T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/2112 - 2024/1748
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/2112
KARAR NO: 2024/1748
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/04/2024
NUMARASI: 2024/14 E. - 2024/177 K.
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVACI:
VEKİLİ:
BİRLEŞEN DAVADA
DAVALI
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/04/2024 tarih ve 2024/14 E. - 2024/177 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı-birleşen davacı vekili, müvekkilinin 2019/92449 sayılı 43.sınıf hizmetlere ilişkin "... ... + şekil" ibareli marka tescil başvurusunun, davalı ... Mühendislik Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılan itiraz üzerine nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, redde gerekçe markaların herhangi birisi ile müvekkilinin tamamen özel tasarım olarak hazırlanmış olan markası arasında renk, içerik ya da görünüm olarak herhangi bir benzerlik bulunmadığını, markanın asli unsurunun, "..." ibareleri olduğunu, itiraz edenin de tıpkı müvekkili gibi markasının önüne ve arkasına, şekil ve ibareler eklediğini, itiraz edenin markalarında yer alan “...” ibaresinin münhasıran kendisi adına tescilli olmadığını, diğer ibarelerin ise (assos, tour, group, garden vs.) müvekkilinin başvuru markasında yer almadığını, 2018/112277 sayılı "... ..." markasının da farklı bir logo ile müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin "www.....com.tr" ibareli web sayfasının sahibi olduğunu, markaların yeterince farklılaştığını ileri sürerek, 2019/92449 sayılı marka tescil başvurusunun reddine ilişkin 20.8.2020 tarih 2020-M-7244 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, “...” ibaresinin başvurunun tek esas unsuru olduğunu, itiraza dayanak markalarda da baskın veya esas unsurun “...” ibaresi olduğunu, markaları oluşturan işaretlerin yüksek düzeyde benzer olduğunu, başvuruda daha küçük puntolarla yazılan diğer ibareler tanımlayıcı ibare olduklarından marka algılarına bir etkilerinin olmadığını, SMK'nın 6/1.maddesi anlamında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğini, başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davalı ... Mühendislik Taahhüt San. ve Tic. A.Ş. vekili; müvekkiline ait marka tescil belgeleri ile davacıya ait marka başvurusu arasında gerek emtia, gerekse işaret benzerliği bulunduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır otelcilik, geçici konaklama ve turizm sektöründe faaliyet gösterdiğini, karşılaştırılan markalarda esas unsurunun müşterek olarak "..." ibaresinden oluştuğunu, Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, karşılaştırılan markalar arasında müşterek olarak "..." kelimesinin ön planda olduğu, daha önce redde mesnet markaları gören, işiten, bu markalı hizmetlerden yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı, markaları her zaman bir arada görüp karşılaştıramayan, markaların detaylarını analiz etmeyen, ayırt edici unsurlarının gözü ve kulağında kalan izi ile hareket ... ortalama tüketici kesiminin daha sonra davaya konu marka başvurusunu aynı/benzer hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, davaya konu hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı süre içerisinde, bu markayı redde mesnet markaların serisi niteliğinde bir marka zannedebileceği, bu hususta yanılsamaya düşebileceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, belirtilen nedenlerle karşılaştırılan markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davacının 2018/112277 sayılı ve 12.04.2019 tescil tarihli markasının iş bu dava konusu başvuru bakımından müktesep hak sağlamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece verilen birleştirme kararı sonrası Ankara 3. FSHHM'nın 2021/138 Esas sayılı dosyasında farklı yönde karar verildiğini belirterek bilirkişi raporu alınmasını istedikleri halde mahkemece bu taleplerinin reddedildiğini, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verildiğini, anılan dosyanın bekletici mesele yapılması taleplerinin de gerekçesiz olarak reddedildiğini, YİDK sürecinde itiraz kendilerine tebliğ edilmediğinden birleşen dosyada kullanım ispatı talep etme hakkını kullanmadıklarını, kendilerine sadece başvurunun reddine dair Kurum kararının tebliğ edildiğini, müvekkiline ait "... ..." ibareli marka ile redde mesnet davalı şirkete ait markalar arasında, esaslı unsur, şekil, mal/hizmet sınıfı yönünden hiçbir benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, ilgili tüketici kitlesinin dikkat düzeyinin yüksek olduğunu, mahkemece başvurudaki asli unsurun yanlış değerlendirildiğini, logonun göz ardı edildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2019/92449 sayılı "... ... + şekil" ibareli başvuru ile redde mesnet 2006/63987, 2006/63989, 2006/63986, 2006/63985 sayılı "... şekil", "... şekil", "...şekil”, "... şekil" ibareli markalar arasında, başvuru kapsamındaki 43.sınıf hizmetler bakımından 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvuruda "..." ibaresinin asli unsur olarak yer aldığı, diğer unsurların tali/tanımayıcı nitelik taşıdığı, redde mesnet markalarda aslen koruma altına alınmak istenilen unsurun da “...”
ibaresi olduğu, diğer bileşenlerin "..." ibaresine vurgu yaptığı, bu durumda karşılaştırılan markalar arasında asli unsur olan "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklanan yüksek düzeyli benzerlik bulunduğu, başvuruya yeterli düzeyde ayırt edicilik kazandırılmadığı, davacının müktesep hak iddia ettiği 2018/112277 sayılı markanın tescil tarihinin üzerinden dava konusu başvuru tarihine kadar beş yıllık süre geçmediğinden müktesep hak korumasından yararlanamayacağı, davacı YİDK sürecinde redde mesnet markalar bakımından kullanım ispatı talep etmediğinden, bu yöne değinen istinaf itirazlarının da yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 01/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.