T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1795 - 2025/1991
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1795
KARAR NO : 2025/1991
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/07/2023
NUMARASI : 2022/264 E. - 2023/304 K.
DAVANIN KONUSU : Marka 2022-M-6290 YİDK Kararı İptali- Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/07/2023 Tarih ve 2022/264 Esas - 2023/304 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalılar ..., ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalılardan ...'nin 2020/144325 sayılı "... +şekil" ibareli markasının 35 ve 37. sınıf hizmetlerde tescili talebine yönelik müvekkilinin "..." ibareli markalarına dayalı itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa Türkçe'de "Q" harfi bulunmadığından "..." olarak okunacak olması nedeniyle müvekkilinin "..." markası ile davaya konu marka arasında işitsel, görsel ve anlamsal bir benzerlik bulunduğunu, YİDK aşamasında itiraza dayanak yapılan markaların haricinde, müvekkilinin "..." ibareli 2015/97486 sayılı markasının 35 ve 37. sınıflarda tescilli olduğunu, markalar arasındaki işaret benzerliği yanında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğini, ... markasının çok tanınmış bir marka olduğunu ve davalının müvekkilinin markası ile benzer markayı tescil ettirmesinin aynı zamanda haksız rekabete neden olacağını, ileri sürerek 2022-M-6290 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ve dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin beyaz zemin üzerine mavi renkli logosunun davacının beyaz zemin üzerindeki yeşil renkli logosundan oldukça farklı olduğunu, müvekkilinin markasında kutu içindeki tik işaretinin ayırt edici niteliğinin bulunduğunu, müvekkilinin markasının tescilinin talep edildiği 35 ve 37. sınıflar itibariyle markaların hitap ettiği tüketici kitlesinin benzer olmadığını, davacının tanınmışlık iddiasının haklı bir dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin davacının markasından haksız bir menfaat temini ya da davacının markasının itibarının veya ayrıt ediciliğinin zarar görmesinin söz konusu ve başvurunun da kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "..." ve "..." ibarelerinin öne çıktığı, taraf markaları arasında görsel ve sesçil benzerliğin bulunduğu, dava konusu markanın kapsamında bulunan 35. sınıftaki 11, 12 ve 21. sınıflardaki malların satış hizmetleri dışında tüm mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğinin gerçekleştiği, bu itibarla işin uzmanı olmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin davaya konu marka kapsamında yer alan 35. sınıftaki 11, 12 ve 21. sınıf malların satış hizmetleri dışında kalan tüm mal ve hizmetler yönünden davaya konu markanın davacının itiraza mesnet markalarından farklı olduğunu algılayamayacağı, benzerlik nedeniyle markalar arasında yanılgı yaşayabileceği, her iki markanın aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, SMK 6/5 tanınmışlık koşullarının ispatlanamadığı, ticaret unvanı dahil diğer fikri hakların ihlal edilmediği ve başvurunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 2022-M-6290 sayılı YİDK kararının 2020/144325 sayılı markanın kapsamında yer alan 35. sınıftaki 11, 12 ve 21. sınıftaki malların satışı hizmetleri dışındaki tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline ve bu emtialar açısından markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Türkçede Q harfi bulunmadığı ve yerine göre bu harf G olarak okunabileceğinden davaya konu markanın müvekkilinin markaları ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, markalar arasındaki görsel ve işitsel benzerlik nedeniyle ortalama tüketiciler tarafından markaların karıştırılmasının ihtimal dahilinde olduğunu, "..." markasının tanınmış marka niteliğinde olup müvekkili banka ile özdeşleştiğini ve bu tanınmışlığın anlamının ötesinde bütün mal ve hizmetler yönünden geçerli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin markasının kapsamında bulunan emtialar bankanın markasının kapsamındaki emtialar ile benzer alıcı kitlesine hitap etmediği gibi, benzer ihtiyaçları da gidermediğini, son kullanıcılar ve hedeflenen tüketicilerin farklı olduğunu, dolayısı ile markaları, farklı sınıf ve alt gruplardaki mal ve hizmetler üzerinde gören ortalama tüketicilerin markalar arasında yada işletmeler arasında bir bağlantı kurmayacağını, hiç bir emtia benzerliği olmadığı halde bir kısım mal ve hizmet dışındaki marka kapsamında bulunan hizmetlerin iptal edildiğini, müvekkilinin markasındaki tik işaretinin ayırt edici olduğunu, farklı tüketici kitlesini hedef alan markalar arasında haksız rekabetin oluşmayacağını, davacının markasının tanınmışlığına rağmen müvekkilinin bu tanınmışlıktan menfaat sağladığı ve davacıya ait markanın itibarının ve ayırt ediciliğinin zarar gördüğünün ispat edilmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu markanın tertip tarzı ve markadaki şekil unsuru itibariyle davacının itiraza mesnet markadan ayrıştığını, bu nedenle dava konusu marka ile itiraza gerekçe gösterilen markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırmaya yol açacak derecede benzer olmadıklarını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :1-Dava, Marka 2022-M-6290 YİDK Kararı İptali- Hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusuna gelince; işlem dosyasının incelenmesinden, davalı gerçek kişinin "...+Şekil" ibareli markanın 35 ve 37. sınıflarda yer alan hizmetler yönünden, marka olarak tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının "..." asıl unsurlu markalarına dayalı olarak iltibas, tanınmışlık, ticaret unvanı ile benzerlik ve kötü niyet gerekçeleriyle başvuruya itiraz ettiği, itirazın nihai olarak YİDK'ın 22/6/2022 tarihli ve 2022-M-6290 sayılı kararıyla reddedildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içinde 8/7/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesinin kabulü ve tarafların istinaf nedenleri gözetildiğinde, istinaf incelemesine konu uyuşmazlık, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik olup olmadığı, aynı Kanun'un 6/5 maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplanmaktadır.
Somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (Karıştırılma) kavramı açıklanmalıdır. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır. Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; dava konusu başvuru kapsamında 35. sınıfta “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (09, 11, 12 ve 21. Sınıflara giren tüm emtiaların) bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri ile 37. sınıf hizmetlerin yer aldığı, buna karşılık davacının itiraza dayanak markalarından 2005/03788 sayılı "....Net" ibareli markasının kapsamında 07, 08, 09, 21, 35, 37, 38, 42, 44 ve 45. sınıflardaki mal ve hizmetlerin tescilli olduğu anlaşılmıştır. Bu tespitler ışığında 35. sınıftaki mağazacılık hizmetleri yönünden tescilli olmasa da ticari bir malı üreten işletmenin ürettiği malı satmasının işin doğası gereği ve ticari faaliyetinin zorunlu bir sonucu olduğu, malı üreten işletmenin aynı zamanda o malı satmak için ayrıca 35. sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden de markasını tescil ettirmesine gerek bulunmadığından davaya konu marka kapsamında bulunan 37. sınıf hizmetlerin yanı sıra 35. sınıftaki 09 ve 21. sınıf malların satışı hizmetleri yönünden emtia benzerliği gerçekleşmiştir.
İşaretlerin karşılaştırılmasına gelince; taraf markalarının esaslı unsurunu oluşturan ibarelerin ibarelerin baş harfleri farklı ise de sonrasında gelen altı harfin dizinleri de dahil olmak üzere aynı olduğu, karşılaştırılan ibarelerin başında yer alan/baş harfi olan “Q” ve “G” harflerinin gerek görünüş, gerekse sesçil açılardan yakın harfler olması ve bu harften sonra gelen harflerin, yerleşik bir anlamı olan “...” ibaresi ve bu ibareden türetilmiş, yine aynı anlamla bağlantılı bir sıfat olan “..." ibaresini çağrıştıracak şekilde okunuyor olmasının ibarelerin başlangıç kısımlarının farklı olmasının yarattığı etkiyi bertaraf etmeye yeterli olduğu, markalar arasında oluşan görsel, işitsel benzerliğin ortalama tüketiciler nezdinde markaların karıştırılmasına ve davalının markasının davacının seri markalarının devamı olarak algılanmasına neden olacağı, ancak davacının "..." ibareli tanınmış markasının tanınmışlığının bankacılık sektörüne ilişkin olup davaya konu markada kalan hizmetlere sirayet etmeyeceği kanaatine varılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce, dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davacının itiraza dayalı markalarının kapsamındaki 35. sınıftaki 09 ve 21. sınıf malların satışı hizmetleri ile 37. sınıftaki hizmetler yönünden taraf markaları arasında marka işaret ve emtia benzerliğinin gerçekleştiği dikkate alınmadan 21. sınıftaki malların satışı yönünden de YİDK iptali ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmemiş olması doğru olmamıştır.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü 2022-M- 6290 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2020/144325 sayılı markanın kapsamında yer alan 35. sınıftaki 11, 12 ve sınıflara giren emtiaların satış hizmetleri dışında kalan tüm mal ve hizmetler yönünden kısmen iptaline ve markanın bu emtialar açısından kısmen hükümsüzlüğüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde 21. Sınıftaki malların satışı hizmetlerinin marka kapsamında bırakılmasına neden olacak şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalılar ..., ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/07/2023 gün ve 2022/264 Esas - 2023/304 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 2022-M- 6290 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2020/144325 sayılı markanın kapsamında yer alan 35. sınıftaki 11, 12 ve sınıflara giren emtiaların satış hizmetleri dışında kalan tüm mal ve hizmetler yönünden KISMEN İPTALİNE
4-Davaya konu 2020/144325 sayılı markanın 35. sınıftaki 11, 12 ve sınıflara giren emtiaların satış hizmetleri dışında kalan tüm mal ve hizmetler yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-Davanın kısmen kabulü nedeniyle, A.A.Ü.T. göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davanın kısmen reddi nedeniyle, A.A.Ü.T. göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Davacı tarafından ilk derece yargılamasında yapılan 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 236,00-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 80,00-TL tebligat ve posta gideri, 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 4.554,00-TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 2.277,00-TL'ye, 80,70-TL başvuru harcı, 80,70-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.438,40-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 137,00-TL posta masrafı, 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 875,00-TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 437,50-TL'nin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından yargılama giderinin davanın kabul ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 369,00-TL'nin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
12-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
13-Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan ayrı ayrı alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 23/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.