T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1537 - 2025/1738
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1537
KARAR NO : 2025/1738
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/06/2023
NUMARASI : 2022/454 E. - 2023/228 K.
DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/06/2023 Tarih ve 2022/454 Esas - 2023/228 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, davalı şahıslar "... ..." ibareli başvurusuna "..." ibareli markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının markalar arasında emtia benzerliğinin bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkiline ait markaların SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzer olduğunu, müvekkilinin markası tanınmış olduğundan tüm sınıflarda korunması gerektiğini ileri sürerek, YİDK'ın 2022-M-11677 sayılı kararının iptali ile başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluşmadığını, “... ...” ibareli markanın, davacıya ait “...” ibareli markaları akla getirmediğini, onun itibarından haksız yere faydalanması veya ayırt edicilik karakterini zedelemesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tarafların markalar arasında, işaretler bakımından benzerlik bulunduğu, ancak dava konusu markanın kapsamındaki hizmetler ile davacının markalarının kapsamındaki mallar/hizmetlerin aynı/aynıtür/benzer/ilişkili olmadığı, davacının tanınmışlık gerekçeli itirazının da yerinde bulunmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece tarafların marka işaretlerinin benzer olduğunun kabul edilmesine rağmen markalar arasında emtia benzerliği bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu, markalar arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, ayrıca müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ve ayırt ediciliğinin yüksek bulunduğunu, diğer taraftan mahkeme kararının gerekçeli olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar taraf marka işaretleri arasında benzerlik mevcut ise de dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 44. sınıftaki "Güzellik bakım hizmetleri" ile davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik olmadığından, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davacı markalarının tanınmış olduğu mobilya sektörü ile başvuru kapsamında bulunan hizmetlerin hiçbir yakınlığının ya da ilişkisinin olmadığı gözetildiğinde, SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 26/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.