T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/2105 - 2024/1853
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/2105
KARAR NO: 2024/1853
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/04/2022
NUMARASI: 2019/256 E. - 2022/152 K.
DAVACI:
VEKİLLERİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: Tasarım Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/04/2022 tarih ve 2019/256 Esas - 2022/152 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı- birleşen davada davalı, davalı -birleşen davada davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl dava dosyasında davacı vekili , müvekkili şirketin 2019 01613 sayılı çoklu tasarımının tescilli olduğunu, İstanbul 1. FSHHM’nin 2019/52 D.iş sayılı dosyasında davalıya ait mağazada yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile müvekkilinin 2019 01613-77, 44 ve 10 sayılı tasarımlarına tecavüz oluşturan benzer ürünlerin tespit edildiğini ileri sürerek, tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, SMK'nın 151/2-a maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 15.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini 75.637,09 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, İstanbul 1. FSHHM’nin 2019/52 D.iş sayılı dosyasında davacının 2019 01613/77 ve 44 sayılı tasarımlarına benzer kabul edilen ürünlerin numune niteliğinde olduğunu ve satış ile üretiminin yapılmadığını, davacı şirketin 10 sayılı tasarımı yönünden ise söz konusu ürünün DKNY ürününe benzediğini, taraf ürünlerinden hangisinin daha önceki tarihli olduğunun tespit edilemediğini, davanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada ise, asıl davada davacı birleşen davada davalıya ait 2019/01613 -10 sayılı tasarımın DKNY'e ait tasarım karşısında yeni olmadığını ileri sürerek, 2019/01613-10 nolu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, müvekkiline ait 2019 01613-10 sayılı tasarımın, ... firmasının mesnet gösterilen tasarımından farklı olduğunu savunarak, birleşen davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının 2019 01613-77 ve 44 sayılı tasarımları ile davalının İstanbul 1. FSHHM’nin 2019/52 D.İş sayılı dosyasında tespit edilen ürünlerinin aynı olduğu, bahsi geçen ürünlerin davacının 2019 01613-77 ve 44 sayılı tasarımlarına tecavüz oluşturduğu, ancak davacının 2019 01613-10 sayılı tasarımı ile davalının İstanbul 1. FSHHM’nin 2019/52 D.İş sayılı dosyasında tespit edilen ürününün farklı olduğu, dolayısı ile davacının anılan tasarımına tecavüz koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, asıl davada davacının SMK'nın 151/2-a maddesi kapsamında talep edebileceği maddi tazminat miktarının 52.415,13 TL olduğu, tecavüzün niteliği, kapsamı ve miktarı dikkate alınarak 10.000TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun bulunduğu, hükmün ilanı isteminin de yerinde olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait 2019/1613-77,44 nolu tasarımlara tecavüzünün tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, davacının 2019/1613-10 sayılı tasarıma yönelik açtığı tecavüz davasının reddine, tecavüz nedeniyle 52.415,13.-TL 'nin 15.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 10.000,00.-TL manevi tazminatın 15.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, mahkeme karar özetinin masrafı davalıdan alınmak kaydıyla tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, birleşen davanın ise dava konusu 2019 01613-10 sayılı tasarımın mesnet tasarım karşısında yeni ve ayırt edici bulunduğu, dava konusu tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davacı vekili, asıl davada hükmedilen maddi tazminat miktarının hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan 07.03.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda 2019/01613-10 numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde 52.415,13 TL, söz konusu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmemesi halinde minumum 75.637,09 TL maddi tazminata hak kazanacağı tespit edildiğini, bahsi gçen tasarımların hükümszlüğüne karar verilmediği için 75.637,09 TL tazminata hükmedilmesi gerektiğini, 2019 1613-10 numaralı tasarımı ile davalı ürünü arasında benzerlik bulunduğunu, bilirkişi raporunun bu yönden eksik ve hatalı olduğunu, İstanbul 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/52 D.iş sayılı dosyasının kök raporunda bilirkişinin de beyan ettiği gibi davalıya ait ürün ile müvekkile ait 2019/1613-10 sayılı tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattıkları genel izlenim bakımından birebir aynı oldukları , bahsi geçen tasarım yönünden mahkemece alınan bilirkişi raporu ile İstanbul 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/52 D.iş dosyasında alınan raporun çelişkili bulunduğunu, çelişki giderilmeden karar verilmesnin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının da yetersiz olduğunu, mahkmece müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücretlerinin, kazanılan davanın hüküm sonuçlarını ortadan kaldıracak mahiyette olduğunu ayrıca reddolunan maddi tazminat miktarı yönünden maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini, delil tespiti dosyasında sarf edilen giderlerin yargılama gideri olarak hüküm altına alınmamasının hatalı olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının talepleri doğrultusunda kaldırılmasını istemiştir.
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili, İstanbul 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/52 D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, birleşen davanın konusunu oluşturan tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunun açıklandığını, bu hususun gözetilmediğini, ayrıca davanın dayanağı olarak gösterilen bahsi geçen D.iş sayılı dosyasında alınan bilikişi raporunda davacının tasarımlarıyla benzer görülen 2 ürünün müvekkile ait ürünler olmadığını, bahsi geçen ürünlerin müvekkilinin mağazasında 1'er adet olarak numune nitelikte bulundurulan ürünler olduğunu, müvekkilinin bu ürünlerin üretimini ve satışını yapmadığının, incelenen ticari defter ve kayıtları ile de sabit olduğunu, buna rağmen müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesinin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, bilirkişi raporunda tazminat yönünden fahiş hesaplama yapıldığını, manevi tazminata faiz işletilemeyeceğini ileri sürereek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve asıl davanın reddi ile birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE:1-Asıl dava, tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi-manevi tazminat, hükmün ilamına istemlerine, birleşen dava ise asıl davada davacıya ait 2019 01613-10 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporlarında, birbirleriyle kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilerek ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu göz önüne alınarak yapılan karşılaştırmada, İstanbul 1. FSHHM’nin 2019/52 D.İş sayılı dosyasında, asıl davad davalının iş yerinde tespit edilen ürünlerin, asıl davada davacı adına tescilli 2019 01613-44 ve 77 sayılı tasarımlarla bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibariyle aynı bulunduğunun, 2019 01613-10 sayılı tasarımdan ise farklı olduğunun, birleşen davanın konusunu oluşturan 2019 01613-10 sayılı tasarımının da redde mesnet markadan farklı bulunduğunun belirlendiği, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu, her kadar taraflar asıl davanın dayanağı oluşturup, birleşen davada hükümszlüğü istenen 2019 01613-10 saylı tasarım yönünden, İstanbul 1. FSHHM’nin 2019/52 D.İş sayılı dosyasında alınan bilikişi raporu ile mahkmece alınan bilikişi raporu arasında çeliki bulunduğunu ileri sürmüşlerse de, gerek tarafların bu yöndeki itirazlarının karşılanması için alınan ek raporda, bahsi geçen tasarım yönünden asıl davada davalı ürünün asıl davada davacının 2019 01613-10 sayılı tasarımına tecavüz oluşturmadığı ve anılan tasarımın birleşen davada mesnet gösterilen tasarımdan farklı olduğunun tespit edilmesi, gerekse de asıl davada davalı ürününün asıl davada davacının 2019 01613-10 sayılı tasarımdan, bu tasarımın da birleşen davada menset gösterilen tasarımdan farklı olduğunun açıkca anlaşılması karşısında tarafların bu itirazlarının da yerinde olmadığı, asıl davada davalının, asıl davada davacının 2019 01613 -44 ve 77 sayılı tasarımları ile aynı olan davaya konu ürünü ticari amaçla kullanması eyleminin asıl dava davacının bahsi geçen tasarımlarından doğan haklarına tecavüz oluşturduğu, her ne kadar asıl davada davalı tarafça, tecavüz oluşturduğu kabul edilen ürünlerin müvekkiline ait olmayıp mağazasında birer adet olmak üzere numune nitelikte bulundurulduğu, bu ürünlerin üretim ve satışının yapılmadığı savunulmuşsa da, İstanbul 1 FSHHM'nin 2019/52 D.iş sayılı dosyasında yapılan keşif ve sonrasında düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporlarında, bahsi geçşen ürünlerin davalıya ait iş yerinde satışa hazır halde sergilendiği tespit edildiğinden davalının bu savunmasına itibar edilemeyeceği, asıl davada davalının tasarıma tecavüz eylemleri nedeniyle asıl davada davacı yararına maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, asıl davada davacının maddi zararının, SMK'nın 151/2-a maddesi uyarınca belirlenmesini tercih ettiği, mahkemece bu doğrultuda alıanan bilirkişi ek raporunda ihlal edilen iki tasarım yönünden hesaplanan 54.415,13 TL tazminat miktarının SMK'nın 151/2-a maddesine ve aynı zamanda TBK'nın 50/2 maddesine uygun olduğu, mahkemce hükmedilen manevi tazminat miktarının da somut olayın özelliklerine ve hakkaniyet uygun bulunduğu, 6769 sayılı SMK'nın 149/1-g maddesi uyarınca asıl davada davacının hükmün ilanı isteminin de yerinde olduğu, ayrıca mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarına, uyuşmazlığın niteliği itibariyle, tecavüz eyleminin tespit edildiği 15.03.2019 tarihinden itibaren ticari faiz yürütürlmesinde de bir isabetsizlik olmadığı, mahkemce davacı yararına hükmedilen yargılama giderleri arasında delil tepiti dosyasında sarfedilen yargılma giderlerinin de yer aldığı, ayrıca asıl davada davaların yığılması (objektif dava birleşmesi) söz konus olduğundan, her biri bağımsız davanın konusunu oluşturan tasarıma tecavüzün tespiti ve diğer istemler ile maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden üç ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen dava yönünden yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, mahkmece asıl davada reddedilen 23.221,96 TL maddi tazminat miktarı yönünden, karar tarihinde yürülükte bulunan AAÜT' nin 13/1 ve 13/3 maddeleri uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Dairemizce işin esası yönünden bir karar verilmeyip, münhasıran vekalet ücreti yönünden karar kaldırıldığından, ilk derece mahkemesinin karar tarihinde geçerli bulunan harç ve vekalet ücretine göre hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan REDDİNE,
2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/04/2022 gün ve 2019/256 Esas - 2022/152 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile davalının davacının 2019 01613-44 ve 77 sayılı tasarımlarına tecavüzünün tespitine, önlenmesine, durdurulmasına,
4-52,415,13 TL maddi ve 10,000 TL manevi tazminatın 15.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davcaıya verilmesine,
5-Mahkeme karar özetinin masrafı davalıdan alınmak kaydıyla tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına,
6-Davacının 2019 01613-10 sayılı tasarım yönünden ve maddi ile manevi tazminat istemleri bakımından fazlaya ilişkin istemlerinin reddine
7-Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.263,57-TL harçtan, peşin olarak alınan 1.804,03-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.459,54-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
8-Asıl davada davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre kabul edilen maddi tazminat yönünden belirlenen 7.613,97-TL, kabul edilen manevi tazminat yönünden belirlenen 7.375,00-TL, diğer maddi istemler yönünden belirlenen 7.375,00-TL vekalet ücretinin asıl davada davalıdan alınarak asıl davada davacıya verilmesine,
9-Asıl davada davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, lk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre reddedilen maddi tazminat yönünden belirlenen 7.375,00-TL, reddedilen manevi tazminat yönünden belirlenen 7.375,00-TL, diğer maddi istemler yönünden belirlenen 7.375,00-TL vekalet ücretinin asıl davada davacıdan alınarak asıl davada davalıya verilmesine,
10-Asıl davada davacı tarafından , dava öncesinde yapılan 1.523,90-TL tespit gideri, 2.550,00-TL bilirkişi ücreti, 215,50-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 436,90-TL tebligat ve posta gideri, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 4.947,00-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre takdiren 3.660,78-TL'ye, mahsup edilen 1.804,03-TL peşin ve ıslah harcı, 44,40-TL başvuru harcı eklenmesiyle oluşan 5.509,21-TL'nin asıl davada davalıdan alınarak asıl davada davacıya verilmesine, bakiye kısmın asıl davada davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Asıl davada davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre takdiren 57,38-TL'nin asıl davada davacıdan alınarak asıl davada davalıya verilmesine,
12-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
13-Birleşen davanın REDDİNE
14-Birleşen dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70-TL maktu harçtan, peşin olarak alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 26,30-TL harcın birleşen davada davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
15-Birleşen davada davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre A belirlenen 7.375,00-TL maktu vekalet ücretinin birleşen davada davacıdan alınarak birleşen davada davalıya verilmesine,
16-Birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
17-Birleşen davada davalı tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
18-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
19-Asıl davada davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak alınan 1.065,90-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
20-Asıl davada davalı birleşen davada davacıdan asıl dava yönünden alınması gereken 4.263,57-TL nispi, birleşen dava yönünden alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak alınan 1.493,50-TL nispi ve maktu harcın mahsubu ile bakiye 3.197,67-TL'nin asıl davada davalı karşı davada davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
21-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 22/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/12/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.