T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1595 - 2025/1860
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1595
KARAR NO : 2025/1860
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/05/2023
NUMARASI : 2022/386 E. - 2023/209 K.
DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/05/2023 Tarih ve 2022/386 Esas - 2023/209 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalılar ..., ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın 2021/18276 sayılı ve "..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin "..." ibareli markaları ile dava konusu başvurunun ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, dava konusu markaların fonetik ve görünüm olarak benzer olmalarından dolayı tüketiciler nezdinde iltibasa neden olacağını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, davalı şahsın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2022-M-12612 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiş, anılan davalı vekili yargılama sırasındaki beyanlarında davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının itirazına mesnet 52040, 107301, 107309 sayılı markalar hükümden düştüğünden, değerlendirmeye alınmadığını, dava konusu başvuru kapsamında yer alan “çaylar ve buzlu çaylar” mallarının, davacı markalarında yer alan "çay" emtiası ile aynı veya aynı tür olduğu, dava konusu başvuru kapsamında kalan “Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez.” mallarının ise davacı markalarında yer alan çay emtiası ile aynı tür ve/veya benzer olmadığı, davacı markalarının esas unsurunun "..." ibaresi üzerinde toplandığı, dava konusu markanın esas unsurunun ise "..." ibaresi olduğu, "..." ibaresinin "..." sözcüğünü niteleyen sıfat konumunda olduğu, "..." sözcüğünün "çay" emtiası açısından direkt tanımlayıcı olmadığı, buna göre daha önce itiraza mesnet markaları gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu marka başvurusunu davaya konu "Çaylar, buzlu çaylar." emtiaları üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, bu emtialardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu marka ile itiraza mesnet markalar arasında ilişki kurabileceği, marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunabileceği, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında "Çaylar, buzlu çaylar." emtiaları bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davacı markalarının tanınmış olduğunun ve kötüniyet iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile "çaylar, buzlu çaylar." emtiaları bakımından 2022-M-12612 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvuru ile müvekkilinin "..." ibareli markalarının dava konusu mallar bakımından ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, müvekkilinin markalarının tanınmışlığına zarar vereceğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamına benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliği düşük ve davacının tekeline bırakılması mümkün bulunmayan bir ibare olduğunu, dava konusu başvuruya, diğer unsurlarla birlikte yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik olmadığını, markalarda ortak olarak bulunan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, kimsenin tekeline bırakılamayacağını, dava konusu başvurunun davacının markalarından yeterince farklılaştığını, davacının markalarının tanınmışlığını ispatlayamadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE :1-Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf "çaylar, buzlu çaylar" malları yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunun dava konusu başvuruda aynen yer aldığı, her ne kadar "..." ibaresinin çay emtiası yönünden tanımlayıcı olduğu ve ayırt edicilik taşımadığı ileri sürülmüş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.03.2012 tarih, 2010/4132 E., 2012/3269 K. ve 19.01.2015 tarih, 2014/15448 E., 2015/649 K. sayılı kararlarında da açıkça kabul edildiği üzere "..." ibaresinin, çay ürünü yönünden tanımlayıcı bir nitelik taşımadığı, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/2033 -2022/6019 E/K sayılı ilamında da "... ..." ibaresinin davacının itirazına mesnet markaları ile benzer bulunduğu, diğer taraftan davacının markalarının tanınmış olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarında açıklandığı üzere mal ve hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı değerlendirilirken her iki grup mal ve hizmetlerin aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olup olmadığı, hammadde-mamül ilişkisinin bulunup bulunmadığı, birbirlerini bütünleyici/ tamamlayıcı olup olmadıkları gibi hususlarının dikkate alınması gerekmektedir. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf "toz şeker , kesme şeker" malları ile davacının markaları kapsamında yer alan "çay" emtiasının aynı tüketici kitlesine hitap ettiği, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olduğu, birbirlerini bütünleyici/ tamamlayıcı bulundukları ve bu nedenle sayılan mallar yönünden de tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığından, ilk derece derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü doğru görülmemiş, davacı vekilinin bu yöne ilişen istinaf itirazları yerinde görülmüştür.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf "çaylar, buzlu çaylar" malları yanında aynı sınıfta yer alan "Toz şeker, kesme şeker" malları yönünden de SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ile ... vekillerinin tüm, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ 05/05/2023 gün ve 2022/386 Esas - 2023/209 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın KISMEN KABULÜ ile ... YİDK'ın 2022-M-12612 sayılı kararının 30. Sınıfta yer alan "Toz şeker, kesme şeker, Çaylar, buzlu çaylar" malları bakımından KISMEN İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-Davanın kısmen kabulü nedeniyle, A.A.Ü.T. göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davanın kısmen reddi nedeniyle, A.A.Ü.T. göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafından ilk derece yargılamasında yapılan 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 371,42-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 70,00-TL tebligat ve posta gideri, 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 4.679,42-TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 2.339,71-TL'ye, 80,70-TL başvuru harcı, 80,70-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.501,11-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 122,50-TL posta masrafı ve 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan 860,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 430,25-TL davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davanın kabul ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 369,00-TL davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı kurum üzerinde bırakılmasına,
10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
11-Davacı tarafından tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
12-Davalılardan Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 615,40'ar-TL karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 269,85'er-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 10/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.