T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1778 - 2024/1777
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1778
KARAR NO: 2024/1777
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/05/2024
NUMARASI: 2022/724 E. - 2024/342 K.
DAVACI:
VEKİLLERİ:
DAVALI:
DAVANIN KONUSU: İstirdat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16/05/2024 tarih ve 2022/724 E. - 2024/342 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, taraflar arasında 14/04/2015 ve 30/06/2015 tarihli gönderilerin adresten kabulü, cihet ayrımı, dağıtım ve teslimi hizmetlerine ilişkin iki adet sözleşme akdedildiğini, 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C.2.1.3.2.5.) bölümü uyarınca, söz konusu sözleşmelere istinaden davalıya yaptığı ödemelerden KDV tutarının 9/10'unu sorumlu sıfatıyla tevkif edip kendi vergi dairesine ödenmesi gerekmekle birlikte KDV tutarının tamamının davalılara ödendiğini, akabinde ise KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDV'yi 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödemek durumunda kalındığını, söz konusu KDV tutarının vergi dairesine ödenmesi üzerine davalı yükleniciye yazılan 25/02/2021 tarihli yazı ile sebepsiz zenginleşme yaratan 2.786.108,26 TL'nin iadesinin talep edildiğini, davalı tarafından söz konusu alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, 2.786.108,26 TL'nin 03/03/2021 temerrüt itibaren işleyecek ticari (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki sözleşmenin posta gönderilerinin adresten kabulü, cihet ayırımı, dağıtım ve teslimi hizmetlerine ilişkin olduğunu ve sözleşme konusu işleri nedeniyle kesinen faturaların KDV tevkifatına tabi olmadığını, davacı tarafça talep edilen tutar yönünden Gelir İdaresi Başkanlığına karşı Ankara 4. Vergi Mahkemesinin 2022/1993 sayılı derdest dosya bulunduğunu, bu dosyanın da bekletici mesele yapılması gerektiğini, ... Satınalma Daire Başkanlığı tarafından KDV tevkifatı yapılıp yapılmayacağı konusunda müvekkili şirkete KDV tevkifatı yapılmaması gerektiğine dair yazı gönderildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece toplanan kanıtlara dayanılarak, Ankara 4. Vergi Mahkemesinin 2022/1993 E.-2023/1363 K. sayılı dosyasında, ...........Tic. Ltd. Şti. tarafından dava dışı Gelirler İdaresi Başkanlığı aleyhine dava konusu 14.05.2015 tarihli 2015/25772 ihale kayıt numaralı "3. Grup (Ankara) Sözleşmesi" ile "30.06.2015 tarihli 3. Grup (Ankara) 3 ay Süreli Sözleşme" ve ayrıca taraflar arasında bu sözleşmeler dışında imzalanan diğer sözleşmelere ilişkin 2015/1 ile 2019/10 dönemleri boyunca teslim edilen hizmetler karşılığı yapılan hak ediş ödemeleri üzerinden kesilmesi gereken katma değer vergisinin kesilmediğinden bahisle, söz konusu dönemlere ilişkin ... A.Ş. tarafından sorumlu sıfatıyla verilen 2 no'lu beyannamelerde 3.11.2020 tarihinde yapılan düzeltmelerin iptali ile düzeltme beyannameleri üzerine tahakkuk ettirilen toplam 13.908.577,39-TL katma değer vergisi ve pişmanlık zammının terkini istemiyle ... A.Ş'nin bağlı olduğu Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne 29.7.2022 tarihinde yapılan düzeltme başvurusunun reddi üzerine, Gelir İdaresi Başkanlığı'na yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açıldığı, mahkemece Ankara - Çamlıdere P.T.H.A.S., Aydın - Kuşadası P.T.H.A.S., Sivas - Tokat P.T.H.A.S, İstanbul - Tekirdağ P.T.H.A.S., İstanbul - Edirne P.T.H.A.S., İstanbul - Lüleburgaz P.T.H.A.S. işlerine yönelik sözleşmelere ilişkin olarak herhangi bir katma değer vergisi tevkifatının yapılmadığından anılan sözleşmeler yönünden istemin ineelenmeksizin reddedilmesine, eldeki davada dava konusu olan sözleşmeler dahil diğer sözleşmelere ilişkin olarak ... A.Ş. ile arasında akdedilen sözleşme gereğince tarafına yapılan hakediş ödemeleri üzerinden 9/10 oranında hesaplanıp ... A.Ş tarafından vergi dairesine ödenen katma değer vergisinin iadesi istemiyle iş bu dava açılmış ise de; dosya da mevcut bilgi ve belgelerden, davacı şirket tarafından ... A.Ş'ye bu konuda yapılmış herhangi bir ödeminin bulunmadığının anlaşılması karşısında; davacının, naklen veya kesinti yoluyla ödemediği bir vergiyi, düzeltme şikayet başvurusu yoluyla kendisine iade edilmesini istemesi hukuken mümkün bulunmadığından; davacı tarafından bu amaçla yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği bildirilerek reddedildiği, davacının bağlı olduğu Kızılbey Vergi Dairesinin 04.04.2024 tarihli cevabı yazısında, Ankara 4. Vergi Mahkemesinin 2022/1993 sayılı kararında yürütmenin durdurulmasına karar verildiği ve karara istinaden ... Taş. Ltd. Şti adına uygulanan tevkifat ile ilgili olarak mükellef ... A.Ş'den bilgi istendiği ve 14.06.2023 tarihli cevabi yazı üzerine, düzeltme fişi ile toplam 13.744.507,30 TL KDV tevkifatı ile 10.106.800,21 TL pişmanlık zammının ret ve iadesinin ... A.Ş'ne yapıldığının bildirildiği, dava açıldıktan sonra davacının bağlı olduğu Kızılbey Vergi Dairesince dava konusu sözleşmelerde dahil olmak üzere Ankara 4.Vergi Mahkemesinin 2022/1993 E.- 2023/1363 K. sayılı kararına istinaden davacı ... tarafından vergi dairesine yapılan toplam 3.744.507,30 TL KDV tevkifatı ile 10.106.800,21TL pişmanlık zammı ödemesinin davacı ...'ye iade edildiği, iade edilen bu bedel içinde dava konusu edilen 14.05.2015 tarihli 2015/25772 ihale kayıt numaralı "3.Grup (Ankara) Sözleşmesi" ile 30.06.2015 tarihli "3. Grup (Ankara) 3 ay Süreli Sözleşmesi'ne" istinaden ödenen 9/10 oranında KDV tevkifatının da bulunduğu, HMK 331/1 maddesi gereğince davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine taktir ve hükmedeceğinden; bu konuda yapılan incelemede, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler gereğince davalı şirket tarafından üstlenilen işin iş gücü temin niteliğinde olduğu, çalıştırılan personele ilişkin sorumlulukların davacı şirkette bulunmasına ve çalıştırılan personelin çalışma düzeninin davacı şirket tarafindan belirlenmesine ve davacı şirket tarafindan kontrolüne ilişkin hükümler dikkate alındığında, davacı şirket tarafindan yüklenilen işin tamamen kendi sorumluluğunda ve kendi elemanları tarafindan sağlandığı, işçilerin sevk ve idaresinin davacı şirkette olduğu bu nedenle 9/10 oranındaki Katma Değer Vergisi Tevkifatının da hukuka uygun olmadığı anlaşıldığından, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakıldığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Ankara 4. Vergi Mahkemesinin E.2022/1993 sayılı dosyasına kayden açılan dava sonucu "davanın kabulüne" ilişkin K.2023/1363 sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediği yönünde bir değerlendirme yapılmaksızın karar verildiği, bu aşamada söz konusu dava nedeniyle yapılan ödemenin kesin bir ödeme olmadığı, kararın kesinleşmemesi bozulması/istinafen kaldırılması halinde, ödemenin Vergi Dairesi tarafından iade alınabileceği, dolayısıyla Ankara 4. Vergi Mahkemesinin E.2022/1993 sayılı davasının bu dava için bekletici mesele yapılması, kesinleşmesinin beklenilmesi hususu gözetilmeden karar verilmesinin usul hukukuna aykırılık teşkil ettiğini, esas yönünden de davalı tarafından üstlenilen işin KDV tevkifatına tabi olmadığı yönündeki tespitin, KDV Genel Uygulama Tebliğinin I/C-2.1.3.2.5.2 nolu kısmında tevkifat ile ilgili düzenlemeye aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak talepleri doğrultusunda kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE: 1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan istirdat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 3065 sayılı KDV Kanunu ve KDV Genel Uygulama Tebliği hükümleri uyarınca, "iş gücü temini hizmeti alınması durumunda", alıcıların satıcılara KDV tutarının tamamını ödemeyip, 9/10'luk kısmını tevkif etmesinin ve bu kısmı kendi vergi dairesine beyan edip ödemesinin, buna karşılık 1/10'luk kısmının ise satıcıya ödenmesinin, satıcının da bu 1/10'luk kısmı kendi vergi dairesine beyan ederek ödemesinin gerektiği, somut uyuşmazlıkta da davacı tarafça davalıdan alınan hizmet bedelinin KDV tutarının tamamının davalıya ödenmesinin ardından, davalı taraftan alınan hizmetin "iş gücü temini hizmeti" olduğundan bahisle daha önce davalıya ödenen KDV tutarının 9/10'luk kısmının, bu kez vergi dairesine beyan edilerek tekrar ödendiği, işbu davada ise anılan 9/10'luk bu kısmın davalıdan geri istendiği, ilk derece mahkemesince Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğünün 04/04/2024 tarihli yazısından, işbu davanın konusu olan KDV tevkifatı ve pişmanlık zammı bedelinin, Ankara 4. Vergi Mahkemesinin 2022/1993 Esas sayılı dosyasında verilen yürütmenin durdurulması kararına istinaden, davadan sonra davacıya iade edilmesi üzerine, davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ankara 4. Vergi Mahkemesinin 21/09/2023 tarih ve 2022/1993 Esas- 2023/1363 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinden ise, davacı ... Taş. ... Ltd. Şti. tarafından, davalı Gelir İdaresi Başkanlığı aleyhine, toplam 13.908.577,39 TL tutarlı ödenen KDV'nin iadesi istemiyle yaptığı düzeltme başvurusunun reddi işleminin iptali istemiyle açılan davada, önce 12/05/2023 tarihli kararla yürütmenin durdurulmasına, daha sonrasında esas yönünden ise dava konusu sözleşmeler için davacı ... Taş. ... Ltd. Şti.'nin ... A.Ş.'ne yaptığı bir ödemenin bulunmadığı, davacının naklen veya kesinti yoluyla ödemediği bir vergiyi, düzelme şikayet başvurusu yoluyla iadesini istemesinin mümkün olmadığından, davacı başvurusunun reddi hakkındaki işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, buna karşılık bir üyenin işin niteliğinin "iş gücü temini olmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle karara muhalif kaldığı, verilen kararın eldeki davada ilk derece mahkemesinin 16/05/2024 karar tarihi itibariyle henüz kesinleşmediği görülmektedir.
Her ne kadar mahkemece yazılı şekilde karar verilmişse de mahkemeyi işbu davanın konusuz kaldığı hukuki sonucuna götüren neden, eldeki davada talep edilen bedelin, dava dışı Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından, Ankara 4. Vergi Mahkemesinin 2022/1993 Esas sayılı dosyasında verilen yürütmenin durdurulması kararına istinaden, davadan sonra davacıya iade edilmesi olduğuna göre, ilk derece mahkemesince de bu yürütmenin durdurulması kararının sonucunun, diğer bir deyişle Vergi Mahkemesi kararının neticesinin beklenmesi gereklidir.
Zira somut uyuşmazlıkta Vergi Mahkemesince de davanın reddine karar verildiğine göre, kararın bu şekliyle kesinleşmesi halinde, yürütmenin durdurulması kararının da kalkacağı tabii olup, davacının da vergi dairesine 9/10'luk KDV tevkifatını ödemesi gerekliliği doğabilecek, ardından da vergi dairesince davalıya iade edilen KDV tevkifatının ve pişmanlık zammı bedelinin geri ödenmesi gerekebilecek, bu durumda da sonuçta işbu davada davalı taraftan talep edilen meblağın, davalı tarafından davacıya iade edilmesi gerektiği anlaşılacağından, işbu dava da konusuz kalmayacaktır.
Ayrıca ilk derece mahkemesince eldeki davada, dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haksız olduğu sonucuna varılmış ve yargılama giderleri davacının üzerinde bırakılmıştır. Ancak Vergi Mahkemesinde görülen davanın reddine karar verildiğine göre, verilen kararın bu şekliyle kesinleşmesi durumunda, davacının vergi dairesine ödemesi işleminde hukuka aykırılık olmayacak ve davacının davasında haklı olduğu sonucu ortaya çıkacak, vergi mahkemesinin kararı ile eldeki davada ilk derece mahkemesince verilen kararlar arasında çelişki oluşacak, konusu aynı olan iki davada, adli ve idari yargı kararları ile farklı hukuki sonuçlara ulaşılmış olacaktır.
Dolayısıyla somut uyuşmazlıkta Ankara 4. Vergi Mahkemesinin 21/09/2023 tarih ve 2022/1993 Esas- 2023/1363 Karar sayılı davasının sonucunun beklenmesi, yukarıdaki tüm delillerin anılan dosyanın sonucu ile birlikte incelenip değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir. Esasen ilk derece mahkemesince de 02/11/2023 tarihli oturumda, anılan kararın kesinleşmesinin beklenmesine karar verilmiş, bu ara karardan dönülmesine dair başka bir karar da alınmamıştır. Ancak ilgili dosyanın kesinleşmesi uzun zaman alabileceğinden, işbu dava dosyasının istinaf mahkemesinde uzun süre bekletilmesi de mümkün değildir. Öte yandan sonucunun beklenmesi gereken idari yargı dava dosyası ve yukarıda açıklanan tüm deliller, eldeki dava yönünden de esasa etkili delil niteliğindedir.
Bu durum karşısında ilk derece mahkemesince, Vergi Mahkemesinde açılan dava dosyasında verilen kararın kesinleşmesinden sonra, yukarıda açıklanan tüm delillerin yeniden değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
2- Kararın niteliğine göre, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine gerek görülmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 16/05/2024 gün ve 2022/724 E. - 2024/342 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/11/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/11/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.