T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1788 - 2025/2059
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1788
KARAR NO : 2025/2059
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/10/2022
NUMARASI : 2020/256 E. - 2022/298 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/10/2022 tarih ve 2020/256 E. - 2022/298 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markalarının 30. sınıf mallarda tescilli olduğunu, bu markaları mesnet göstererek, davalı şahsın 2019/50091 sayılı ve "... ..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... 2020-M-7924 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu markanın müvekkilinin mesnet markalarına iltibasa sebebiyet verecek kadar benzediğini, bu ibarenin müvekkili tarafından uzun yıllardır kesintisiz şekilde kullanıldığını, tescilli markalarının ve ticaret unvanının esas unsuru olduğunu, müvekkilinin markalarının tüketici nezdinde tanınır hale geldiğini, başvurunun müvekkili markalarıyla aynı sınıflarda tescile konu edildiğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, 2020-M-7924 sayılı YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şahıs, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, SMK'nın 6/1 maddesi yönünden emtia benzerliğinin gerçekleştiği; taraf markalarından davacı markalarının esaslı unsuru olan "..." ibaresinin davalı markasında aynen yer aldığı, "..." ibaresinin yiyecek sektörüne de atıfta bulunan bir ibare olmakla yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "... ..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "... ..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu, davacı markalarının tanınmışlığı ispata yönelik dosya içerisinde delile rastlanılmadığı; bu nedenle tanınmışlığın ispat edilemediği, ancak iltibas ihtimalinin tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, YİDK'nın 2020-M-7924 sayılı kararın iptaline, davalıya ait 2019/50091 sayılı "... ..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, zira, dava konusu markadaki "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin markanın tescil ettirilmek istendiği 30. sınıf mallarda düşük olduğu, bu hale göre her iki taraf markasının esas unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğu, davalı markasında, markanın davacının mesnet markalarından uzaklaşmasını sağlayacak başkaca bir unsura da yer verilmediği, bu hale göre tüketicilerin taraf markalarını içeren malların ticari kaynağı konusunda yanılgıya düşebilecekleri, başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden emtia benzerliğinin de gerçekleştiği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı ... uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 11/11/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.