T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1637 - 2025/2070
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1637
KARAR NO : 2025/2070
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/06/2023
NUMARASI : 2022/488 E. - 2023/265 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali ile Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/06/2023 tarih ve 2022/488 E. - 2023/265 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek, davalı şahsın 2021/05087 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı TÜRKPATENT 2022-M-12890 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa, taraf markalarının SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibasa oluşturacak düzeyde benzer olduğunu, markaların kapsadığı malların birebir örtüştüğünü, emsal yargı kararları bulunduğunu, SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca başvurunun reddinin gerektiğini, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, davalı TÜRKPATENT YİDK kararının 30. sınıfın tamamı ve 35. sınıf içinde yer alan "Müşterilerin malları ve elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların biraraya getirilmesi hizmetleri" hizmet sınıfının altında mevcut 29, 30 ve 32. sınıfın tamamı yönünden iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde aynı mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şahıs vekili, iltibas değerlendirmesinin bir bütün olarak gerçekleştirilmesi gerektiğini, taraf markalarının benzer olmadığını, tanınmışlık ve kötüniyet iddialarını da kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı markasının emtia listesinde yer alan 30 ve 35. sınıf tüm mal ve hizmetlerin davaya mesnet gösterilen markaların tescil kapsamıyla benzer olduğu; "..." kelimesini tanımlayıcılık içeren haliyle farklı marka konseptleri dahilinde üçüncü kişilerin de kullanabileceği, önemli olanın vurgu ve ayırt ediciliğin "..." ibaresine yüklenmemesi olduğu, zira markanın zayıf dahi olsa tescilli olduğu sürece asgari korumayı haiz olduğu; davalı marka başvurusunun ise kelime ve şekil unsurundan oluşan karma bir marka olup üstte karikatürize edilen kurukafa şekline benzer bir figür ile bunun altında özel yazım ile "..." ibaresinden oluştuğu, davaya konu olan markada "..." ibaresi ortak olsa da markalar arasında iltibasa yol açacak bir işitsel benzerliğin de bulunmadığı; zayıf marka seçen ya da markası yaygın kullanımla zayıflayan tarafın, bu markanın farklı unsurlarla kullanımına katlanmak mecburiyetinde olduğu; OHIM ve ATAD uygulamalarının da benzer yönde olduğu, öte yandan dosyada mübrez bilgi ve belgeler, davacının "..." markasının ülkemizde tanınmış marka haline geldiğini ispata yeterli ve elverişli olmadığı, dava konusu başvurunun kötüniyetli yapıldığına dair delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik ve iltibas ihtimali olduğunu, emsal Yargıtay içtihatlarının bulunduğunu, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olmadığını, SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetle gerçekleştirildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2022 tarih ve 2021/1685 E.-2022/6319 K. sayılı ilamında "..." ibaresinin sağlıklı, zinde, formda, uygun vs. anlamlarına geldiğinin ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük düzeyde olduğunun belirtildiği, başvuruda "..." de ibaresi öne çıkartılmayıp, dava konusu markanın bir bütün olarak algılandığı ve bütünsel algısı itibariyle, davacının mesnet markalarından yeterince uzaklaştığı, davacı markalarını çağrıştırmadığı; nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17.06.2025 tarih ve 2024/6472 E.-2025/4179 K. sayılı kararında "..." ibaresinin, 27.03.2025 tarih ve 2024/3829 E.-2025/2176 K. sayılı kararında "HighFit" ibaresinin davacının mesnet markalarıyla benzer bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 09/11/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.