T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1756 - 2025/1909
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1756
KARAR NO : 2025/1909
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/02/2023
NUMARASI : 2022/230 E. - 2023/59 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/02/2023 Tarih ve 2022/230 Esas - 2023/59 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış seri markaların sahibi olduğunu, davalının 43.sınıf hizmetlere ilişkin "..." ibareli marka başvurusunun müvekkilinin "..." ibareli markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, başvurunun tescili halinde müvekkilinin tanınmış markalarından haksız olarak yararlanacağını, müvekkiline ait markaların kapsamında 43.sınıf bulunmamakla birlikte, kapsamda yer alan “41. Sınıf: Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)” ile dava konusu marka kapsamında yer alan 43.sınıf hizmetlerin birbiri ile ilişkili hizmetler olduğunu, tanınmış markaların tescilli olmadıkları sınıflarda da korunmasının gerektiğini, müvekkilinin www....-tr.com ibareli alan adının 02.01.2004 tarihinden itibaren tescilli olduğunu, SMK'nın 6/6.maddesi kapsamında da davalı marka başvurusunun reddinin gerektiğini, başvuru sahibi tarafından başka bir ifade seçme olanağı sonsuzken, müvekkili marka ile görsel, işitsel ve sınıfsal olarak aynı denecek kadar benzer “...” ibaresinin tercih edilmek istenmesinin iltibas ve haksız rekabet şeklinde ortaya çıkan kötü niyetin bir göstergesi olduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 20.04.2022 tarih ve 2022-M-4923 sayılı kararının iptali ile 2020/69117 sayılı “...” ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, karşılaştırılan markaların tescil sınıflarının tamamen farklı olduğunu, iştigal alanı, sağlanan hizmet ve ürün açısından da en ufak bir benzerlik bulunmadığını, ‘...’ markasının ve marka hakkı sahibi ... Ticaret A.Ş.’nin başını çektiği sektörün ‘beyaz eşya’ sektörü olduğunu, markanın bilinirliğinin beyaz eşya sektörüyle sınırlı bulunduğunu, markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının " ... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait emtia benzerliği olan 2019 25523 sayılı "......" ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu , ve aynı zamanda dava konusu markanın kapsamında yer alan 43.sınıftaki "konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri" yönünden de emtia benzerliğinin bulunduğu, taraf markaları arasında bu hizmetlerde SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, bunun dışında kalan hizmetlerde ise iltibas oluşmadığı, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun gerçekleşmediği, davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin, SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret unvanından kaynaklanan üstün hakkının ve başvurunun kötüniyetle yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, dava konusu Türk Patentin 2022-M-4923 Sayılı YİDK kararının 2020/69117 sayılı markanın kapsamında yer alan 43.sınıf "konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri" yönünden iptaline, marka tescilli olduğundan bu sınıflar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markanın kapsamında bulunan 43.sınıf hizmetler ile müvekkili markasının tescilli olduğu 41.sınıf hizmetlerin benzer/ilişkili hizmetler olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/4060 Esas, 2020/11278 Karar sayılı ve 2011/14670 Esas, 2012/20955 Karar sayılı kararlarının da bu yönde verildiğini, müvekkilinin mesnet markalarının tanınmışlığı nedeniyle dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarından biri algısını yaratacağını, SMK'nın 6/5.maddesindeki şartların oluştuğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru markası ile itiraza mesnet markaların kapsadıkları mal ve hizmetlerin farklı olduğunu, bu nedenle SMK'nın 6/1.maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, 43.sınıftaki "konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri" ile 41.sınıftaki "sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri" arasında benzerlikten söz edilemeyeceğini, farklı ihtiyaçları karşıladıklarını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının tescil sınıflarının tamamen farklı bulunduğunu, "..." markalarının ve davacının başını çektiği sektörün "beyaz eşya" mallarına yönelik olduğunu, davacı markalarının bilinirliğinin bu sektörle sınırlı olduğunu, 41.sınıf ile 43.sınıf arasında dolaylı bir bağlantıdan söz edilebileceğinin ve markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığının bilirkişi raporu ile de ortaya konulduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : 1-Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli 43.sınıf hizmetlere ilişkin marka başvurusu ile davalı Şirket'in 2019/25523 sayılı "..."..." ibareli markası arasında, asli unsurlarını oluşturan "..." ibaresinin ortaklığı nedeniyle, 43.sınıf "konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri" bakımından SMK'nın 6/1.maddesi anlamında görsel, işitsel ve kavramsal yönlerden benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacı markalarının tanınmışlığı nedeniyle SMK'nın 6/5.maddesindeki koşulların oluşacağının ve kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2- Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davalı Şirket'in 43. sınıf hizmetler için “..."” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğu, başvurunun ilanına karşı davacının yukarıda belirtilen markalarını gerekçe göstererek gerçekleştirdiği itirazın, önce Markalar Dairesi ve nihai olarak da YİDK tarafından emtia benzerliğinin gerçekleşmediği gerekçesiyle reddedildiği, eldeki davada mahkemece dava konusu başvuru ile davacının 2019/25523 sayılı markasının 43.sınıf "konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri" bakımından SMK'nın 6/1.maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu kabul edilerek davanın kısmen kabul edildiği, gelinen aşamada uyuşmazlığın, başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, 43.sınıf hizmetler yönünden SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında iltibas bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir. Bu durumda önemli olan, halkın işaretler arasında herhangi bir şekilde herhangi bir nedenle bağlantı kurma ihtimali olup, buradaki "ihtimal" kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelimedir ve şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ile bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir (Yargıtay HGK, 15/11/2013 Tarih, 2013/11-202, 2013/1587).
Açıklananlar çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, taraf markalarının asıl unsurlarının "..." ibareli olduğu, dolayısıyla ibareler yönünden markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu kanaatine varılmıştır. Esasen marka işaretleri arasındaki benzerlik mahkemenin de kabulündedir.
Taraf marka işaretleri arasında benzerlik görüldüğünden, markaların kapsamlarında kalan mal ve hizmetlerin benzer olup olmadığının incelenmesi gereklidir. Davalı Şirket'in 2020/69117 sayılı başvuru markasının kapsamındaki hizmetler, 43 sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için ver sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri."dir. Davacının 2019/25523 sayılı markası ise 41. sınıfta " Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor,
kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için
bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya
ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film,
televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri.
Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." için tescillidir.
Her ne kadar mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davacının mesnet gösterdiği 2019/25523 numaralı "...'le söz sende" ibareli
markasının 41.sınıfta yer alan hizmetlerden yalnızca “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri" ile başvuruda yer alan 43.sınıftaki “ konferans ve çeşitli toplantılar
için yer sağlama hizmetleri” nin dolaylı olarak birbirini tamamlayan, ilişkili hizmetler olabileceği, bunun dışında tarafların markalarında yer alan hizmetlerin birbirleriyle yakından bağlantılı olmadığı, biri diğerinin doğal sonucunu oluşturabilecek ilişkili mallar/hizmetler bulunmadığı ve firmalar arasında bir illiyet bağının kurulamayacağı bildirilmişse de, 43. sınıfta yer alan yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetlerinin kompleks yapısı nazara alındığında, bu hizmetler ile 41. sınıftaki eğitim ve öğretim hizmetleri, sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri, spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil) arasında yakın ilişki bulunduğunun ve anılan hizmetler yönünden ilişkilendirilme ihtimali dahil, iltibas ihtimalinin olduğunun kabulü gereklidir. Yargıtay 11. H.D.'nin 17.12.2012 tarih ve 2011/14670 E.- 2012/20955 K., 30/05/2016 tarih ve 2015/10992 E.- 2016/5895 K., 12/02/2020 tarih ve 2018/4060 E.- 2020/1278 K. sayılı kararları da bu yöndedir.
Bu durum karşısında mahkemece, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, Dairemizce HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 22/02/2023 gün ve 2022/230 Esas - 2023/59 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın KABULÜ ile ...'nun 2022-M-4923 sayılı YİDK kararının İPTALİNE,
4-Davalının Şirket adına tescilli 2020/69117 sayılı "..." ibareli markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE,
5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70-TL’nin düşümü ile kalan 534,70-TL bakiye karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.400,00-TL bilirkişi ücreti, 196,00-TL tebligat ve posta gideri, İstinaf aşamasında yapılan 70,00-TL tebligat ve posta ücreti, 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 3.404,00-TL yargılama giderine, 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 3.565,40-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalılar tarafından yapılan giderlerin uhdelerinde bırakılmasına,
9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
10-Davacıdan peşin olarak alınan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
11-Davalılardan ayrı ayrı alınması gereken 615,40'ar TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 269,85'er TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55'er TL'nin davalı ...'ndan ve davalı Şirket'ten ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.