T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1542 - 2025/1733
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1542
KARAR NO : 2025/1733
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/05/2023
NUMARASI : 2022/296 E. - 2023/221 K.
DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/05/2023 tarih ve 2022/296 Esas - 2023/221 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ..., ... Holding A.Ş. tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, müvekkilinin “...” esas unsurlu markalarının bulunduğunu, davalı Şirketin 020/28586 sayılı ve “...” ibareli marka başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa 1986 yılından beri “...” markası ile faaliyet gösterdiğini, tarafların markaları arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, markalarının tanınmış olduğunu, müvekkilinin markasının yıllardır kullanım ile ayırt ediciliğini arttığını, davalı başvuru sahibinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2022-M-2305 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TÜRKPATENT vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin tanınmış “...” markasının sahibi olduğunu, bu marka ile birlikte “çikolatalı bir kek türü” olan ... ibaresini tescil ettirmek amacıyla marka başvurusunda bulunduğunu, “...” ibaresinin anlamı itibariyle tanımlayıcı olduğunu, Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2005/161 E. 2011/507 K. Ve 2014/694 E. 2018/197 K. sayılı ilamlarında davacı yanın “...” ibaresi üzerinde münhasır hak elde edemeyeceğinin tespit edildiğini, davacının tek başına “...” ibareli markasının bulunmadığını, Ankara 5. Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemesi 2020/348 E. 2021/365 K. 15/10/2021 T. sayılı ilamı ile “...” ibaresinin bir kek türü olduğunun kabul edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu 2020/28586 sayılı başvurunun kapsamındaki malların davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında da yer aldığı, taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin mevcut olduğu, “...” ibaresinin gıda sektöründe kullanım sonucunda ayırt edicilik kazandığı ve bu ibareyi içerir kullanımların davacı markaları ile iltibas yaratacağı, davacı markasının tanınmış marka olduğu, davacı şirketin ... markasının SMK madde 6/5 kapsamında ulaşmış olduğu tanınmışlık seviyesi sebebiyle başvuru sahibinin markasının
tescil edilmesi halinde davacının markasından haksız yarar elde edeceği ve
davacının markasının ayırt edici karakterinin zedelenmesine sebebiyet vereceği, kötü niyet iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı TÜRKPATENT vekili, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamına benzerlik bulunmadığını, dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliği düşük, tanımlayıcı bir ibare olduğunu, başvurunun asli unsurunun "... "ibaresi olduğunu, SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, tarafların markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ürün cinsini belirten tanımlayıcı bir ibare olduğunu, uyuşmazlık konusu 30. sınıf mallar yönünden ayırt ediciliğinin bulunmadığını, bu yönde emsal mahkeme kararlarının olduğunu, dava konusu başvurudaki asli unsurun "... "ibaresi olduğunu, markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden; davalı Şirketin "..." ibaresinin marka olarak tescili için 16.03.2020 tarihinde davalı Kuruma başvurduğu, 2020/28586 sayılı başvuru kapsamında 30. sınıf malların yer aldığı, davacı Şirketin "Anılan ilana karşı davacı yanın önceki tarihli “.../ .../
...” ibareli markalarına dayalı olarak iltibas tanınmışlık iltibas başvuruya itiraz ettiği, başvuru sahibi davalının itiraza karşı görüşünde davacının itirazına mesnet bir kısım markalarının kullanımının ispatı talebinde bulunduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından markalar arasında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davacının itirazının reddine karar verildiği, davacının bu karara yaptığı itirazının da dava konusu YİDK kararı ile reddedildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olup, davalıların istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında dava konusu 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı, aynı Kanun'un 6/5 maddesi uyarınca başvurunun tescili engeli bulunup bulunmadığı noktasındadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır. Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; öncelikle belirtmek gerekir ki her ne kadar dava konusu başvuru sahibi davalı tarafından cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde ileri sürülmemekle birlikte başvurunun yayınına itirazına karşı görüşünde davacının itirazına bir mesnet bir kısım markaları yönünden kullanım ispatı talebinde bulunmuşsa da, davacının itirazına mesnet markaları arasında, kullanım ispatına tabi olanlarla aynı ibareli olup, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 30 sınıf mallarda tescilli bulunan ve dava konusu başvuru tarihine göre kullanım ispatına tabi olmayan markaları da bulunduğundan davalı tarafın kullanım ispatı talebi yönünden bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiş, tarafların markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği kabul edilmiştir.
İşaretlerin karşılaştırılmasına gelince, dava konusu marka "..." ibaresinden oluşmaktadır. Davacının itirazına mesnet markaları da "... ..." " ... ... "... ..." "..." "..." ibarelerinden oluşmaktadır. Görüldüğü üzere taraf markalarında "..." ibaresi ortak olup uyuşmazlıkta bundan kaynaklanmaktadır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere tarafların markalarında ortak olarak yer alan yer alan “...” ya da “...” ibaresinin bir kek, kurabiye, çikolatalı tatlı türü olduğu, bu haliyle anılan ibareler, başvuru kapsamında yer alan 30 sınıf. “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri,
tatlılar:, yaş pasta, Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, gofretler. Dondurmalar” emtiaları
yönünden doğrudan ürün çeşidi/cinsi olarak nitelendirilebilecek ibareler olduğundan, sayılan mallar bakımından tanımlayıcı ibarelerdir. Buna karşın başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf “Kahve,
kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler.
Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding,
muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya,
baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler,
nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Krakerler.Sakızlar. yenilebilir
buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri,
kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez,” malları yönünden ise “...” ya da “...” ibareler yukarıda belirtilen anlamından uzaklaştığından, diğer bir deyişle sayılan mallar bakımından tanımlayıcı bulunmadığından ayırt ediciliği haiz ibarelerdir.
Buna göre yapılan değerlendirmede, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf “Kahve,
kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler.
Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding,
muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya,
baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler,
nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Krakerler.Sakızlar. yenilebilir
buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri,
kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez,” malları yönünden, tarafların markaları arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğu , zira anılan mallar yönünden markalarda ortak olarak yer alan “...” ya da “...” ibarelerinin tanımlayıcı olmadığı, anılan mallar yönünden markalarda yer alan ve tarafların çatı markası olan "..." ve "..." ibarelerinin iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmayacağı, dava konusu başvurunun davacının "..." "... ve " ..." ibareli seri markalarının arasına sızabileceği, bu nedenle sayılan mallar yönünden dava konusu marka ile davacının mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu kanaatine varılmış olup ilk derece mahkemesinin sayılan hizmetler yönünden tarafların markaları arasında iltibas bulunduğu kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden davalıların bu yöndeki istinaf itirazları yerinde bulunmamıştır.
Ancak; yukarıda açıklandığı üzere, “...” ya da “...” ibareleri dava konusu başvuru kapsamında yer alan 30 sınıf. “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri,
tatlılar:, yaş pasta, Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, gofretler. Dondurmalar” emtiaları
yönünden tanımlayıcı olup, markanın asli fonksiyonu olan ayırt ediciliği sağlamayan ibareler olduğu, bu nedenle sayılan mallar hizmetler yönünden, başvuruda yer alan "..." ibaresi ile başvuruya yeterli ayırt ediciliğinin sağlandığının kabulü gerektiğinden ve sonuç olarak anılan hizmetler yönünden taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince bahsi geçen hizmetler yönünden de taraf markaları arasında iltibas bulunduğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış davalılar vekillerinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmüştür.
Ayrıca, mahkemece alınana bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere; somut olay bakımından SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da oluşmadığı kanaatine varıldığından, davalılar vekillerinin bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde görülmüştür.
HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalılar ..., ... Holding A.Ş. vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/05/2023 gün ve 2022/296 Esas - 2023/221 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA
2-Davanın KISMEN KABULÜ ile TÜRKPATENT YİDK'ın 2022-M-2305 sayılı kararının 30. sınıf “Kahve,
kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler.
Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding,
muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya,
baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler,
nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Krakerler.Sakızlar. yenilebilir
buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri,
kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez,” malları yönünden, mal ve hizmetler yönünden iptaline,
3- Davalı Şirket adına tescil edilen 2020/28586 sayılı ve "..." ibareli markanın 30. sınıf “Kahve,
kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler.
Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding,
muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya,
baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler,
nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Krakerler.Sakızlar. yenilebilir
buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri,
kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez,” malları yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ İLE SİCİLDEN TERKİNİNE,
4-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-Davanın kısmen kabulü nedeniyle, A.A.Ü.T. göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davanın kısmen reddi nedeniyle, A.A.Ü.T. göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Davacı tarafından ilk derece yargılamasında yapılan 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 298,00-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 50,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 3.848,00-TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 1.924,00-TL'ye, 80,70-TL başvuru harcı, 80,70-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.085,40-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ... Holding A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan 176,00-TL posta masrafı ve 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan 914,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 457,00-TL davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davanın kabul ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 369,00-TL davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı kurum üzerinde bırakılmasına,
11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
12-Davalılar tarafından tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 269,85'er-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara ayrı ayrı iadesine,
13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 26/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/10/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.