T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1467 - 2025/1697
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1467
KARAR NO : 2025/1697
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/01/2023
NUMARASI : 2021/397 E. - 2023/18 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/01/2023 Tarih ve 2021/397 Esas - 2023/18 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin “...” ibareli seri markaların sahibi olduğunu, davalının 2019/129764 sayılı “...”
markası ile müvekkilinin "..." asli unsurlu markaları arasında 14.sınıf mallar 35.sınıfta 14.sınıf malların satışına özgü mağazacılık hizmetleri açısından
benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu,
dava konusu markanın davalı tarafından kullanılmasının
müvekkilinin seri markalarının çekici gücünden yararlanılması ve bu meyanda sunulan
ürünlerin müvekkilinin işletmesinin ürünü olduğu biçiminde bir intiba oluşması sonucunu doğuracağını,
müvekkilinin tanınmışlığı ve uzun süreli marka kullanımına dayanan hakkını olumsuz
yönde etkileyeceğini, davalının bu tanınmışlıktan dolayı haksız kazanç sağlayacağını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 2021-M-7311 sayılı sayılı kararının iptaline,
2019 129764 sayılı “...” ibareli markanın 14.sınıf mallar ve 35.sınıfta bu malların satışıyla ilgili kısım yönünden
hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, davacı tarafından “...”, “... ...” veya “... o'...” markalarının mücevher emtiası
üzerinde son 5 senedir etkin biçimde kullanıldığını gösterir hiçbir delil sunulamadığını, bu nedenle karıştırılma ihtimali bakımından dikkate
alınmalarının da mümkün olmadığını,
müvekkilin “...” markası ile davacı markasının görsel, işitsel veya anlamsal açıdan
birbirinden farklı olduğunu, "..." ibaresinin coğrafi yer adı olması sebebiyle zayıf marka niteliği taşıdığını, ancak
sınırlı bir korumadan faydalanabileceğini,
tüketicinin açık bir anlamı bulunan “...” ve “...” ibaresini içeren diğer kelime
markaları ile davaya konu “...” markasını karıştırmayacağını, ürünlerin hitap ettiği ortalama tüketici kesimi
dikkate alındığında markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının davasını güçlendirmek için ileri sürdüğü tanınırlık, marufiyet, kötüniyet gibi
iddiaların yersiz olduğunu, yayıma itirazda ileri sürülmediği için dikkate alınabilmesinin
mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markanın kapsamındaki 14.sınıf mallar ve 35.sınıfta söz konusu
malların satışı hizmetlerinin tüketici kitlesinin bilinç düzeyinin yüksek olduğu, taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi anlamında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, dava konusu markanın esas unsurunun yedi harf, davacı markalarının esas unsurunun ise dört
harf, dava konusu markanın 3 heceden, davacının markasının iki heceden oluştuğu, markalar
arasındaki farklılığın dava konusu markanın son üç harfi (“...”) olduğu, dava konusu markanın
hecelemesinin “...” veya “...”, davacı markalarının hecelemesinin ise “...” şeklinde olduğu, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal yönlerden benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, markaların dikkat çeken başlangıç kısımlarının aynı olmasının benzerlik düzeyini artırdığını, dava konusu markanın müvekkilinin markasının esas unsurunu aynen içerdiğini, aynılık derecesinde mal ve hizmet benzerliği bulunan mallar arasında karıştırılma ihtimalinin artacağını, dava konusu markanın müvekkilinin ana faaliyet alanını oluşturan 14.sınıf mallar ve bu malların satışına özgü mağazacılık hizmetlerinde tescilinin , müvekkilinin seri markalarının arasına sızma ihtimalini ortaya çıkaracağını, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlanmasına neden olacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : 1- Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden; davalı gerçek kişinin 20/12/2019 tarihinde 2019/129764 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 14,21 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığı, davacının "..." asli unsurlu markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz ettiği, itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek, başvuru kapsamından 14.sınıftaki bir kısım malların çıkarılmasına karar verildiği, bu karara davacı ve davalı başvuran tarafından itiraz edildiği, YİDK'nin 23/09/2021 tarih, 2021-M-7311 sayılı kararıyla, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kabul edilerek davacı itirazının reddine, davalı başvurucunun itirazının kabulüne ve başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılmasına karar verildiği, kararın 24/09/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 24/11/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, SMK'nın 6/5.maddesi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık taraf markaları arasında, dava konusu olan 14.sınıf mallar ve 35.sınıfın 5.alt grubunda 14.sınıf malların satışına özgü mağazacılık hizmetleri yönünden, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas ve SMK'nın 6/5.maddesindeki tanınmışlık koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olayda, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 14.sınıf mallar ve 35.sınıfın 5.alt grubunda 14.sınıf malların satışına özgü mağazacılık hizmetleri, davacının itirazına mesnet, kullanım ispatına tabi bulunmayan 2015/84518 sayılı "... O'..." markasının kapsamında da aynı/aynı tür/ benzer olarak yer aldığından, taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği kanaatine varılmıştır. Zira ticari bir malı üreten işletmenin ürettiği malı satması, işin doğası gereği ve ticari faaliyetinin zorunlu bir sonucu olduğundan redde mesnet marka kapsamında yer alan 14. sınıf mallar ile başvurunun kapsamındaki 14.sınıf mallar ile bu malların satışına özgü 35.sınıf mağazacılık hizmetleri benzerdir.
Tarafların marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvuru "..." ibaresinden oluşmaktadır. Davacının itirazına mesnet markalarının asli unsuru olan "..." ibaresi, dava konusu başvuruda da markanın daha çok dikkat çeken başlangıç kısmında aynen yer almaktadır. Esasen başvuru markasında "..." ibaresinin devamına eklenen "..." hecesinin, markaları iltibas tehlikesini bertaraf edecek düzeyde farklılaştırmaya yetmediği, başvurunun geneline hakim olan tertip tarzının da yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bu hali ile dava konusu başvuruyu gören tüketicilerin, davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabilmesinin mümkün olmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/6368 Esas, 2024/2653 Karar sayılı kararında, " 14. Sınıftaki çekişme konusu mallar bakımından ... kelimesinin, herhangi bir anlamı ya da çağrışımsal etkisi olmayan ayırt ediciliği yüksek bir marka işareti olduğu, ... sözcüğünün İstanbul’da bir semt adı olduğu herkesçe bilinemeyeceğinden, bu ibarenin SMK 5. madde uyarınca bir coğrafi alan tarifi/tasviri olmadığı, davacı markasında "..." kelimesinden sonra yer alan "..." kelimesinin ise İtalyanca bir kadın adı olduğu, bu bağlamda "..." kelimesine yönelik vurgunun arttığı, davalı markasının ayırt edici esaslı unsuru olan "..." ibaresinin aynen davacı markasında kullanıldığı, bu itibarla dava konusu taraf markalarının 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzer bulunduğu" gerekçesi ile "..." markasını davacının "..." asli unsurlu markaları ile benzer bulan ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu esastan reddeden Dairemiz kararının da onandığı, bu nedenlerle karşılaştırılan marka işaretleri arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, teknik yönlerden mevcut rapordan faydalanılmış, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.
Her ne kadar davacı vekilince SMK'nın 6/5.maddesi şartlarının da oluştuğu ileri sürülmüş ise de, dava konusu 14.sınıf mallar ve 35.sınıfın 5.alt grubunda 14.sınıf malların satışına özgü mağazacılık hizmetlerinin tamamı yönünden SMK'nın 6/1.maddesi koşulları gerçekleştiğinden, tanınmışlığın ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç olarak; dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markası arasında, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
2- Davalı ... vekili, istinafa cevap dilekçesinde, dava konusu markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik olarak verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Ne var ki, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemi ile açılan işbu davada, dava konusu markanın, hükmün kesinleşmesine kadar geçecek süre içerisinde, üçüncü kişilere devri halinde taraf değişikliğine yol açılacağı ve bunun da yargılamanın uzamasına neden olacağı gözetildiğinde, dava konusu markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının yerinde bulunduğu anlaşıldığından, tedbirin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 10/01/2023 gün ve 2021/397 Esas - 2023/18 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın KABULÜ ile TÜRKPATENT YİDK'nin 23/09/2021 tarih, 2021-M-7311 sayılı kararının İPTALİNE,
3-Dava konusu 2019/129764 sayılı "..." ibareli markanın, kapsamındaki “14. Sınıf: Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Tespihler. Kuyumculuk eşyaları (taklitleri
dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat
iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları,
saat kordonları dahil). 35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın
alması için Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve
bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman
ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil).Değerli metalden mamul
müsabakalarda verilen kupalar. Tespihler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen
hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer
yöntemler ile sağlanabilir.)” yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,
4- Davalı ... vekilinin, dava konusu markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin REDDİNE,
5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 556,10-TL'nin davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 140,50-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 284,00-TL tebligat ve posta ücreti, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 3.916,50-TL yargılama giderine, 59,30-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 4.031,10-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
10-Davacıdan peşin olarak alınan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/09/2025 tarihinde, ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddi yönünden HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN, hükmün esası yönünden HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.