T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1680
KARAR NO : 2025/1937
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/11/2022
NUMARASI : 2017/317 E. - 2022/396 K.
DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü, Endüstriyel Tasarıma
Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Maddi ve Manevi Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/11/2022 tarih ve 2017/317 E. - 2022/396 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl davada davacı vekili, davalının, Ankara 1. FSHHM'nin 2017/45 D. İş dosyasında delil tespit talebinde bulunduğunu, talep üzerine müvekkilinin işyerinde yapılan keşif ve incelemede müvekkilinin ...'nın ihale şartnamesine uygun olarak, müteahhit firmaya ve belediye yetkililerine sunmak üzere üretim aşamasında olan bir adet numune ürün ile karşılaşıldığını, davalı tarafın hak sahipliği iddia ettiği ürünün yeni olmadığını, ...nın 2016 yılında ihaleye çıktığı ve şartnamesinde ihale edilecek ürün incelendiğinde davalının tasarımı olan ürün ile aynı ürün olduğunun anlaşıldığını, Belediyenin, ihaleye çıkmadan önce teknik şartnameyi yayınladığını ve ihale tarihinden önce çeşitli firmalar tarafından bu şartnameye uygun, şartnamede teknik resmi olan ve tanımlanan ürünler için ücret teklifleri toplandığını ve nihayet iş bu davanın davalısı kişinin yetkilisi olduğu ... Enerji Ltd. Şti.'nin bu ihaleyi kazandığını ve ürünleri 26.11.2016 tarihli sözleşme ile ürünleri belediyeye sattığını, ihale süreci devam ederken davalının, şartnameye konu olan ürünün tescili için 06.10.2016 tarihinde başvuruda bulunduğunu, başvurunun 24.10.2016 tarihinde yayına çıktığını, davalının, belediye şartnamesine konu edilmiş olan, kamuya sunulmuş olan bir ürünü sanki kendi tasarımı imiş gibi adına tescil ettirmesinin kötüniyetli bir davranış olduğunu, ... Belediyesinin yine 2016/395094 numaralı ihalesini aynı şartname ile tekrar açtığını, bu davaya konu olan tasarımın 2 nolu görselinde yer alan güneş enerijili aydınlatma direği ile aynı olan ürün şekli konularak ürünün tanımlandığını, müvekkili şirketin de 2016'da, ihaleyi kazanan firmanın talebi üzerine yayınlanan şartnamedeki ürün ile aynı özelliklerde bir adet numune ürettiğini, bu numunenin satışa arz edilmediğini, şimdilik bu numunenin aynısının üretiminin tespit sonrasında yapılmamış ise de davalı adına tescilli bulunan 2016/06556 numaralı endüstriyel tasarımın yeni ve ayırt edici nitelik taşımadığından iş bu davanın ikamesinin zorunlu olduğunu, 2016/06556 numaralı tasarımının, başvuru tarihinden önce 3. kişiler tarafından piyasaya sunulduğunu ve dahi ... tarafından, başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğunu, davalının kötüniyetle tescil ettirdiğini, dava konusu tasarımın yeni olmadığı gibi ayırt edici de olmadığını ileri sürerek, 2016/06556 - 1, 2 ve 3 numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu 2016/06556 nolu tasarımı ilk tasarlayanın müvekkili olduğunu, davacının bahsettiği 2016/395094 kayıt nolu ihale şartnamesinin ihaleden önce yayınlanmakla beraber bu şartnamedeki lambanın ... Belediyesi yetkililerince öncelikle müvekkilinin Ostim'deki ofisinde görüldüğünü, ürünün belediyenin ihtiyaçları doğrultusunda kullanılabilecek bir ürün olduğuna karar verildiğini ve bu ürünün ihale şartnamesine eklenerek ihaleye çıkıldığını, şartnameye konu ürünün, 2016/06556 tescil nolu tasarımın 2 sıra nolu ürünü olduğunu, belediyenin direkt bu ürünü belirterek ihaleye çıktığını, ... Belediyesi Çevre Koruma Daire Başkanlığı Yeşil Alanlar Şube Müdürlüğünde Elektrik Kontrol Teknisyeni olarak görev yapmakta olan ...'un mahkemeye hitaben yazmış olduğu ve bizzat imzaladığı bir dilekçe sunduklarını, tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu, 1 ve 3 nolu tasarımların hükümsüzlüklerinin hangi vesileyle talep edildiğinin izahatının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/400 E. 2018/161 K. Sayılı dosyasında davacı vekili, davalının, müvekkilinin 2016/06556 - 2 sıra no ile tescilli tasarım ürünleri bakımından haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, davalının, müvekkilinin 2016/06556 - 2 sıra no ile tescilli tasarım ürünleri bakımından müvekkilin haklarına yapacağı muhtemel tecavüzün önlenmesine, davalının müvekkilinin 2016/06556 - 2 sıra no ile tescilli tasarım ürünlerine yapmakta olduğu tecavüz fiillerinin durdurulmasına, davalının 2016/06556 - 2 sıra no ile tescilli tasarım ürünleri bakımından müvekkilin haklarına tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulmasına, müvekkile elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde mülkiyet hakkının tanınmasına, tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınmasına, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhasına, masrafları davalı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesine karar verilmesini, davalının yukarıda saymış olduğumuz kanuna aykırı, mütecaviz fiillerinden ve haksız rekabet teşkil eden davranışları nedeniyle uğramış olduğumuz doğrudan ve dolaylı tüm maddi zararlar için, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL (Bin Türk Lirası)’nın kanuni ve temerrüt faiziyle birlikte müvekkil şirkete ödenmesine, bunun yanında davalının müvekkilime yukarıda saymış olduğumuz şekilde vermiş olduğu manevi zararlar için 10.000 TL (onbin TL) manevi tazminat ödemesine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, müvekkilinin işyerinde yapılan keşif ve incelemede müvekkilinin müteahhit firmaya ve belediye yetkililerine sunmak üzere üretim aşamasında olan bir adet numune ürün ile ihtilafı ... adına tescil edilmiş bulunan tasarım belgesi üzerinden karşılaştırıldığını, keşif sırasında rastlanan 1 adet ürünün, belediye şartnamesine uygun olarak üretilen 1 adet numune olduğunu, işyerinde bir tek numune ürün dışında başka bir ürüne rastlanmadığını, ayrıca müvekkili şirketin bu ürünü hiçbir zaman üretmediğini, kamuya sunulmuş olan ürünün yenilik özelliğini kaybedeceğinin açık olduğunu, müvekkili şirketin teknik şartnameye uygun olarak 1 adet numune üretmesinin haksız rekabet ya da tasarım hakkına tecavüz olarak değerlendirilemeyeceğini, maddi tazminat koşullarının oluşmadığını, manevi tazminat talebinin de yasal bir dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden, davalı adına tescilli 2016/06556-2 nolu tasarımın yeni ve ayrıt edici olup olmadığı hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirildiğinde, davaya, belediyeye ait ihale kapsamındaki çizimin mesnet gösterildiği, iş bu çizimin yer aldığı şartnamenin imza tarihinin 28.09.2016 olduğu ve davaya konu tasarımın başvuru tarihinin 06.10.2016 olduğu, şartnamede yer alan görsel ile davaya konu 2016/06556-2 nolu tasarımın gerek direk gerekse aydınlatma bölümleri olarak birebir benzerlik içerisinde olduğu, özellikle aydınlatma kısmının bulunduğu dikdörtgen panel, direk üstünde yer alan eğimli dikdörtgen yüzey, direk çapı ve oranlar, direğin oturtulduğu kütlesel platform birebir nitelikte benzer olduğu, tasarımda teknik olarak zorunlu olan kısımların, aydınlatma elemanının belirli bir yükseklikten aydınlatma yapmasını sağlayabilecek bir direk ve bir aydınlatma elemanı bölümü olduğu, davaya konu tasarım kapsamında tasarlanmış olan unsurlar teknik zorunluluk arz etmediği, aydınlatma kısmının dikdörtgen bir panelde bulunması, alt platformun kübik bir yapıda olması ve aydınlatma panelinin direğe eğmeçli bir çizgisel elemanla bağlanması teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı, bu biçim ve boyutlarda üretilmesinin bir zorunluluk teşkil etmediği, bu alanlarda seçenek özgürlüğü bulunduğu, yapılan değerlendirmede, tasarımlar arasında herhangi bir fark görülmediği, dava konusu tasarımın başvuru tarihi ise şartname tarihinden sonraki bir tarihe denk geldiği, dosya kapsamında, dava dışı ... Belediyesi Çevre Koruma Daire Başkanlığı Yeşil Alanlar Şube Müdürlüğü'nde Elektrik Kontrol Teknisyeni olarak görev yapan ...'un beyanına rastlanıldığı, davalı, beyanlarında, ilgili tasarımın belediye yetkililerince, tescil için başvurdukları tarihten aylar öncesinde kendilerine ait işyerlerinde görüldüğünü ifade ettiği, sunulan beyanın da bu ifadeyi teyit eder nitelikte olduğu ...'un, ifadesinde, ihale şartnamesinin bizzat kendisi tarafından yazıldığını ve ihale konusu ürünü ihale şartnamesi yazılmadan aylar önce davalının Ostim'de bulunan ofisinde gördüğünü ifade ettiği, ...'un ifadelerinden davalının dava konusu tasarımı dava dışı ... Belediyesi görevlisine tarif ettiği anlaşılarak ...'un beyanına itibar edildiği, tarifi yapanın tasarım sahibi davalı olması sonucuna ulaşıldığı, ...'un yazılı beyanına itibar edilerek tasarım tescil başvurusundan önceki 12 ay içinde başvuru sahibi tarafından ihale şartnamesinin düzenlenmesinde görevli olan şahsa tarif ve tanıtım yapıldığından hareketle tasarım hükümsüz kılınmasını gerektirecek bir durum olmadığı; Birleşen dava yönünden, 2017/45 D. İş dosyası kapsamında tespit edilen ürünün, 2016/06556-2 nolu tasarım ile belirgin şekilde benzerlik arz ettiği ve tespit edilen ürünün 2016/06556-2 nolu tasarıma karşı tecavüz oluşturduğu, ihlalin gerçekleştiği tarih ile dava tarihi arasında davalı/bileşen dosyada davacının uyuşmazlığa mesnet tasarıma bağlı üründen 155.000,00 TL'lık satış yaptığı, karlılık oranının 6.200,00-TL tutarında olması gerektiği gerekçesi ile asıl dava yönünden, davanın reddine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile, davalı tarafından yapılan aydınlatma direklerinin davacının 2016/06556 sayılı tasarımına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün men ve ref'ine, davalı tarafından üretilen ve davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil eden aydınlatma direklerine el konulmasına, iş bu davaya konu tecavüz teşkil eden aydınlatma direklerinin üretimine münhasır araçlara el konulmasına ve imhasına (makinaların dava konusu dışında tecavüz teşkil etmeyen aydınlatma araçları veya başkaca ürünlerin üretiminde kullanılması halinde el konulma kararının uygulanmayacağına) masrafı davalı tarafından karışlanmak kaydıyla mahkeme karar özetinin ulusal gazetelerden birinde ilanına, 6.200 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı tarafın hak sahipliği iddia eylediği ürün tasarımının yeni olmadığını, ...nın 2016 yılında ihaleye çıktığı ve Şartnamesinde ihale edilecek ürün incelendiğinde davalının tasarımı olan ürün ile aynı ürün olduğunun anlaşıldığını, ... Belediyesinin 2016/395094 ihale kayıt numarası ile ihaleye çıkmazdan evvel ürüne ilişkin şartnameyi yayınladığını, ihale tarihinden önce örneğin 22.09.2017 de ..., 22.09.2017 de ... Proje, 03.10.2016 ... Makine, 05.10.2017 de ... Elektrik Aydınlatma firmalarından bu şartnameye uygun/şartnamede teknik resmi olan ve tanımlanan ürünler için ücret teklifleri topladığını, 27.10.2016 da ihalenin iş bu davanın davalısı olan kişinin yetkilisi olduğu ... Enerji ..Ltd.Şti. Tarafından kazanıldığını, ihale süreci devam ederken davalının şartnameye konu olan ürünün adına tasarım olarak tescili için 06.10.2016 tarihinde başvuru yaptığını, başvurunun 24.10.2016 da yayına çıktığını, davalının Belediye Şartnamesine konu edilmiş olan diğer bir ifade ile kamuya sunulmuş olan ürünü sanki kendi tasarımı imiş gibi adına tescil ettirmesinin kötüniyetli bir davranış olduğunu, müvekkilinin 2016 da, 2016/457623 numaralı ihaleyi kazanan müteahhit firmanın talebi üzerine yayınlanan şartnamedeki ürün ile aynı özelliklerde bir adet numuneyi ürettiğini, davalı adına her nasılsa tescil edilmiş bulunan 2016 06556 numaralı Endüstriyel tasarımın yeni ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığını, ihale şartname tarihinden önce bu tasarımı kamuya sunduğunu yazılı belge karşısında yazılı olarak ispat edecek bir delil sunamadığını, ...nın davaya ihbara cevap vermediğini, Belediyenin şartnamesinde davalı ürünü tanımlanmış olmasının hukuken mümkün olmadığını, tanık dinlenilmesine muvafakat olmadığının da bildirildiğini, tanık beyanının yazılı delillere rağmen kabul edilmiş olmasının doğru olmadığını, Belediyenin şartnamesi ile ihaleye çıkardığı ürün ile dava konusu tasarımın ile birebir aynı olduğunu, Belediyenin şartnamesinde davalı ürünü tanımlanmış olmasının hukuken mümkün bulunmadığını, hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu, maddi tazminat koşullarının oluşmadığını, dava dosyası içerisinde müvekkilinin imalat aşamasında natamam tek bir ürün dışında başka bir ürün ürettiği ve bu ürünleri ... Belediyesine ve/veya başka bir kişi ya da kuruma sattığına dair hiçbir delil bulunmadığını, bahsi geçen ürünün numune olarak yapıldığını, talebin zamanaşımına uğradığını, faiz talebinin açık olmadığını, müvekkil şirketin bir kusurunun bulunmadığını tazminat koşullarının oluşmadığını, manevi tazminat için gerekçe de gösterilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Asıl davada davalı birleşen davada davacı şirket vekili katılma yolu ile sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde, maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden verilen hükümlerin hukuka uygun olmadığını, uygulanması gereken hesaplama türünün endüstriyel tasarımın haksız kullanımına ilişkin olması gerektiğini, bu kapsamda 29.450,00 TL olarak hesaplanan maddi tazminatın 6.200,00 TL gibi bir tutara dönüştürülmesinin yasaya ve uygulamaya aykırı bulunduğunu, müvekkilinin şirket kurucusu olarak piyasada yaşamış olduğu itibar kaybının para ile ölçülemeyeceğini, 10.000,00 TL'lik tutar dahi çok cüzi iken, yerel mahkemece gerekçe gösterilmeksizin 5.000,00 TL'lik kısım yönünden manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Asıl dava Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü, birleşen dava tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamından davacı vekilinin talebinin, davalı adına tescilli 2016/06556 - 1, 2 ve 3 numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu, istinafının da davanın kabul edilmesi gerektiği yönünde bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak mahkemece sadece 2016/06556-2 nolu tasarım yönünden inceleme ve değerlendirme yapıldığı, hükmün de sadece bu tasarım yönünden kurulduğu görülmektedir. Bu itibarla mahkemece, davacının diğer talepleri yönünden bir değerlendirme yapılıp, bu talepleri yönünden hüküm kurulmaması doğru bulunmamıştır.
Ayrıca, dosya kapsamında bulunan delillerden dava konusu tasarımlardan 2016/06556-2 nolu tasarımın, ... Belediyesi tarafından, ihaleye çıkmazdan evvel, şartnamede yayınladığı, ihale süreci devam ederken davalının şartnameye konu olan ürünün adına tasarım olarak tescili için başvuru yaptığı anlaşılmaktadır. Yani dava konusu tasarımın, başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğu görülmektedir. Dosya kapsamında bu hususlara ilişkin bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak, mahkemece, ... Belediyesi Çevre Koruma Daire Başkanlığı Yeşil Alanlar Şube Müdürlüğünde Elektrik Kontrol Teknisyeni olarak görev yapan ...'un beyanına itibar edilerek tasarım tescil başvurusundan önceki 12 ay içinde başvuru sahibi tarafından ihale şartnamesinin düzenlenmesinde görevli olan şahsa tarif ve tanıtım yapıldığından hareketle tasarım hükümsüz kılınmasını gerektirecek bir durum olmadığı sonucuna varılmış ise de, mahkemece, 2016/06556-2 sayılı tasarım yönünden, ...nda yazı yazılarak, tasarım tescil başvurusundan önceki 12 ay içinde başvuru sahibi tarafından ihale şartnamesinin düzenlenmesinde görevli olan şahsa tarif ve tanıtım yapılıp yapılmadığı, belediye yetkililerince görülen tasarımın 2016/06556-2 sayılı tasarım olup olmadığının, ... Belediyesi Çevre Koruma Daire Başkanlığı Yeşil Alanlar Şube Müdürlüğünde Elektrik Kontrol Teknisyeni olarak görev yapan ...'un beyanının doğru olup olmadığı ve dava konusu tasarım ile daha örce görülen tasarımın birebir aynı tasarım olup olmadığı hususlarının sorularak hüküm kurulması yerine, sırf bu kişinin beyanına itibar edilerek, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Ayrıca kabule göre, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilince, müvekkilinin işyerinde yapılan keşif ve incelemede müvekkilinin müteahhit firmaya ve belediye yetkililerine sunmak üzere üretim aşamasında olan bir adet numune ürün ile ihtilafı ... adına tescil edilmiş bulunan tasarım belgesi üzerinden karşılaştırıldığı, keşif sırasında rastlanan 1 adet ürünün, belediye şartnamesine uygun olarak üretilen 1 adet numune olduğu, işyerinde bir tek numune ürün dışında başka bir ürüne rastlanmadığı, ayrıca müvekkili şirketin bu ürünü hiçbir zaman üretmediği, kamuya sunulmuş olan ürünün yenilik özelliğini kaybedeceğinin açık olduğu, müvekkili şirketin teknik şartnameye uygun olarak 1 adet numune üretmesinin haksız rekabet ya da tasarım hakkına tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği savunulmuş olup, mahkemece bu savunma üzerinde durulmadığı gibi bu hususta yeterli araştırma da yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece bu savunma üzerinde de durulup, tespit edilen ve satılan ürünlerin ihale için üretilip üretilmediğinin belirlenmesi ve buna göre teknik şartnameye uygun olarak numune üretmesinin haksız rekabet ya da tasarım hakkına tecavüz olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunun da karar yerinde tartışılmaması da eksik inceleme olarak nitelendirilmiş ve yerinde olmamıştır.
Bu durumlar karşısında, yukarıda ayrıntısı açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak ölçüde önemli deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/11/2022 gün ve 2017/317 E. - 2022/396 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-Asıl davada davacı birleşen davada davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde asıl davada davacı birleşen davada davalı şirkete iadesine,
5-Asıl davada davalı birleşen davada davacı şahıs tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde asıl davada davalı birleşen davada davacı şahısa iadesine,
6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
8-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
9-İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca istinaf kararının neden ve şekline göre, icranın geri bırakılması için asıl davada davacı birleşen davada davalı şirketten alınan 32.000,00.TL tutarındaki nakit teminatın GERİ VERİLMESİNE,
10-İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca istinaf kararının neden ve şekline göre, icranın geri bırakılması için asıl davada davalı birleşen davada davacı şahıstan alınan 7.775,00.TL tutarındaki nakit teminatın GERİ VERİLMESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/10/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...