T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1624 - 2025/1814
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1624
KARAR NO : 2025/1814
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/07/2023
NUMARASI : 2022/392 E. - 2023/280 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/07/2023 tarih ve 2022/392 E. - 2023/280 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın 2021/09185 sayılı "..." ibareli 30.sınıf emtialara ilişkin marka başvurusuna müvekkilinin "..." ibareli markalarına dayalı olarak gerçekleştirdikleri itirazın, dava konusu YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin 2007 yılından bu yana kullandığı “...” esas unsurlu seri markalarını, yoğun sermaye ve emek harcamaları neticesinde tüketici nezdinde bilinir, tanınır markalar haline getirdiğini, davaya konu markanın gerek marka örneği gerekse emtia listesi bakımından müvekkilinin çok tanınmış markalarına benzediğini, aralarında iltibas ve ilişkilendirme riskinin mevcut olduğunu, davaya konu marka başvurusunun kapsadığı malların da, müvekkilinin markalarının kapsadığı mallar ile bire bir aynı olduğunu, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nın 05.08.2022 tarih ve 2022-M-9891 sayılı YİDK kararının iptali ile 2021/09185 sayılı "..." ibareli markanın tescil edilmesi halinde hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davalı markasının esas unsurunu oluşturan “...” ibaresinin tek ve bütün bir kelime şeklinde algılandığını, davacı markasında kullanılan yazı stili, kullanılan renk ve şekil unsurlarının bir bütün olarak bıraktığı genel izlenim ve kompozisyon itibariyle davalı markasından tamamen farklılaştığını, davacı markası ile ortak unsur olduğu ileri sürülen “...” ibaresinin davalı markasında tek başına ön plana çıktığının ve davacı markasına bu surette yakınlaştığının söylenmesinin mümkün olmadığını, markaların ortak unsuru olan "..." ibaresinin üç harften oluşan görece kısa, ihtiva ettiği "zinde (olmak)", "sıhhatli (olmak)" “formda olmak” gibi anlamlar ve yarattığı "sağlık, zindelik, zinde olmak, formda olmak" gibi algı ve çağrışımlar nedeni ile gıda ve spor sektöründe herkesin kullanabileceği türden ve ayrım gücü zayıf bir ibare olduğunu, işbu markaların bıraktıkları genel izlenim (toplu intiba) yönünden benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şahıs tarafından davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu 2021/09185 sayılı marka kapsamındaki 30. sınıf malların tamamımın, davacı şirketin itirazına dayanak 2013 60855, 2018 18599, 2018 18606, 2018 18610, 2018 18616 sayılı markalarında yer alan mal ve hizmetler ile aynı / aynı tür veya benzer olduğu, davaya konu 2021/09185 sayılı davalı şahıs markası ile davacı şirket markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacı markasının, 6769 s. SMK’nun 6/5. maddesi kapsamındaki korumadan yararlanamayacağı, TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 05.08.2022 tarih ve 2022-M-9891 sayılı kararının yerinde olduğu, dosya kapsamında kötü niyet iddiasına dayanak bilgi ve belgeye rastlanamadığı, hükümsüzlük için gerekli koşulların oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu marka ile müvekkilinin "..." asıl unsurlu markaları arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında işaret ve kapsamları yönünden benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin mesnet markalarının tanınmış ve ayırt edici nitelik kazanmış olduğunu, bu durumun karıştırılma ihtimalini arttırdığını, dava konusu markanın, müvekkilinin markalarının ününe ve ayırt edici karakterine zarar verme riski yaratacağını, davalı şahsın, müvekkilinin “...” ibareli markalarının kalitesinden ve tanınmışlığından haksız bir yarar ve kazanç sağlamak amacıyla ve
kötü niyetli olarak müvekkili adına defaten tescilli “...” esas unsurlu markalar ile ayırt
edilemeyecek derecede benzer olan dava konusu başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmışlık seviyesi göz önüne alındığında, basiretli davranmakla yükümlü bulunan davalının, müvekkilinin tanınmış markalarını bilmediğinden söz edilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli 30.sınıf mallara ilişkin başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira başvuru markasındaki "..." ibaresinin bütünsel bir algı oluşturduğu, vurgunun"..." ibaresi üzerinde toplanmadığı ve "..." ibaresinin öne çıkarılmadığı, kaldı ki Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26/09/2022 tarih, 2021/1685 E., 2022/6319 K. Sayılı bozma ilamında da davacının itirazına mesnet markalarındaki "..." ibaresinin, "sağlıklı, zinde, formda, uygun" anlamlarına geldiğinin ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunun, dolayısıyla koruma düzeyinin de düşük tutulması gerektiğinin belirtildiği, açıklanan nedenlerle dava konusu başvurunun davacının seri markalarından biri olarak da algılanmayacağı, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının ayırt edicilik kazanmış ve tanınmış olmasının dava konusu markanın tesciline engel oluşturmadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.