T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/2055 - 2025/2326
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/2055
KARAR NO : 2025/2326
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/05/2023
NUMARASI : 2022/450 E. - 2023/229 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/05/2023 Tarih ve 2022/450 Esas - 2023/229 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde 2021/121884 sayılı "..." ibareli 09. ve 42. sınıflarda marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2021/066356 sayılı ve "..." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itiraz sonucunda Markalar Dairesince başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilin yeniden inceleme taleplerinin bu kez TÜRKPATENT 2022-M-11910 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddine karar verildiğini, müvekkilinin 14.11.2020 tarih, 2020/141478 numarası ile "..." ibareli markayı adına tescil ettirdiğini, 14.11.2020 tarihinde aynı şekilde 2020/141474 numarası ile "..." markasını tescil kararı çıktığını, ancak şahsi hatalardan kaynaklı olarak tescil ücretinin yatırılmaması nedeniyle tescilin sonuçlandırılmadığını, bu sebeple davanın konusunu oluşturan 01.09.2021 tarih ve 2021/121884 başvuru numaralı işlemin yapıldığını, davalı şirketin itirazına dayanak "..." markasının tescil başvurusunun, müvekkilinin başvurusundan sonra yapıldığını, her iki markanın da içeriğe dair yer alan tanımlardan "..." ve "..." kavramlarının şüpheye yer bırakmayacak şekilde farklı ve karıştırılması mümkün olmayan kavramlar olduğunu ileri sürerek, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2022-M-11910 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik olduğunu ve markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, işbu davaya konu marka başvurusunun tescili için davacı lehine kazanılmış hakkının olmadığını, marka yönünden tescil tarihinden itibaren markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması şartının sağlanmadığını, diğer yandan 2020/121884 sayılı markanın ise tescil edilmediğinden bu markaya dayalı müktesep haktan söz edilemeyeceğinin savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının uzun yıllardır kullandığını iddia etmiş olduğu markanın Kurum nezdinde tescilli olmadığı, tescilli olsaydı dahi başvurunun 2020 yılında yapıldığı ve henüz çekişme konusu olmaktan çıkmayacağı, 2020/141474 numaralı markanın tescilli olmadığı anlaşılmakla seri marka tanımlamasına dahil edilemeyeceği ve kazanılmış hak bahşetmesinden söz edilemeyeceği, davacının markası kapsamından çıkartılan mal ve hizmetler ile davalının redde mesnet markasında yer alan 09. ve 42. mal ve hizmetlerinin aynı, aynı tür olduğu, davacıya ait başvuru ile redde mesnet marka arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerliğin bulunduğu kanaatine varıldığından, YİDK iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaların benzer olmadığını ve taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, kazanılmış haktan bahseder iken işaret edilen müvekkili adına tescil edilen 2020/141478 başvuru numaralı "..." markası olduğunu, 2020/141478 başvuru numaralı "..." markası için 14.11.2020 tarihinde başvurulduğunu ve markanın müvekkil adına 30.07.2021 tarihinde 09. ve 42. sınıfta tescil edildiğini, redde mesnet "..." markasının tescil başvurusunun, müvekkilinin "..." marka başvurusundan sonra yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : 1- Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının markası kapsamından çıkartılan mal ve hizmetler ile davalının redde mesnet markasında yer alan 09 ve 42. sınıf mal ve hizmetlerinin aynı, aynı tür olduğu, davacıya ait başvuru ile redde mesnet marka arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerliğin bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2- Ancak mahkemece davacının davalı itirazına karşı görüş bildirmesine ilişkin 19.01.2022 tarihli dilekçesinde, kazanılmış hakkının bulunduğunu ileri sürdüğü 2020/141478 sayılı markası yerine, 2020/141474 numaralı başvurusunun incelenmesi doğru değilse de, davacının 2020/141478 sayılı markasının tescil tarihi de 18.05.2021'dir. Somut uyuşmazlığa konu markanın başvuru tarihinin 01.09.2021 olduğu gözetildiğinde, davacının 2020/141478 sayılı markasının da işbu davanın konusu olan 2021/121884 sayılı marka tescil başvurusu yönünden kazanılmış hak oluşturması mümkün değildir. Zira Yargıtay 11. H.D.'nin 19.09.2008 tarih ve 2007/7547 E.-2008/10251 K. sayılı ilamda da belirtildiği üzere, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için gerekli üç koşulun birincisi, eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılmasıdır.
Bu durumda mahkemece davacının 2020/141478 sayılı markasının da işbu davanın konusu olan 2021/121884 sayılı marka tescil başvurusu yönünden kazanılmış hak yaratmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının kazanılmış hak iddiası yönünden 2020/141478 sayılı markası yerine, 2020/141474 numaralı başvurusunun incelenmesi doğru olmadığından ve HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesi hükmünün gerekçesi yönünden kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1- HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/05/2023 gün ve 2022/450 Esas - 2023/229 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yukarıda açıklanan gerekçe ile REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 80,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70.TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan ve istinafa gelen davacı aleyhine hüküm kurulamayacağından, ilk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 15.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
9-Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.