T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1682 - 2025/1947
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1682
KARAR NO : 2025/1947
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/01/2023
NUMARASI : 2022/416 E. - 2023/30 K.
DAVANIN KONUSU : Yargılamanın İadesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/01/2023 tarih ve 2022/416 E. - 2023/30 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili, Ankara 1 FSHHM'nin 2017/332 E. 2019/613 K. sayılı kararı ile müvekkili aleyhine 5846 sayılı Yasanın 68. maddesi uyarınca 82.295,00 TL telif tazminatına hükmedildiğini, mezkur karar hakkında istinaf taleplerinin esastan reddedilerek, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 2020/1192 E. 2022/593 K. Sayılı ilamı ile kesinleştiğini, istinaf dilekçesinden sonra 22/12/2020 tarihinde İstanbul 2.Fikri Ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2018/445 Esas sayılı dosyasının karara çıktığını, anılan kararda Ankara 1 FSHHM'nin 2017/332 E. 2019/613 K. sayılı kararında esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğunun tespit edildiğini, HMK'nın 189/2 maddesinde " hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz " düzenlemesinin yer aldığı, ceza mahkemesince verilen kararın bu davada verilen karardan daha sonra olması nedeniyle bu hususların ilk derece yargılamasında ortaya konulamadığını ileri sürerek, yargılamanın yenilenmesi ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığını, önceki yargılamada verilen kararın yerinde olduğunu, kararda bir hata bulunmadığını savunarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, ceza hukuku açısından keşif, arama ve el koyma tutanaklarında belirtili zorunlulukların HMK kapsamında bulunmadığı, her iki kanunun yargılama usullerinin ve tutanak tutma şartlarının, davaların konuları ve araştırma usullerinin farklı olduğu, bu kapsamda ceza dava dosyasında tutanağın geçersiz kabul edilmesinin mahkemeyi bağlamayacağı, somut olayda kanunda sınırlı sayıda sayılmış bulunan yargılamanın yenilenmesini gerektirecek herhangi bir sebebin mevcut olmadığı, HMK 375. maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, Ankara 1 FSHHM'nin 2017/332 E. 2019/613 K. sayılı kesinleşmiş kararında dayanak yapılan delilerin hukuka aykırı olduğunun aynı olay nedeniyle İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2018/445 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ile tespit edildiğini, ilk kararın istinafından sonra ortaya çıkan bu durumun ilk yargılama sırasında ileri sürülemediğini, TBK'nın 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesinde yapılan bu tespitin hukuk mahkemesini bağlayacağını, ayrıca ceza mahkemesinde yapılan yargılamada ilk karara esas alınan tespitte hakimin bulunmadığı, hakimin hazır olmadığı keşfin geçerli kabul edilemeyeceği sonucuna varıldığını, HMK'nın 189/2 maddesi uyarınca da hukuka aykırı elde edilen delillerin dikkate alınmayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, yargılamanın yenilenmesi taleplerinin kabulü ile davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE :Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 374 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın iadesi talebi, hukuki niteliği itibariyle ayrı ve bağımsız bir dava olup, yargılamanın iadesi istenen davanın devamı niteliğinde değildir. Nitekim, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 10. maddesinde de, yargılamanın iadesini talebini içeren davaların, yeni davalar gibi harca tabi oldukları düzenlenmiştir. Harçlar Kanunu'nun 32. maddesinde ise yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı belirtilmiştir. O halde mahkemece, yargılamanın iadesi dava dilekçesinin ayrı bir dava olarak esasa kaydedilmesi, davacının dava açarken gerekli harçları yatırmasından sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekmektedir (Aynı yönde Yargıtay 1. HD'nin 2017/3065 E., 2020/830 K.- 14. HD'nin 2016/16008 E.,2019/7416K.- 23. HD'nin 2016/1523 E., 2018/3015 K. sayılı ilamları).
Somut uyuşmazlıkta ise mahkemece, yargılamanın iadesi talebini içeren dava dilekçesi ayrı bir dava olarak esasa kaydedilmiş ise de davacılardan dava açarken yatırması gereken yargılama harçları tahsil edilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yine yargılamanın iadesi talebi, hukuki niteliği itibariyle ayrı ve bağımsız bir dava olup, yargılamanın iadesi istenen davanın devamı niteliğinde olmadığından, aleyhine yargılamanın yenilenmesi davası açılan hükmün davalısının, yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurması durumunda, yeni açılan davanın davacısı olacağı tabiidir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta da yargılamanın iadesi davasını açan ... ve ... İnşaat Tic. A.Ş davacı konumunda olup, mahkemece karar başlığında anılan kişilerin davalı olarak gösterilmesi de doğru görülmemiştir.
Bu itibarla Dairemizce, davacılar vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacılar vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/01/2023 gün ve 2022/416 E. - 2023/30 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-Davacılar vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-Davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 179,90'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacılara iadesine,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 17/10/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/10/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.