T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/03/2025
NUMARASI:....
TALEP KONUSU: İhtiyat Tedbir
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/03/2025 tarih ve 2025/4 D.iş - 2025/4 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:İhtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkili şirketin 2005 yılından bu yana Türkiye'nin ilk 5 deterjan üreticisi arasında yer aldığını, ürünlerinin dünyanın en az 72 ülkesine ihraç edildiğini, müvekkili adına tescilli "........" gibi tanınmış markalarının bulunduğunu, yine müvekkili adına tescilli tasarımların da olduğunu, karşı tarafça "... ... ..." markalı temizlik ürünlerinin, 26 Kasım 2024 tarihinde tescil olunan "...." alan adlı internet sitesinde reklam ve tanıtımlarının yapıldığını, yurt içinde ve yurt dışında satışa sunulduğunu, karşı taraf adına 2021/149985 sayılı "... ... ..." ibareli markanın tescilli olduğunun öğrenildiğini, karşı tarafın tespit edilen eylemlerinin, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek,......tr alan adlı internet sitesinde "... ... ..." markalı ürünlerin reklam ve tanıtımına dair yapılan tüm yayınlarının durdurulması, bu yayınların kaldırılması ve yayınlara erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, talep eden tarafın markasının "...", karşı yanın ise "..." ibarelerinden oluştuğu, sadece sondaki 2 harf olan "..." harflerinin ortak olduğu, "......" markaları arasında görsel ve işitsel anlamda bir benzerlik bulunmadığı, ayrıca karşı yanın 2021/149985 sayı ile tescilli "..." ibareli markası bulunduğu, tespite konu edilen ürün renk açısından incelendiğinde ise aynı sektörde bulunan farklı firmalar tarafından da kullanılabilecek nitelikte renkler olduğu ve her hangi bir ayırt edicilik unsuru bulunmadığı, yine tespit konusu ambalaj tasarımı hakkında açılmış bulunan Ankara 2. FSHHM'nin 2022/410 Esas sayılı davasında tasarımın hükümsüzlüğüne karar verildiği, dosyanın hali hazırda istinaf incelemesinde bulunduğu, buna göre dayanılan tasarımın hükümsüzlük tehdidi altında olduğu, HMK 389 vd. maddeleri uyarınca bu aşamada yaklaşık ispatın sağlandığına yönelik kanaat oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir isteyen vekili, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, karşı tarafın tespite konu fiillerin haksız rekabet yarattığının açıklandığını, bu durumda mahkemece, müvekkilin üstün ve öncelikli haklarının korunması gerekirken yaklaşık ispatın sağlanamadığı gerekçesiyle müvekkili talebinin reddedildiğini, bu kararın bir kaç gerekçeye dayandığını, karşı tarafın markasının tescilli olmasının hukuka aykırılığı ortadan kaldırmadığını, mahkemenin, dosyada bulunan delilleri yaklaşık ispat için yeterli görmeyerek haklı tedbir taleplerini hukuka aykırı olarak reddettiğini, dava dışı şirket adına şişe tasarımı olmasının ve müvekkilinin şişe tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin de tedbir talebinin reddine gerekçe yapılamayacağını, ürünlerin renklerinin herkes tarafından kullanılmasına ilişkin mahkeme gerekçesinin de yerinde bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesinin gerektiği, her ne kadar karşı tarafa ait ürünlerin, ihtiyati tedbir isteyen adına tescilli marka ve tasarım ile benzer olduğu yönünde bilirkişi raporu mevcut ise de söz konusu tasarım için hükümsüzlük davası açıldığı ve bu davanın ilk derece mahkemesi karar tarihi itibariyle derdest olduğu, hükümsüzlük kararının geriye etkili sonuç doğurduğu gözetildiğinde, bu aşamada tasarım yönünden ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine marka yönünden de ilk derece mahkemesi kararında açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı, durum ve koşulların değişmesi halinde her zaman ihtiyati tedbir talebinde bulunulabileceğinin tabii olduğu anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-İhtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir isteyenden alınması gereken harç, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan harçtan mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/05/2025 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.