T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1604 - 2025/1942
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1604
KARAR NO : 2025/1942
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/06/2023
NUMARASI : 2022/395 E. - 2023/324 K.
DAVANIN KONUSU : 5846 Sayılı Kanundan Kaynaklı Mali Hakların İhlal Edildiğinin Tespiti
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/06/2023 tarih ve 2022/395 E. - 2023/324 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacıların ilim edebiyat eserleri alanında 513 eser sahibinin ve yayıncılık alanında 897 yayıncı hak sahibini temsil ettiklerini, üniversite kütüphaneleri ve diğer tesislerde bulunan ilim ve edebiyat eserlerinin kısmi kopyalanması ve ödünç verilmesi faaliyetleri için eser sahiplerinden izin alınması gerektiğini, münhasıran çoğaltma ve yayma hakkına sahip olan eser ve mali hak sahiplerinin, yayıncıların, başka kişi ve kuruluşlara bu hakları belli süre ve koşullar içinde kullanımları için verdikleri izin olan lisans alma süreci ile ilgili davacılar tarafından daha önce davalı üniversiteye lisanslamaya yönelik yazılı ve sözlü bildirimler yapıldığını, ancak sonuç alınamadığını, 5846 sayılı yasanın 33. maddesinde yer alan temsil serbestisinin kısmı kopyalama ve ödünç verme faaliyetlerini kapsayacak şekilde genişletilerek yorumlanmasının mümkün olmadığını, üniversiteler bünyesinde ilim edebiyat eserlerinin kısmı kopyalama ve ödünç verme faaliyetlerine dayalı kullanımlarının FSEK kapsamındaki hukuki nitelendirilmesinde bir tereddüt ve belirsizlik olduğunu ileri sürerek davalı üniversitenin bünyesinde yer alan kütüphaneler, kısmı kopyalama (fiziki ya da dijital) mekanları (üniversiteye ait olanların yarısına sözleşmeli fotokopi işletmeleri dahil) ve benzeri yerlerde yerinde inceleme yapılarak davacı meslek birliklerinin üyelerine ait eserlerle ilgili kısmi kopyalama ve ödünç verme faaliyetlerinin yapılıp yapılmadığının tespiti ve yapılması halinde bu faaliyetin hukuki nitelendirmesinin yapılarak haksız fiil olup olmadığının tespiti talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kamu tüzel kişiliğine sahip bir vakıf üniversitesi olduğunu, bu anlamda verilen eğitim öğretim hizmetinin niteliği ve hukuki statüsü bakımından devlet üniversiteleri ile vakıf üniversitelerinin aynı olduğunu ve kamu hizmeti verdiğini, davacı taleplerinin hukuka aykırı olduğunu, üniversite bünyesinde hiçbir şekilde herhangi bir ilim edebiyat eserinin kopyalanmadığını, çoğaltılmadığını, bu nedenle çoğaltma ve yayma hakkının ihlalinin söz konusu olmadığını, bir kamu tüzel kişiliğine sahip olan ve kamu hizmeti veren davalı üniversitenin kazanç amacı gütmeyen bir eğitim kurumu olduğunu ve kanunda düzenlenen temsil serbestisinin, çoğaltma hakkının bir istisnası olduğunu, davacı meslek birliklerinin talebinin yerine getirilmesinin üniversitelerin kanuni görevlerini yerine getirmesini ve öğrencilerin amaca uygun olarak yetiştirmesini baltalayacağını ve kamu zararına sebep olacağını, üniversite kütüphanesinin halka açık bir mahal olmadığını, bu nedenle FSEK madde 41 kapsamında kalmadığını ve meslek birliklerinin tarife yayınlayıp sözleşme yapabileceği alanlar dışında kaldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kanunla kamu tüzel kişiliği kazanmış bulunan bir yüksek öğretim kurumu olduğu, davalıya ait "https://....edu.tr/" internet adresi bilirkişi marifetiyle incelendiğinde; davacıların üyelerinin eser sahibi oldukları kitapların kütüphane kataloğunda oldukları, kitapların tipi, yazar adı, yayın yeri ve tarihi, yayınevi adı gibi bilgilere yer verildiğinin gözlemlendiği, "https://....edu.tr/" internet adresinde tespit edilen kitapların, aynı zamanda davalıya ait fiziki kütüphanelerde somut olarak bulunduğu, davalı merkez kütüphanesinde yer alan kopyalama merkezinde yapılan yerinde incelemede, ders notları ve bir adet makalenin dijital ortamda kırtasiye bilgisayarında kayıtlı olduğu, söz konusu kopyalama merkezlerinde davacılara ait yetki sahibi oldukları herhangi bir esere fiziki olarak veya kopyalama merkezinde yer alan bilgisayarlarda denk gelinmediği, davalının, kütüphane bünyesinde yer alan basılı materyalleri, üniversite öğrencileri, akademisyenler, kütüphane üyesi mezun öğrenciler ve üniversite idari personeline ödünç verdiğinin tespit edildiği, davalı bünyesinde yer alan kopyalama merkezleri ve fotokopi odası içerisinde, davacıların üyelerine ait eserlerin çoğaltılıp yayıldığı iddiasının ispat edilemediği, davalının, bünyesinde barındırdığı basılı materyalleri ödünç verme eyleminin 5846 sayılı FSEK m.33 kapsamında yer alan hukuka uygunluk sebebi içinde mütalaa edildiği, davalının bir vakıf üniversitesi olup kâr amacı bulunmadığı, ödünç verdiği kitaplarda; eser sahibinin ve eserin adının mutat şekilde açıklandığı, davalının ödünç verme faaliyetinin, eğitim ve öğretim maksadıyla sınırlı olduğu, ayrıca; eserlerin temsilinin doğrudan olması koşul olmayıp, dolaylı olarak da eserin temsilinin mümkün bulunduğu, eserin temsili kavramı içine; eserden doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarıyan aletlerle göstermek gibi temsil suretiyle faydalanmanın da girdiği, bir eserin eğitim ve öğretim maksadıyla ödünç verilmesinin, aynı zamanda o eserin gösterilmesi anlamına da geldiği, davalının ödünç verme eyleminin, 5846 sayılı FSEK m.33 hükmü kapsamında kalmakta olup hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kararda fiilen tespiti yapıldığı belirtilen ödünç verme eyleminin aynı zamanda eserin gösterimi anlamında temsil olarak değerlendirilmesinin 5846 Sayılı Yasa hükümlerine aykırı olduğunu, bir eylemin aynı anda hem ödünç verme hem de temsil olarak nitelendirildiğini, bu şekilde bir değerlendirmenin FSEK hükümleri kapsamında mümkün olmadığını, çünkü bir üniversite kütüphanesinde bir ilim edebiyat eserinin ödünç verilmesi eylemindeki unsurların FSEK 24. maddesinin tanımladığı temsil unsurlarını taşımadığını, temsilin, eserin işlenmesi veya çoğaltılmasından farklı olarak; geçici nitelikte, seyirci veya dinleyicilerden oluşan bir kitleye sunulmasını ifade ettiğini, FSEK m. 33’te düzenlenen temsil serbestîsinin de aynı kapsamda olduğunu, ödünç vermenin FSEK 23. maddede Yayma Hakkı başlığı altında düzenlenmiş olması nedenleriyle hukuken "TEMSİL" olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, mahkemenin değerlendirmesi de bu nedenlerle isabetli olmayıp, bu değerlendirmeye dayalı olarak kurulan hükmün de hatalı olduğunu, tespiti yapılan ödünç verme eylemlerinin, "temsil" kapsamında değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmaması gerçeği karşısında, hukuka uygunluk sebebi olarak mütalaa edilen FSEK madde 33'de düzenlenmiş "temsil serbestisi"nin bu eylemler için geçerli olmadığını, mahkeme kararında, FSEK'in 33. Maddesine yer verdiğini, ancak "yüzyüze eğitim ve öğretim maksadıyla" şartına ilişkin hiç bir değerlendirme yapılmadığını, kütüphaneden bir kitabın ödünç verilmesi eyleminin, temsil olup olmamasından bağımsız olarak, öğretmen ve öğrencilerin aynı mekanda bulunarak eğitim ve öğretim yapmaları faaliyetiyle bir ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, 5846 sayılı FSEK'ten kaynaklanmaktadır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı üniversite içerisinde bulunan kopyalama merkezlerinde davacılara ait yetki sahibi oldukları herhangi bir esere fiziki olarak veya kopyalama merkezinde yer alan bilgisayarlarda denk gelinmediğinin tespit edildiği, davalı bünyesinde yer alan kopyalama merkezleri ve fotokopi odası içerisinde, davacıların üyelerine ait eserlerin çoğaltılıp yayıldığı iddiasının ispat edilemediği,
diğer yandan davalının, kütüphane bünyesinde yer alan basılı materyalleri, üniversite öğrencileri, akademisyenler, kütüphane üyesi mezun öğrenciler ve üniversite idari personeline ödünç verdiğinin tespit edildiği, davalının ödünç verme eyleminin ise hukuka uygun olduğu, zira 5846 sayılı Kanun’un 33. maddesinde “Yayımlanmış bir eserin; tüm eğitim ve öğretim kurumlarında, yüzyüze eğitim ve öğretim maksadıyla doğrudan veya dolaylı kâr amacı gütmeksizin temsili, eser sahibinin ve eserin adının mutat şekilde açıklanması şartıyla serbesttir” hükmünün bulunduğu, buna göre davalıya isnat olunan eylemin belirtilen kanuni düzenlemeler kapsamında temsil serbestisi ve eğitim istisnası kapsamında kaldığı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/136 Esas ve 2020/3265 Karar sayılı kararı), kaldı ki bu yöndeki yorumun üniversitelerin kanun ile kendilerine verilen görevi yerine getirmesine ve öğrencilerin de amaca uygun olarak yetiştirilmesine katkı sağlayacağı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 17/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/10/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.