T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/2149 - 2025/2387
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/2149
KARAR NO : 2025/2387
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/07/2023
NUMARASI : 2023/93 E. - 2023/370 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/07/2023 tarih ve 2023/93 E. - 2023/370 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek, davalı şahsın 2021/176676 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ..., Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2022-M-18421 sayılı kararıyla 24. sınıf mallar yönünden kısmen reddedildiğini, zira taraf markalarının benzer olduğunun dava konusu edilen YİDK kararında da kabul edilmiş olduğunu, halbuki davacının tanınmış "..." markasına görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın derecede benzeyen "..." ibareli markanın 24. sınıfa giren emtialarda kullanılması halinde tüketicilerin bu markaları karıştırma ihtimalinin yüksek olduğunu, zira "..." markasının davacı tarafından yaratılmış özgün ve ayırt ediciliği yüksek bir marka olup, yıllardır kullanıldığından tüketiciler tarafından iyi bilindiğini, dava konusu markanın tescilinin SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların oluşmasına sebebiyet vereceğini, davacı tarafından yaratılmış orijinal "..." markasına bu derecede benzeyen bir markayı tescil ettirmeye çalışan davalı şahsın kötüniyetli olduğunu, dava konusu markanın haksız rekabete sebebiyet vereceğini ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 30.12.2022 tarihli ve 2022-M-18421 sayılı kararının 24. sınıf bakımından reddi kısmı itibariyle iptaline ve 2021/176676 sayılı markanın tescil edilmesi halinde 24. sınıfa giren emtialar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şahıs, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markaların, davalının markasının kapsamında kalmış olan 24. sınıfa giren emtialar yönünden tescilli olmadığı, davacının markalarının tescilli olduğu ve korunduğu; 18, 25 ve 35. sınıftaki emtialara bakıldığında, bunlardan "giysiler" ile 24. sınıfa giren "dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar"ın, "ev tekstil ürünleri" ile "terlikler"in düşük seviyede de olsa benzer emtialar olarak nitelendirilebileceği; ayrıca; davacının hem YİDK kararının iptali, hem de hükümsüzlük talepli davaları kapsamında incelemeye dahil edilebilen 2019/126239 ve 2019/93726 sayılı markalarının, 24. sınıfa giren emtialar dahil, 01-34. sınıflara giren tüm emtiaların satışı hizmetleri yönünden tescilli olduğu ve korunduğu; bir takım emtiaların toptan/perakende satış hizmetlerine konu olması durumunda bu hizmetlerin aynı emtialar ile bağlantılı ve/veya benzer emtia sayılması gerektiğinin doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği; bu nedenle; dava konusu marka kapsamında yer alan 24. sınıftaki emtiaların tamamının, davacıya ait 2019/126239 ve 2019/93726 sayılı markaların kapsamlarında yer alan 35/05 sınıf 24. sınıf emtiaların mağazacılığı hizmetleri ile benzer olduğu, zira; davacıya ait belirtilen markaların 35. sınıfın son alt grubunda genel olarak düzenlenmediği, 1'den 34. sınıfa kadar emtiaların sayma suretiyle tescil edildiği, bu nedenle bilirkişi raporunda; davacıya ait markaların "Çoğun içinde az da vardır." kuralı ile dava konusu marka kapsamında yer alan emtialar ile benzer olduğunun söylenemeyeceği yönündeki kanaatine itibar edilmediği; zira; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/8877 E.- 2018/171 K.; 2015/8504 E.- 2016/3492 K.; 2015/12715 E.- 2017/1112 K.; 2011/15502 E.- 2013/461 K.; 2017/3588 E.- 2019/642 K. sayılı müstekar içtihatlarında da belirtildiği üzere; mağazacılık hizmetinin daha önceki tarihte 35. sınıf için bir belirleme yapılmaksızın genel olarak tescil edilmiş bir marka ile aynı ya da benzer tür hizmetler olduklarının kabulü için, tescilli marka sahibinin itiraz ettiği başvuru kapsamında sayılan malların da kendisi tarafından bu hizmet altında satışa sunulmasının kanıtlanması gerektiği, genel perakende satış hizmetleri için tescilli bir markanın koruma kapsamının "Çoğun içinde az da vardır." görüşüyle ticari alandaki tüm sektörler tarafından satışa arz edilen malları kapsayacak şekilde geniş belirlenmesinin markanın tescilli olduğu mal ve hizmetler bakımından korunması ilkesine uygun düşmeyeceği gibi benzer işaretler altında ancak farklı sektörlerde satışa arz edilecek mallar bakımından karıştırılma ihtimaline yol açacağı düşüncesinin de kabul edilemeyeceği, ilkelerinin benimsendiği; halbuki, yukarıda yer verildiği şekli ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet belirtilen markaların 35. sınıfta genel olarak değil, sayma suretiyle tescil edildiklerinden, bilirkişi raporunda yer verilen bu hususa ilişkin kanaatin, yüksek yargı kararlarının yanlış yorumlanması suretiyle ortaya çıktığının tespit edildiği ve bilirkişi heyetinin bu hususa ilişkin kanaatine itibar edilmediği; davacının 2000/10556, 2006/09456, 2006/09457, 2017/18892 ve 2018/03242 sayılı markaları hariç, davasına/itirazlarına mesnet aldığı "..."lı markaları ile dava konusu edilen marka arasındaki harflerin ve dahi dizinlerinin ortaklığının, markalar arasında görsel, fonetik ve kavramsal açılardan benzerlik yarattığı; dava konusu edilen markada geçen ve "yuva" anlamına gelen "..." ibaresinin dava konusu edilen markaya katkısının, markasal hüviyette olmaktan ziyade, "ev/yuva ile ilintili ürün" algısı yaratmak olduğu, her ne kadar emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyeleri düşük olmasa da, söz konusu emtialarda ".../..."lı işaretlerin/tanıtma vasıtalarının markasal hüviyette farklı kişi ve kuruluşlar tarafından kullanılması halinde alıcıların/tüketicilerin söz konusu ürünlerin aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalinin mevcut olduğu; bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığı ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanması gerektiği, davacının "tanınmışlık" iddiasının dava konusu edilen markanın tescilineengel olamayacağı; davalı şahsın kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 2022-M-18421 sayılı YİDK kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının iptaline, dava konusu 2021/176676 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru kapsamında kalan emtia yönünden tarafların markaları arasında iltibas ihtimali bulunmadığını bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düz enine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." esas unsurlu marka ile davacının "..." ibareli markaları davalı ... tarafından da benzer bulunmuş ve başvurunun kapsamından 24. sınıf malların satışı hizmetleri dahil, 35. sınıf hizmetler çıkartılmış ise de, başvurunun kapsamında kalan 24. malların da mesnet markaların kapsamındaki 24. sınıf malların satışı hizmetleri ile benzer olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/01/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.