T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1667 - 2025/1894
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1667
KARAR NO : 2025/1894
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/12/2022
NUMARASI : 2021/420 E. - 2022/440 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/12/2022 tarih ve 2021/420 E. - 2022/440 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2020/46953 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı Şirketin 2019/65668 sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak müvekkili başvurusuna itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazın kısmen kabulüne karar verildiğini ve başvuru kapsamından 29. ve 30. sınıftaki bir kısım malların çıkarıldığını, müvekkilinin bu karara yönelik itirazının ise YİDK tarafından reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkili markası ile davalı markasının aynı olmadığını, "..." kelimesinin İngilizce'de "yüzsüz" anlamına gelmekte iken "..." kelimesinin herhangi bir karşılığının olmadığını, dolayısıyla birbirinden farklı iki kelimenin söz konusu olduğunu, markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, dava konusu edilen Kurum kararının, önceki kararlar ile çeliştiğini ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-8411 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, süresi içinde davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davacının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkeme tarafından verilen kararın SMK'nın 6/1 maddesi hükmüne aykırı olduğunu, marka başvurusuna esas markanın, redde mesnet marka ile aynı olmadığını, redde mesnet "..." markası ile başvuruya konu "..." markasının kelime içeriklerinin ve kelimelerin sunulma tarzının birbirinden farklı olduğunu, bu 2 ibarenin İngilizce dilindeki karşılıklarının da birbirinden farklı bulunduğunu, "..." kelimesinin İngilizce'de "yüzsüz" anlamına gelmekte iken "..." kelimesinin herhangi bir karşılığının bulunmadığını, yine iki marka arasındaki harf farklılığının kelime anlamını değiştirdiği gibi telaffuzu da değiştirdiğini, SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında itiraza konu edilebilecek ikinci bir ihtimalin ise markaların benzerliği sebebiyle halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin bulunması olduğunu, tüketiciler tarafından karıştırılma ya da ilişkilendirilme ihtimali bulunmadığını, davalı Şirkete ait markanın kullanılmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira taraf markalarını oluşturan işaretler arasında yüksek düzeyli işitsel ve görsel benzerlik bulunduğu, işaretler arasındaki kavramsal farklılığın başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, redde mesnet markanın kullanım ispatına tabi bir marka olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.