T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2025/1608 - 2025/1782
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1608
KARAR NO: 2025/1782
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/04/2025
NUMARASI: 2024/885 E. - 2025/294 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 30/04/2025 tarih ve 2024/885 E. - 2025/294 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili taarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davalı yararına düzenlenen sigorta poliçeleri kapsamında müvekkili şirketin davalıdan 691.852,19-TL cari hesap alacağının oluştuğunu, davalı tarafından borcun ödenmediğini, bunun üzerine girişilen icra takibi sonrası borçlu şirketin talebi üzerine bir kısım poliçe iptallerinin yapıldığını, böylece güncel cari hesap alacağının 258.408,43-TL olduğunu ve bu tutar üzerinden dava açıldığını ileri sürerek, davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle işbu davada mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, yetkili icra dairesinin Körfez İcra Dairesi, yetkili mahkemenin ise Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, akdi ilişkiyi kabul etmediklerini, davacının yazılı bir sözleşme de sunmadığı, müvekkilinin davacıya takipte ve davada talep olunduğu gibi bir borcunun bulunmadığını, davacının poliçeleri ve hizmetinin ayıplı olduğunu, ayrıca takip tarihi itibarıyla borcun muaccel olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş; davacının haksız ve kötü niyetle takibe giriştiği gözetildiğinde asıl alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı-alacaklı tarafça davalı-borçlu hakkında Ankara İcra Müdürlüğünde icra takibine başlanılmasından sonra, davalı-borçlu tarafça İcra Müdürlüğünün yetkisine ve borca itirazlarını içerir dilekçe ibraz edildiği, HMK 6. maddesi uyarınca genel yetkili icra müdürlüğünün, davalı gerçek veya tüzel kişinin dava tarihindeki yerleşim yeri yetkili icra dairesi ve TTK 1432. maddesindeki düzenleme gereği sigorta ettirenin sözleşmede gösterilen adresi olduğu, TTK 1432. maddesindeki özel düzenleme nedeniyle BK 89. maddesinin uygulanma imkanının da bulunmadığı, yetkili icra müdürlüğünün de Körfez İcra Müdürlüğü olduğu gerekçesiyle icra takibinin yetkili icra müdürlüğünde yapılmamış olması nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, HMK 10. maddede; "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.
" hükmünün, TBK 89. maddede; "Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir" hükmünün amir olduğunu, o halde sigorta primlerinden kaynaklanan alacak için müvekkili şirketin ödeme zamanındaki yerleşim yerinin Ankara olduğu anlaşıldığına göre, yetkili icra dairelerinin de Ankara olduğunu, her ne kadar mahkemece TTK 1432. madde'ye atıf yapılarak; "Sigorta primi, sigorta ettirenin, sözleşmede gösterilen adresinde ödenir. Sözleşmede başka bir ödeme yeri gösterilmiş olmasına rağmen, sigorta primi fiilen sigorta ettirenin gösterdiği adreste ödene gelmekte ise, bu ödeme yerine ilişkin söz konusu şart yok sayılır." denilmiş olsa da, dosyaya sunulan delillerde, herhangi bir sigorta sözleşmesinin olmadığı gibi sözleşmede belirtilmiş bir adres bilgisine de yer verilmediğini, buna rağmen, sigorta sözleşmesinde adres olduğu ve bu adrese göre icra takibinde yetkili icra dairesinin Körfez icra dairesi olduğu yönündeki mahkeme gerekçesinin hatalı bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak talepleri doğrultusunda kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE: Dava, sigorta prim alacağının tahsili amacıyla girişiler icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve sigorta prim alacağının tahsiline ilişkin uyuşmazlıklarda yetkili icra dairesinin veya mahkemenin, HMK'nın 6. maddesi uyarınca genel yetkili davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri veya HMK'nın 15. maddesi uyarınca zarar sigortalarında malın bulunduğu veya rizikonun gerçekleştiği yer veya can sigortalarında sigortalının veya lehtarın bulunduğu yer icra daireleri veya mahkemeleri olduğu, HMK'nın 10. maddesindeki "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.
" hükmü ve TTK 1432. maddesindeki "Sigorta primi, sigorta ettirenin, sözleşmede gösterilen adresinde ödenir. Sözleşmede başka bir ödeme yeri gösterilmiş olmasına rağmen, sigorta primi fiilen sigorta ettirenin gösterdiği adreste ödenegelmekte ise, bu ödeme yerine ilişkin söz konusu şart yok sayılır." düzenlemesi gereği, sigorta ettirenin sözleşmede gösterilen adresi icra daireleri veya mahkemelerinin de yetkili bulunduğu, anılan özel düzenleme nedeniyle BK 89. maddesinin bu türden uyuşmazlıklarda uygulanma imkanının da bulunmadığı, bu durum karşısında mahkemece yetkili icra müdürlüğünün Körfez İcra Müdürlüğü olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı davacı vekili tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 03/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/10/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.