T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1727 - 2025/1984
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1727
KARAR NO : 2025/1984
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/01/2023
NUMARASI : 2021/46 E. - 2023/31 K.
DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarım İle İlgili Kurum Kararının İptali/ Tasarımın Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/01/2023 tarih ve 2021/46 E. - 2023/31 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, 1948 yılından beri gerek Türkiye'de gerekse de Dünya'da özellikle spor ayakkabı, spor giyim, spor ürünleri ve moda aksesuarları alanında faaliyet gösteren müvekkilinin, tanınmış "..." şekil markasının sahibi olduğunu, hal böyle iken davalı tarafından 2020/04773-1 sayılı ambalaj deseni tasarımındaki "..." figürünün müvekkilinin markası ile birebir aynı olup tasarımın tesciline yönelik müvekkilinin itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa ayırt edici niteliği bulunmayan davaya konu tasarımın müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek 2021-T-47 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davaya konu tasarımı gören veya tercih eden bir tüketicinin, bu etiket resmin ... ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunmadığını, dava konusu 2020 04773/1 sıra numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edici niteliğe olup ortalama bir tüketicinin dava konusu olan tasarımların birbirinden farklı olduğunu ve farklı tasarımlar karşısında bulunduğunu bilebilecek durumda olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davaya konu tasarım ile davacı şirketin markasının birbirinden farklı olduğunu, tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurunu taşıdığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının önceki tarihli şekil markalarının tamamında zıplayan ... illustrasyonu unsurunun kullanıldığı, dava konusu ambalaj tasarımının siyah, kırmızı
ve mat sarı renklerden oluşan bir kombinasyona sahip olduğu, ambalaj zemininin hakim kısmının tamamen siyah renkten oluştuğu, ağız
kısmının kırmızı renk ile çevrelendiği, bu kırmızı şerit üzerinde siyah renk ile
“...” şeklinde markasal bir unsura yer verildiği, aynı unsurun siyah
zemin üzerine mat sarı renklerle diklemesine olacak şekilde
konumlandırıldığı, bu ibare ile kombinasyon oluşturacak biçimde ana zemin
üzerinde kırmızı renkte ve siyah desenleri olan, sağ yöne doğru sıçrayan bir
kaplan figürüne yer verildiği, davacı yanın önceki tarihli marka ve kullanımlarına konu logonun ise sola doğru sıçrayan ... görseline haiz olduğu, görselde ... figürü tamamen siyah olarak resmedildiği, bu haliyle dava konusu ambalajda kullanılan yırtıcı hayvan figürü ile
davacı yanın önceki tarihli markalarında kullanılan logo arasında, her iki
figürün de kedigil familyasından yırtıcı bir hayvanı temsil etmesi dışında
doğrudan bir benzerliğinin bulunmadığı, dava konusu tasarımdaki görselin
açıkça bir kaplan görseli olarak resmedildiğinin anlaşılabilir olduğu, davacının dayanak
markalarındaki ... görselinin sıçrama açısının, gövde ve desen yapısının farklı olduğu, tasarımdaki
kaplanın ön ve arka ayaklarının tamamı görünürken, davacı markalarındaki
logoda ön ve arka ayakların aynı hizada resmedildiği, dolayısıyla kullanılan görsellerin
teknik itibariyle aynı çizimi birebir yansıtmadığı, yırtıcı ve güçlü hayvan görsellerinin özellikle enerji içecekleri ürünleri açısından,
yine mutat olarak tercih edilen figürler olduğu, dava konusu ambalaj tasarımında bulunan hayvan figürüne bilgilenmiş kullanıcıların yükleyeceği anlam itibariyle dava konusu tasarım ile davacı markalarının herhangi bir yakınlaşmanın bulunmadığı, dava konusu ambalajın, belirgin bir şekilde davacı
markalarından farklılaşmış olduğu, dava konusu tasarım ile davacının itiraza dayanak markası arasında yenilik ve
ayırt edicilik kriterini ortadan kaldırır mahiyette herhangi bir benzerliğin bulunmadığı ve dava konusu
tasarımın yeniliğini veya ayırt ediciliğini ortadan kaldırabilecek mahiyette ve
tarihleri sarih görseller tespit edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu tasarımın, 1948 yılından beri Türkiye'de ve Dünya'da spor ayakkabıları, ürünleri, aksesuarları alanında faaliyet gösteren müvekkilinin ... figürü ile birebir aynı olduğunu, bu haliyle tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini karşılamadığı gibi tanınmış markayı ihtiva etmesinin başlı başına bir hükümsüzlük sebebi olduğunu, "..." markasının tanınmışlığının bilirkişi raporlarında dikkate alınmadığını ve müvekkilinin markasının her sınıfta korunan markalardan olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, Endüstriyel Tasarım İle İlgili Kurum Kararının İptali/ Tasarımın Hükümsüzlüğü
istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, içinde grafik tasarım uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda belirtildiği üzere, dava konusu ambalaj tasarımında siyah zemin içinde kırmızı ve siyah desenli sağ yöne doğru sıçrayan kaplan figürüne yer verilmiş iken davacının itiraza dayanak markalarında sola doğru sıçrayan ve tamamen siyah renkten oluşan ... illüstrasyonuna yer verildiği, dava konusu tasarımdaki hayvan görselinin gövde yapısının kalınlığı ve gövde üzerindeki çizgilerin doğrudan kaplanı işaret ettiği, davacıya ait markalardaki ... görselinin gövde yapısı, üzerinde desen bulunmaması ve sıçrama açısının farklılığı nazara alındığında dava konusu ambalajda kullanılan yırtıcı hayvan figürü ile davacı yanın önceki tarihli markalarında kullanılan logo arasında, her iki figürün de kedigil familyasından yırtıcı bir hayvanı temsil etmesi dışında doğrudan bir benzerliğinin bulunmadığı gibi görsellerin teknik itibariyle aynı çizimi birebir yansıtmadığı, şekil unsurlarının bilinen bir hayvan figüründen esinlenilerek oluşturulduğu hallerde figürler arasındaki benzerlik ve yakınlık düzeyinin önem arz ettiği, bu çerçevede farklı illüstratif anlatımlarda kullanılmış vahşi hayvan figürlerinden kaynaklı bir yaratımsal benzerlik var ise de, anılan farklılıklar nedeniyle hayvan figürleri arasındaki yakınlık ve benzerliğin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde, taraflara ait tasarım ve markalar arasında herhangi bir benzerlik kurulması için yeterli olmadığı, dava konusu ambalajın, belirgin bir şekilde davacı markalarından farklılaşmış olduğu, bilirkişi heyetince, erişime açık veri tabanları üzerinde dava konusu tasarımın yeniliğini ve ayırt ediciliğini ortadan kaldırabilecek mahiyette ve tarihleri sarih görsellerin de tespit edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.