T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1821 - 2025/1973
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1821
KARAR NO : 2025/1973
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/11/2022
NUMARASI : 2021/165 E. - 2022/375 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/11/2022 tarih ve 2021/165 E. - 2022/375 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin tütün ürünleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, “...” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı yanın “...” ibareli 3.sınıf emtialara ilişkin marka
başvurusuna yönelik itirazlarının Kurum tarafından reddolunduğunu, dava konusu marka kapsamındaki “diş
macunları, ağız gargaraları, beyazlatma maddeleri, deodorant ve oda
kokuları ile sabunlar" gibi kimi ürünlerin doğrudan sigara içen tüketicilerin
ihtiyaçlarına hitap edecek şekilde tasarlanan ürünler olduklarını, bu ürünlerin
tütün ve tütün tüketicilerine hitaben pazarlandığını, dolayısıyla birbirlerini
tamamlayan ürünler olduklarını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin
bulunduğunu, “...” ibareli başvurunun, “...” markalarına ayırt
edilemeyecek derecede benzer olduğunu, “...” markasının, mümkün
olan en yüksek ayırt ediciliği ve tanınmış marka vasfını haiz olduğunu, tanınmış markaların korumalarının
geniş tutulmasının gerektiğini, müvekkili markasının Paris Sözleşmesi kapsamında
da tanınmış olduğunu, dava konusu markanın bu tanınmışlıklar nedeniyle de
reddinin gerektiğini, SMK'nın 6/5. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmelerde sınıfsal benzerlik kriterinin
aranmadığını, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde
görülen, 2017/449 E., 2018/306 K. Sayılı dosyada, 43.sınıftaki “...” markasının, müvekkili markaları ile karıştırılabilecek şekilde benzer
görüldüğünü, dava konusu markanın tescilinin müvekkili markalarının ayırt
Ediciliğini sulandıracağını, müvekkili tarafından daha evvel kurum
nezdinde yapılan itirazlarda da farklı mal ve hizmet sınıflarında çok sayıda
markanın müvekkili markalarının tanınmışlığı nedeniyle reddine karar
verildiğini, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2021-M-2581 sayılı YİDK kararının iptali ve 2019/58703 sayılı
markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı markaları ve yine
sicilde kayıtlı davacı yana ait sair markaların tamamının 34.sınıf “tütün- tütün
mamul ve ürünleri” emtialarını kapsadığı, dava konusu markanın ise 03.sınıftaki temizlik ve hijyen, kozmetik ve kişisel bakım, parfümeri, hırdavat ve
marangoz ürünleri, zımpara, cila, vaks gibi kullanımlara yönelik ürünleri
kapsadığı, her iki ürün grubunun birbirinden tamamen bağımsız nitelikteki
sektörlere yönelik emtiaları içerdiği, bahsi geçen emtialar bakımından
taraf markaları arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığı, markaların
bağımsız ihtiyaçlara yönelik farklı tüketici gruplarına hitap ettiği, birbiri ile
doğrudan rekabet ilişkisi içerisinde yer almadığı, sunum, satış ve dağıtım
kanallarının farklı olduğu, davada 03 ve 34.sınıf emtiaları taşıyan taraf markaları bakımından emtia benzerliği meydana gelmediğinden, karıştırılma ihtimali açısından incelenmesi
gereken ikincil kriter olan işaretlerin, ilgili tüketiciler nezdinde birbirleri ile
ilişkilendirilebilir bir benzerlik hali taşıyıp taşımadıklarının incelemesine gerek duyulmaksızın SMK m. 6/1 düzenlemesinde yer alan
şartların somut uyuşmazlık açısından meydana gelmediği, davacı markasının tanınmışlığı bulunan
“tütün mamulleri” sektörü ile tamamen farklı bir mal grubu taşıyan dava
konusu markanın tescilinin, davacı yanın tanınmışlık temelli oluşan ayırt edici
karakterine zarar verebilecek ya da davacı yanın markasının tanınmışlığından
kaynaklı bir imaj transferini mümkün kılacak sonuçlar doğurmayacağı, markalarda “... – ...” ibareleri
benzerlik teşkil etse de dava konusu markanın sahip olduğu sair sözcük ve
görsel unsurlarının bütünsel algıda yarattığı izlenimin, davacı yanın tanınmış
markalarını çağrıştırır başkaca bir özellik de taşımadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 6769 sayılı SMK'nın 6/5.maddesine göre yapılacak değerlendirmelerde mal/hizmet benzerliğinin aranmadığını, marka işaretleri arasındaki benzerlik ve SMK'nın 6/5.maddesindeki ihtimallerden birinin ortaya çıkma riskinin bulunmasının yeterli olduğunu, tanınmışlık ve benzerlik hususunun dava konusu YİDK kararı kapsamında tartışmasız hale geldiğini, "..." dendiği zaman akla doğrudan müvekkilinin markalarının geldiğini, başvurunun tescilinin müvekkilinin markaları bakımından ağır bir sulandırma tehlikesini içerdiğini, başvuru kapsamındaki 3.sınıf emtia ile 34.sınıf malların ilgisiz de olmadığını, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal yönlerden benzerlik bulunduğunu, bu nedenle SMK'nın 6/1.maddesi anlamında da tescil engelinin oluştuğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, itirazın reddine dair YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli 3.sınıf malları kapsayan marka başvurusu ile davacının 34.sınıfta tescilli "..." ibareli markaları arasında emtia benzerliği şartı gerçekleşmediğinden SMK'nın 6/1.maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacıya ait marka “tütün ve tütün ürünleri” bakımından tanınmış ise de, “tütün ve tütün ürünleri” sektörü ile davalının başvuru markası kapsamında yer alan 3.sınıf emtiaların ilişkilendirilebilmelerinin mümkün olmadığı, bu nedenle SMK'nın 6/5.maddesi uyarınca tanınmışlığa dayalı nispi tescil engelinin gerçekleşmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.