T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1575 - 2025/1882
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1575
KARAR NO : 2025/1882
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/03/2023
NUMARASI : 2022/307 E. - 2023/108 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/03/2023 tarih ve 2022/307 E. - 2023/108 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2019/121115 sayılı ve "... ..." ibareli marka başvurusunun davalı şirketlerin "..." ibareli markalarını mesnet göstererek yaptıkları itiraz üzerine diğer davalı TÜRKPATENT 2022-M-7784 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu marka ile davalıların markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığını, markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin "..." markasının tanınmış marka olarak tescil edildiğini, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin de düşük olduğunu, günlük hayatta sıklıkla kullanıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT 2022-M-7784 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Organik Tarım İşletmeleri A.Ş. vekili, "..." ibaresinin davacının çatı markası olduğunu, hukuki değerlendirmenin buna göre yapılması gerektiğini, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olmadığını, davacı markasının ise müvekkili markasıyla benzer değil tamamen aynı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu olan mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğinin gerçekleştiği; davacının markasında kullanılmış olan "..." işaretinin davacının çatı markası olduğu, dolayısıyla somut uyuşmazlıkta; dava konusu edilen işarette markasal hüviyette esas korunma altına alınması istenen esas unsurun "..." ibaresi olduğu; kısmi redde mesnet alınan markalarda "..." ibaresinin esas unsur olduğu; daha önce redde mesnet markaları gören, işiten, bu markalı mal ve hizmetlerden yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, daha sonra başvuru markasını davaya konu mal ve hizmetler üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, davaya konu mal ve hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı redde mesnet markalar ile ilişkilendireceği, bu markayı redde mesnet markaların serisi niteliğinde zannederek tüketim tercihinde bulunabileceği, bir kısım tüketicilerin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebilecekleri, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, yeni heyetten rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, müvekkilin dava konusu marka kullanımı nedeniyle müvekkili şirket aleyhine açılan tecavüzün önlenmesi, tespiti, ref'i ve haksız rekabetin önlenmesi, tespiti ve ref'ine ilişkin davanın Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/6 E. - 2022/206 K. sayılı kararı ile reddedildiğini, "..." ibaresinin çatı markası olduğunun düşünülemeyeceğini, tüketicinin markayı bir bütün olarak algılayacağını, "..." ibaresinin de müvekkilinin markasını farklılaştırdığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "... ..." ibareli başvuru ile davalıların "..." esas unsurlu mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, zira, dava konusu başvurudaki "..." ibaresinin davacının çatı markasını oluşturduğu, bu durumda markada koruma altına alınmak istenen unsurun "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin ayırt ediciliği yüksek değil ise de, dava konusu markayı mesnet markalardan uzaklaştıracak başkaca bir unsura yer verilmediği, bu durumda davalı şirketlerin mesnet markalarının esas unsurunun başvuruda da tek esas unsur olarak yer aldığı, tüketicilerin dava konusu mal ve hizmetlerin ticari kaynağı hakkında yanılgıya düşebilecekleri; davacı vekilinin yeni heyetten rapor alınma talebi kabul edilmemiş ise de, bilirkişilerin görüşü hakim için bağlayıcı olmayıp HMK'nın 282. maddesinde uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği; öte yandan, Bakırköy 1. FSHHM'nin 2022/6 E.-2022/206 K. sayılı kararının da İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesinin 30.04.2025 tarih ve 2023/3 E.-2025/689 K. sayılı kararı ile kaldırıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 08/11/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.