T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1593 - 2025/1835
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1593
KARAR NO : 2025/1835
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/03/2023
NUMARASI : 2022/213 E. - 2023/117 K.
DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının
İptali - Tasarımın Hükümsüzlüğü)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/03/2023 Tarih ve 2022/213 Esas - 2023/117 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, 1970 yılından beri sektörde faaliyette bulunan, çok sayıda ülkeye ürün ihraç eden ve hali hazırda onlarca marka tasarım tesciline sahip olan müvekkilinin, davalı şirketin 2021/008290-3 sayılı tabak tasarım tescili talebine yönelik itirazının reddedildiğini, oysa anılan tasarımın müvekkilinin tasarımları ile aynıyet derecesinde benzer olup tasarımın korunabilmesi için gerekli olan yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımadığını, tasarıma ilişkin yenilik incelemesinin Dünya da mevcut bütün tasarımlar esas alınarak yapılması gerektiğini ve bu şartları taşımayan davaya konu tasarımın tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek, 2022/T-391 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2021/008290-3 sıra sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davaya konu olan 2021/008290-3 sıra numaralı tasarım ile itiraza gerekçe olarak gösterilen 2020/10047-2 ve 2004/04683-3 sıra numaralı tasarımların genel izlenim itibarıyla farklı olduğunu, müvekkilin tasarımının çukur tabak olarak tarif edilen derin bir kesime sahipken, davacının itiraza konu tasarımlarının düz bir kesime sahip olduğunu, dolayısıyla müvekkil tasarımları ile itiraza gerekçe gösterilen davacı tasarımları arasında kesit şekilleri, form ve derinlik gibi noktalarda farklılıkların mevcut olup davaya konu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı gözüyle itiraza gerekçe gösterilen tasarımlardan tamamen ayrılarak yeni ve ayırt edici bir izlenim bıraktığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 2021/008290-3 sayılı makarna tabağı niteliğindeki dava konusu tasarımda, ürünün genel formuna uygun taban ve boyun kullanılması ve haznenin kullanım amacına uygun derinliğe sahip olmasının harcıalem hale gelmiş bir uygulama olup ana gövde yapısının benzerliğinin beklenen bir durum olduğu, ancak davaya konu tabak tasarımında amaç içerisine konulan gıdaların dökülmeden sofraya sunumunun sağlanması iken, davacının itiraza mesnet tabak tasarımlarının tek başına kullanılmaktan öte fincan ile bir bütünlük sağlayarak kullanılmak amacıyla üretildiği, yandan bakıldığında belirgin bir derinliğe sahip çanak şeklinde üçgen bir form görülürken, davacının itiraza mesnet tasarımında ince bir dilime sahip kenarları yuvarlatılmış üçgen bir formun gözlemlendiği, tasarımlarda ortak özellik olarak belirtilen kısımların teknik zorunluluktan veya mutat özelliklerden kaynaklandığı, tasarımlar arasındaki farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde tasarımlara farklı bir ürün kimliği kazandırdığı ve karışıklığa yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığı gibi aynı üretici firmaya ait birbirinin devamı ya da çeşitleri gibi algılanamayacağı ve resen yapılan araştırmada tasarımın yeniliğini öldürecek önceki tarihli kamuya sunulmuş herhangi bir dokümanın tespit edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunmadığını, başka firmalar tarafından daha önce kamuya sunulduğunu, e- ticaret sitesi olan ....com platformundan tescil başvurusundan çok uzun süre önce pek çok ülkede satışının yapıldığının anlaşıldığını, müvekkilinin başvurudan önce tescil edilmiş tabak tasarımlarının asimetrik formları ve genel yapıları bakımından dava konusu tasarıma oldukça benzediğini, hangi amaçla kullanıldıkları ve buna bağlı olarak derinlikleri bakımından farklı olmalarının tasarımların birbiriyle benzer olmadığı çıkarımı için yeterli olmadığını, bu itibarla müvekkilinin tasarımının fincan tabağı ve davaya konu tasarımın makarna tabağı olarak adlandırılmış olmasının tasarımları benzer olmaktan çıkarmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, endüstriyel tasarımla ilgili Kurum kararlarının iptali ve tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi ile tasarımın genel formları, derinlik çalışmaları ve tutma alanları itibariyle tasarımcının geniş bir seçenek özgürlüğünün bulunduğu, dava konusu tabak tasarımı ile davacının itiraza dayanak tasarımları arasında ortak özellik olarak belirtilen kısımların teknik zorunluluktan veya mutat özelliklerden kaynaklandığı, ancak tasarımların kullanım amacına uygun olarak farklı bir derinlik ve geometrik formlara sahip olduğu, anılan bu farklılığın bilgilenmiş kullanıcı nezdinde üretiliş amacına uygun şekilde tasarımlara farklı bir kimlik kazandırdığı, davaya konu tasarımın mutlak anlamda yeni sayılacağının belirlendiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve kendi içerisinde tutarlı olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 345,55-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 09/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/10/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.