T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/2151 - 2025/2381
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/2151
KARAR NO : 2025/2381
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/09/2023
NUMARASI : 2023/88 E. - 2023/396 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Tasarım Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/09/2023 tarih ve 2023/88 E. - 2023/396 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkil şirketin uzun yıllardır plastik, pvc ve pen imalatı kapı pencere profilleri ürettiğini, davalı şirketin müvekkilinin 2022/001723 başvuru numaralı tasarım başvurusuna 1, 2, 3 ve 4 nolu çoklu tasarımlar yönünden itiraz ettiğini, diğer davalı ..., Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2022/T-1191 sayılı kararıyla 2020 08525/1 ve 2020 08525/2 sıra numaralı tasarımlar genel izlenim itibariyle benzer görülerek itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, tasarımların benzerliğinin söz konusu olmadığını, mahkemece kullanıcı değerlendirmesi yapılırken dikkate alınması gereken kişinin ara kullanıcı olup yalnızca nihai tüketicinin dikkate alınmasının müvekkili şirketinin menfaatlerini haksız bir şekilde ihlal edeceğini ileri sürerek, davalı ..., Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2022/T-1191 sayılı kararının iptalini ve müvekkili adına talep edilen tasarımların tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, dava konusu tasarımların müvekkilinin mesnet tasarımları karşısında yeni ve ayırt edici olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu tasarımlar yönünden tasarım özgürlüğünün kısıtlı olduğu, tescil edilen tasarımların seçenek özgürlüğü bakımından ortak noktaları değil sadece yeni ve farklılık gösteren unsurları korudukları, dolayısıyla tasarımcının seçenek özgürlüğü değerlendirmeye alındığında tasarımların bütünsel anlamda aynı izlenime sahip olması her zaman taklit olduğu anlamına gelmediği; dava konusu ürünün PVC pencere ve kapı yapımında kullanılan profiller oldukları, bu profillerin pencere montajı yapan bayiler tarafından alınan ölçülere göre boylanarak birleştirildiği ve daha sonra montajının yapıldığı, dolayısıyla bu profillerin ara mamül olup ürünün normal kullanımında görünür durumda olmadıkları; PVC ürünlerinde kullanılan bu tasarımların nihai kullanımda büyük oranda görülmelerinin mümkün olmadığı, bu nedenle taraf tasarımlarının ortak ve farklı özellikleri kapsamında yapılan değerlendirmelerden ayrı olarak bu mahiyetteki herhangi bir tasarımın korunmasının mezkur düzenlemeler uyarınca da mümkün olmadığı (Aynı yönde bkz; Y11HD, 09.05.2023, 2021/7218 E 2023/2833 K); bununla birlikte yargılamada eksiklik bulunmamasını teminen; dava konusu tasarım başvuruları ile mesnet tasarımlar arasında yenilik ve ayırt edicilik incelemesi bakımından aşağıdaki şekilde karşılaştırma yapıldığı, somut olayda hali hazırda alınmış bir tescil ve bu tescil dayanak alınarak iptal edilmiş bir tescil ele alındığı için, bu tescil açısından bir bilgilenmiş kullanıcı tespit edilmesi zorunluluğunun doğduğu, davaya konu profillerin kesitlerinin görülebileceği ve bu kesitlerin ayırt edici unsur olarak ele alınabileceği normal kullanım halinin onların ara mamül olarak incelendiği ve satın alındığı aşama olacağı, bu noktada dava açısından bilgilenmiş kullanıcının PVC kapı pencere sektöründe faaliyet gösteren, tescile konu olan profilleri satın alarak son ürüne dönüştüren ve bunların son kullanıcılara satış ve pazarlamasını yapan bir kişi veya kuruluş olarak tanımlanacağı; son kullanıcı olarak satış bayileri ele alındığında ürünün bir pencere olmaktan çıktığı ve profilin kendisi haline geldiği; genel form tasarımı açısından davacı tarafa ait 2022 001723/1 ve 2 sayılı tasarımlar ile davalı tarafa ait 2020 08525/1 sayılı tasarımın ortak ve farklı özellikleri incelendiğinde dava konusu tasarımların, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet alınan tasarımlar karşısında ayırt edici olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, rapora itirazlarının eksik değerlendirildiğini, dava konusu tasarımların ayırt edici olduğunu, tasarımlar arasındaki farklılıklara ilişkin beyanlarının değerlendirilmediğini, dava konusu tasarımlar yönünden seçenek özgürlüğünün kısıtlı olduğunu, dava konusu tasarımın müvekkilinin geçmişte tescil edilen tasarımları üzerinde değişiklik yapılarak oluşturulduğunu, kararda bilgilenmiş kullanıcının satış bayisi olduğu tespit edilmişken farklılıkların ayırt edici olmadığı tespitinin hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK tasarım kararı iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın 56/2. maddesi uyarınca birleşik ürünün parçasının yeni ve ayırt edici kabul edilebilmesi için parçanın birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olması ve parçanın görünür durumda olan özelliklerinin, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılaması gerektiği, içerisinde tasarım konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu heyet tarafından düzenlenen, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre dava konusu bileşik ürün niteliğinde profillerin nihai kullanımda görünür durumda olmadıkları, bu nedenle yenilik ve ayırt edici nitelik koşullarını sağlamadıkları anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 02/01/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.