T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1747 - 2025/1958
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1747
KARAR NO : 2025/1958
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/12/2022
NUMARASI : 2021/213 E. - 2022/403 K.
DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/12/2022 tarih ve 2021/213 E. - 2022/403 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, müvekkilinin 2020 06370 sayılı çoklu tasarım başvurusuna, davalı Şirketin yaptığı itirazın dava konusu YİDK kararı ile kısmen kabule edilerek 2020 06370-17 sayılı tasarım tescilinin iptaline karar verildiğini, oysa dava konusu tasarımın davalı Şirketin redde mesnet alınan 2018 07812-4 sayılı tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olduğunu, davalı Şirketin redde mesnet alınan tasarımının müvekkiline ait 2018/02377-81, 2018/04893-4, 2018/01243-16, 2018/01243-8 ve
2018/02378-21 sayılı tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici bulunmadığını ileri sürerek, 2021-T-491 sayılı YİDK kararının 2020 06370-17 sayılı tasarımın reddi yönünden iptaline, davalı Şirketin
2018 07812/4 sayılı tasarımının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, dava konusu tasarımın müvekkiline ait tasarım karşısında yeni ve ayırt edici olmadığını, müvekkiline ait 2018 07812-4 sayılı tasarımın ise mesnet tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı yana ait dava konusu 2020/06370-17 sıra numaralı tasarımın davalı yana ait redde mesnet 2018/07812-4 sıra numaralı tasarım karşısında yeni
olduğu ancak ayırt edici bulunmadığı, davaya konu 2021-T-491 sayılı YİDK kararının yerinde olduğu,
davalı yana ait hükümsüzlüğü talep edilen 2018/07812-4 sıra numaralı tasarımın
davacı yana ait 2018/02377-81, 2018/04893-4, 2018/01243-16, 2018/01243-8 ve
2018/02378-21 sıra numaralı tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece tahkikat aşamasının usule uygun olarak bitirilmediğini, hüküm celsesinde taraflara son sözlerini sormadan yargılamayı bitirdiğini, diğer taraftan mahkemece hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi heyetinde halı pazarlama sektöründe uzman bilirkişinin yer almadığını, tasarımların karşılaştırılmasının bilgilenmiş kullanıcıya tasarımlar gösterilmeden profesör ve marka-patent uzmanlarından oluşan bilirkişi heyeti tarafından yapıldığını, keşif taleplerinin yerine getirilmediğini, tanıklarının dinlenmediğini, dava konusu tasarımın redde mesnet tasarımdan farklı olduğunu, diğer taraftan davalı Şirkete ait 2018 0781214-4 sayılı tasarımın müvekkili ve müvekkilinin diğer grup şirketlerine ait tescili tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olmadığını, anılan tasarımın yeni ve ayırt edici olup olmadığı ile ilgili hiç bir inceleme yapılmadığını, inceleme yapılırken SMK'nın 56/4-b maddesinin göz ardı edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, tasarım tescilinin iptaline dair YİDK kararının iptali ile tasarım hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı Yasa'nın 56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır.
Görüldüğü üzere anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24/04/2017 tarih ve 2015/13749 E.- 2017/2336 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olup olmadığı hususları, tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Somut olayda davacı, davalı Şirket adına tescilli 2018 07812-4 sayılı dava konusu konu tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olmadığını ileri sürmüş, ilk derece mahkemesince, davaya konu tasarımın davacı tarafça mesnet gösterilen tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğu sonucuna ulaşılmış ise de, davaya konu tasarımın mutlak yenilik vasfını taşıyıp taşımadığı hususunda bir inceleme yapılmamıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere, bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş ise o tasarım yeni kabul edilmeyecektir. O halde ilk derece mahkemesince mutlak yeniliğe ilişkin araştırma yapılmadan yazılı şekilde tasarım hükümsüzlüğüne ilişkin davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde mutlak yenilik araştırmasının yapılması işbu dava yönünden esasa etkili bir delil niteliğinde bulunduğundan, söz konusu husus değerlendirildikten sonra yeni bir karar verilmesi zorunludur. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/12/2022 gün ve 2021/213 E. - 2022/403 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-Davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 17/10/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :28/10/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.