T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1763 - 2025/2035
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1763
KARAR NO : 2025/2035
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/11/2022
NUMARASI : 2021/302 E. - 2022/358 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/11/2022 tarih ve 2021/302 E. - 2022/358 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2007/13852 sayılı “...” ibareli markanın 19. ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde sahibi olduğunu, ayrıca müvekkilinin “... ...” markasını da fiili olarak kullandığını, davalı yanın 29/07/2019 tarihli ve 2019/71599 sayılı "..." ibareli başvurusuna itiraz ettiklerini, 18/06/2021 tarihli ve 2021-M-4685 sayılı YİDK kararı ile itirazlarının nihai olarak reddedildiği, oysa müvekkili markalarının tanınmış bulunduğunu, dava konusu markanın tescil edilmek istenildiği 35. sınıf hizmetler bakımından markaların kapsamlarının aynı olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, Kurum tarafından verilen müvekkilinin “toptan veya perakende gıda satışı” yaptığı hususunun ispatlanamadığı tespitinin hatalı olduğunu ileri sürerek, 18/06/2021 tarihli ve 2021-M-4685 sayılı YİDK kararının iptali ve davalı şirkete ait 2019/71599 sayılı "..." adlı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacı adına 2007/13852 başvuru numaralı "..." ibareli markanın 35. sınıfta 23/10/2008 tarihinden beri tescilli bulunmasına rağmen kullanılmadığını, bu hususta dosyaya bir belge sunulamadığını, davacı yanın yalnızca "mermerin ocaktan çıkarılması ve işlenmesi" faaliyetlerinin gerçekleştirildiğini, davacı adına tescilli bulunan 2007/13852 sayılı "... şekil" ibareli markanın "35. sınıf toptan ve perakende gıda satışı" bakımından ciddi kullanımının ispatlanamadığından, kullanım ispatı talep edilmiş olan hizmetler açısından 6769 s. SMK madde 6/1 incelemesinde TÜRKPATENT tarafından esas alınmadığını ve markalarının benzer olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı tarafça davacının kullanımlarını ispata davet edildiği, ancak davacının gerek işlem gerek dava dosyasına sunulan delillerden “toptan ve perakende gıda satışı hizmetleri" açısından, “...” ibaresinin markasal nitelik arz edecek şekilde kullanıldığı hususunun, tereddütsüz ve net olarak ispatlanamadığı, karıştırılma ihtimalinin öncelikli şartının, taraf markaları kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından aynı veya benzerlik düzeyinde bir ilişki bulunması olduğu, ancak somut olayda bu şartların meydana gelmediği, karıştırılma ihtimali açısından incelenmesi gereken ikincil kriter olan işaretlerin, ilgili tüketiciler nezdinde birbirleri ile ilişkilendirilebilir bir benzerlik hali taşıyıp taşımadıklarının incelemesinin yapılmasına gerek duyulmadığı, bu nedenle SMK m. 6/1 düzenlemesinde yer alan şartların somut uyuşmazlık açısından meydana gelmediği, davacı tarafından sunulan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı markalarının tanınmışlığı ile ilgili bir kanaate varılamadığı, davacı yanın SMK m. 6/5 kapsamında bir korumadan yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili şirketin "..." ibareli markasının 19 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerini kapsadığını, müvekkilin " ... ..." markasını da fiili olarak 2007 yılına kadar kullandığını, 31.12.2014 tarihine kadar somut olarak yapmış olduğu gıda ve yemek üretme faaliyetlerini 01.01.2015 tarihinde şirket merkezi ve bütün şubelerdeki restoran ve yemekhanelerin işletilmesi şartıyla ... şirketlerden ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. firmasına kiraya verildiğini ve tesislerde bulunan akaryakıt istasyonu restoranlarında gıda ve yemek üretip müşterilere sattığını, yine şirketlerin bünyesindeki işçilerin gıda ve yemek ihtiyaçları ile ilgili iş yerlerinin bir kısmını devrettiğini, devredilen yerler ... şirketlerden ... Sanayi ve ticaret Ltd. Şti. tarafından müvekkili şirket kontrolünde işletildiğini, devredilmeyen diğer kısım olan mermer ocağına müvekkili şirket tarafından gıda ve yemek üretmeye devam ettiğini, taraf markalarının benzer olduğunu ve aynı sınıf/emtiaları kapsadığını, müvekkil şirket markasının tanınmış marka olduğunu ve halk arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalı markasının haksız rekabet yaratacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalı tarafça davacı markalarının kullanımlarının ispatı talebinde bulunulduğu, ancak davacının gerek işlem gerekse dava dosyasına sunuduğu delillerden, “toptan ve perakende gıda satışı hizmetleri" açısından, “...” ibaresinin markasal nitelik arz edecek şekilde kullanıldığı hususunun, tereddütsüz ve net olarak ispatlanamadığı, SMK m. 6/1 düzenlemesinde yer alan şartların somut uyuşmazlık açısından oluşmadığı, davacı tarafından sunulan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı yanın SMK m. 6/5 kapsamında bir korumadan yararlanamayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.