T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/2060 - 2025/2330
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/2060
KARAR NO : 2025/2330
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/02/2023
NUMARASI : 2022/355 E. - 2023/34 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/02/2023 tarih ve 2022/355 E. - 2023/34 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 2001/24345, 2003/37101, 2004/44027, 2007/20522, 2013/05702, 2013/05702, 2013/36628, 2013/36642, 2013/55481, 2013/55528, 2013/70190, 2015/30650, 2016/20999, 165360 sayılı ve "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2021/096629 numaralı başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davacının “...” ibaresi ile özdeşleştiğini ve kullanım sonucu markasına ayırt edicilik kazandırdığını, tanınmış markaların tescilli bulundukları mal kategorisinden bağımsızlaşarak başlı başına bir kalite sembolü ve reklam aracı haline geldiğini, "..." markasının T/03067 sayı ile tanınmış marka siciline de kayıtlı olduğunu, tanınmış marka korumasından davacının dava konusu "..." seri markalarının da faydalanmasının gerektiğini, dava konusu "..." ve "..." markalarının aynı/benzer olduğunu, karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, ... YİDK'nun 2022-M-10485 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2021/096629 başvuru numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu markalar arasında karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, davalı markasını okuyan veya gören ortalama dikkate sahip ve her iki işareti yan yana karşılaştırma imkânı olmayan kişinin zihnindeki intibaın, davacıya ait markanın bıraktığı intiba ile aynı olmadığını, söz konusu iki marka örneğinin, aynı firmanın markası/serisi gibi algılanabilecek nitelikte bulunmadığını, benzerlik iddiasının tek başına kötüniyeti ispatlamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, savunmada bulunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markalar arasında, kapsamlarındaki 29 ve 30. sınıf mallar bakımından ayniyet söz konusu ise de markalar arasında işitsel, görsel ve anlamsal bir benzerlik bulunmadığı, bir bütün olarak bıraktıkları intibaın farklı olduğu, gıda mallarına ilişkin ortalama tüketici kesiminin, alışveriş için ayırdığı sınırlı süre içinde yanılgıya düşmeyeceği, 6769 sayılı SMK m. 6/1 koşullarının oluşmadığı, davacının talebinin önceki tarihli tescilli markalarına dayandığından ve bu yöndeki incelemenin m. 6/1 kapsamında yapıldığından, m. 6/3’e dayalı bir değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığı, davalının başvurusuyla davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlanmadığı, markanın itibarına zarar verilmediği, 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı, taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmadığı, davalı şirketin kötü niyetli bulunmadığı, iltibas tehlikesinin olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde; “...” markasının müvekkili şirkete ait tanınmış ve özel koruma altında bulunan “...” ana markası ile “...” ve seri markalarına 29 ve 30. sınıflarda ayniyet derecesinde benzer olduğunu, görsel–işitsel–anlamsal olarak karıştırılma ve iltibas tehlikesi yarattığını, “...” ibaresinin “...” markasından türetildiğini, özgünlükten yoksun ve kötü niyetli bir başvuru olduğunu, yerel mahkemenin bilirkişi raporuna dayanarak hatalı biçimde benzerlik bulunmadığı sonucuna vardığını, oysa 6769 sayılı SMK’nın 6/1, 6/3 ve 6/5 maddeleri uyarınca mal ve hizmet benzerliğinin sabit olduğunu, tanınmış markadan haksız yarar sağlanacağını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabul edilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava konusu markalar arasında, kapsamlarındaki 29 ve 30. sınıf mallar bakımından ayniyet söz konusu ise de markalar arasında işitsel, görsel ve anlamsal bir benzerlik bulunmadığı, bir bütün olarak bıraktıkları intibaın farklı olduğu, zira davacının markalarının asıl unsurunu oluşturan "..." ibaresi ile davalının "..." ibareli başvuru markasının ilk harflerindeki farklılıkların, anılan markaları kolayca birbirinden ayrıştırdığı, bu nedenle de somut uyuşmazlıkta 6769 sayılı SMK m. 6/1 koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.