK kararında tartışılmayan hususların tartışma konusu yapılmasının mümkün olmadığı gözetildiğinde, istinaf incelemesine konu uyuşmazlık, dava konusu başvuru ile redde mesnet 2010/12232 sayılı marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden karıştırılma tehlikesinin bulunup bulunmadığıdır.
Somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; mahkemece alınan ve içinde elektronik mühendisi bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, başvuru kapsamından çıkarılan 9. sınıftaki "Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için
cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma
amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: ... telefonları ve bunların kılıfları, sabit
telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. Manyetik,
optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları.
Manyetik/optik okuyuculu kartlar. Bilet otomatları, nakit para çekme makineleri. Makine ve cihazların
elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar
(çipler), diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller,
elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler). Birim zamandaki tüketim
miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları. Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan
cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller.", 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için bilet otomatları, nakit para çekme makineleri, makine ve cihazların
elektroniğinde kullanılan elemanlar; yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar
(çipler) diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar, elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sönsörler) malların bir araya getirilmesi hizmetleri
(belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve parasal
hizmetler)" ve 36. sınıftaki "Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gümrük Müşavirliği hizmetleri." yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği, buna karşılı dava konusu başvurudan çıkarılan 09. sınıftaki "Bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları." malları ve 35. sınıftaki "İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri."
yönünden ise emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmediği, eş söyleyişle bu mal ve hizmetlerle, redde mesnet markanın kapsamında yer alan mal ve hizmetler arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı açıklanmıştır. Dairemizce de, söz konusu mal ve hizmetlerin niteliği gereği aralarında benzerlik olup olmadığının, çözümü hukuk dışında teknik bilgiyi gerektiren bir husus olduğu değerlendirilmiş, dosya kapsamında alınan ve içinde elektronik mühendisi bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporuna itibar edilmiş, bilirkişi raporunda benzer olduğu açıklanan mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği, bunun dışında kalan mal ve hizmetler yönünden ise emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmediği kabul edilmiştir.
Tarafların marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince, dava konusu başvuru "..." ibarelidir. Başvuruda başkaca bir kelime ve şekil unsuruna yer verilmemiştir. Dava konusu başvurudaki "..." ibaresi, günümüzde doğrudan ... telefonu ibaresi yerine kullanılan bir ibare olup, tüketicide ... telefonu aracılığıyla erişilebilen bir hizmete ilişkin olduğu algısını oluşturduğundan, ayırt ediciliği son derece zayıf bir ibaredir. Buna göre, dava konusu başvurunun asli unsurunu "..." ibaresinin oluşturduğunun kabulü gerekmektedir. Redde mesnet 2010/12232 sayılı marka da "..." ibareli olduğundan ve markada başkaca bir unsur bulunmadığından, markanın asli unsurunu "..." ibaresi oluşturmaktadır. O halde, gerek dava konusu başvurunun, gerekse de redde mesnet markanın asli unsuru "..." ibaresinden meydana geldiğinden ve başvuruda farklı olarak yer verilen "..." kelimesi ayırt ediciliği sağlamaya elverişli olmadığından, tarafların marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında anlamsal, görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar mahkemece markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabulüyle yazılı şekilde karar verilmişse de, söz konusu ibarenin asgari de olsa ayırt edicilik taşıdığı, söz konusu ibarenin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı, başvuruda farklı olarak yer verilen "..." ibaresinin, başvuruya ayırt edicilik sağlamadığı hususları dikkate alındığında, ilk derece mahkemesinin bu kabulü yerinde görülmemiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiş, teknik yönlerden ise söz konusu bilirkişi raporundan faydalanılmıştır.
Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan nedenlerle dava konusu "..." ibareli başvuru ile redde mesnet 2010/12232 sayılı "..." ibareli marka arasında, marka işaretleri arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, bununla birlikte başvuru kapsamından çıkarılan 09. sınıftaki "Bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları." malları ve 35. sınıftaki "İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri."
yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmediği, bunun dışında başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiği ve yalnızca emtia benzerliği koşulu gerçekleşen mal ve hizmetler yönünden SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 16/01/2025 gün ve 2024/384 Esas - 2025/18 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Asıl ve Birleşen davanın KISMEN KABULÜ ile YİDK'in 26.07.2021 tarih, 2021-M-5495 sayılı kararının, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 09. sınıftaki "Bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları." malları ve 35. sınıftaki "İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri."
yönünden KISMEN İPTALİNE, YİDK kararının iptaline yönelik fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Markanın tesciline ilişkin talebin, söz konusu işlemler idari nitelikte bulunduğundan REDDİNE,
4-Asıl ve birleşen dava yönünden Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcından, asıl ve birleşen davada peşin olarak alınan toplam 247,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.250,00.TL bilirkişi ücreti, 250,00-TL tebligat ve posta masrafından oluşan toplam 2.500,00.TL'nin, davanın kabul/ret oranının takdiren 1/2 olarak kabulü ile bu orana tekabül eden 1.250,00 TL'ye, 486,90 TL peşin harç, 486,90 TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 1.736,90 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı ... tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 54,50-TL, istinaf aşamasında yapılan 365,00-TL posta masrafı, 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 2.102,60-TL yargılama giderinin, davanın kabul ret oranına göre 1.051,30 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalı ... verilmesine,
9-Davalı Şirket tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 57,00-TL posta masrafı, 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 1.740,10-TL yargılama giderinin, davanın kabul ret oranına göre 870,05 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalı şirkete verilmesine,
10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
11-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalılara ayrı ayrı iadesine,
12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.