T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1575
KARAR NO: 2024/1520
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/04/2024
NUMARASI: 2024/25 D.İş - 2024/25 K.
İHTİYATİ TEDBİR
İSTEYEN :
VEKİLİ:
KARŞI TARAF
TALEP KONUSU: İhtiyati Tedbir
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/04/2024 tarih ve 2024/25 E. - 2024/25 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati tedbir isteyen vekili, karşı tarafın, müvekkilinin gerek markasının gerekse tescilli tasarımlarının aynısını / ayırt edilemeyecek derecede benzerlerini kullanarak haksız rekabet yarattığını, bu hususta davalının adresinde Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/57 Değişik iş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını ve rapor alındığını, müvekkilinin gerek Ülkemizde gerekse Ortadoğu ülkelerinde tanınan bilhassa kabartma tozu, vanilin vb. ürünlerde artık piyasada meşhur bir marka olan ... ve ... markalarının tescil sahibi olduğu gibi davalının tescil tarihlerinde önce de piyasada kullanmaya başladığını, bu anlamda müvekkili adına 2016/18110 no ile tescil "..." ve 2017/05445 no ile tescilli "... şekil" markaları bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin 2017/00294 ve 2018/03307 tescil numarası ile tescilli Endüstriyel Tasarım hakkı sahibi olduğunu, müvekkilinin kendi firması ile yaptığı yoğun pazarlama ve tanıtım faaliyeti sonucunda "..." ve "..." markaları ile piyasada önemli bir paya sahip olduğunu ve sektöründe kalitesi ile bilinen, tercih edilen tanınmış bir marka haline geldiğini, davalı tarafın kullanımlarının hem görsel hem işitsel açıdan müvekkilinin hem marka hem de tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, dava konusu markalar ile müvekkiline ait tescillerin aynı sınıfları kapsadığını ve markaların hem görsel hem de işitsel açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ileri sürerek, karşı tarafça üretilen ve satılan 2017 00294 ve 2018/03307 no ile tescilli endüstriyel tasarımlara ve 2016 18110 no ile tescilli "..." ve 2017 05445 no ile tescilli "... şekil" markalara haksız rekabet ve tecavüz teşkil eden içerisinde ... ve ... ibaresi bulunan tasarımlara tecavüz teşkil eden ürünlere davalının adreslerine ve bulunduğu her yerde el konulması ve üretiminin durdurulması için üretimde kullanılan ambalajlara el konulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ihtiyati tedbir kararı gereği söz konusu ürünlere gümrüklerde el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosya kapsamında sunulan 07/02/2024 tarihli delil tespit raporunun incelenmesinden raporun ihtiyati tedbir kararı vermeye yeterli olmadığı, ileri sürülen iddiaların yargılama yapılmasını gerektirip yapılacak yargılama neticesinde iddialara ilişkin olarak somut değerlendirme yapılabileceğine kanaat getirildiği, HMK'nın 389 vd. hükümleri uyarınca yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir isteyen vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin gerek Ülkemizde gerekse Ortadağu ülkelerinde tanınan bilhassa kabartma tozu, vanilin vb. ürünlerde artık piyasada meşhur bir marka olan ... ve ... markalarının tescil sahibi olduğunu, davalının tescil tarihlerinden önce piyasada kullanmaya başladığını, müvekkili adına 2016 18110 no ile tescilli "..." ve 2017 05445 no ile tescilli "... şekil" markalarının bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin 2017/00294 ve 2018/03307 tescil numarası ile tescilli Endüstriyel Tasarım hakkı sahibi olduğunu, müvekkilinin kendi firması ile yaptığı yoğun pazarlama ve tanıtım faaliyeti sonucunda “...” ve "..." markaları ile piyasada önemli bir paya sahip olduğunu, davalıların adresinde keşif yapıldığını, davalıların müvekkiline ait ... markasını aynen ve ... şeklinde kullandığının tespit edildiğini, bilirkişi raporunda davalının kullanımının hem marka hem endüstriyel tasarım yönünden tecavüz teşkil ettiği yönünde görüş bildirilmesine rağmen mahkemece tedbir isteminin reddine karar verildiğini, oysa dava konusu markalar ile müvekkiline ait tescillerin aynı sınıfları kapsadığını, markaların hem görsel hem de işitsel açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, talebin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbirin şartlar başlıklı HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, somut olayda dosya kapsamında dosyada bulunan mevcut delillere göre ihtiyati tedbir talep eden tarafın haklılığının yaklaşık olarak ispat edildiğinin anlaşılamadığı, zira dosyada bulunan raporun denetlenebilir olmadığı, durum ve koşulların değişmesi halinde yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunulabileceği anlaşılmakla ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-İhtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir isteyenden alınması gereken harç, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan harçtan mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 27/09/2024 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/09/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...