T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1458
KARAR NO : 2025/1655
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/01/2023
NUMARASI : 2021/37 E. - 2023/5 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/01/2023 Tarih ve 2021/37 Esas - 2023/5 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ... davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2017/28923 sayılı ve "..." ibareli markasının bulunduğunu, davalı Şirketin 2019/90611 sayılı ve " “...” ibareli başvurusuna, başvurunun tescilinin istediği 29 ve 32 sınıf mallar yönünden anılan markasına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafına kısmen kabul edilerek, başvurunun 32 sınıf mallar yönünden reddine karar verildiğini, bu karara başvurunun 29 sınıf mallar yönünden de reddedilmesi gerekçesiyle yaptıkları itirazlarının da dava konusu YDİK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin itirazına mesnet marka kapsamında yer alan mallar ile başvuru kapsamında bırakılan 29 sınıf malların da benzer olduğunu, sayılan mallar yönünden iltibas koşullarının oluştuğunu, müvekkilinin 29, sınıf kapsamında yer alan meyveli ürünlerde de üretimi olduğunu, bu durumun sektörde ve tüketici nezinde bilindiğini ileri sürerek, 2020-M-10146 sayılı YİDK kararının 29. sınıf mallar bakımından iptali ve dava konusu 2019/90611 sayılı “...” markasının 29. sınıf mallar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket davaya cevap vermemiş, anılan davalı vekili yargılama sırasındaki beyanlarında davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak 29 sınıfta yer alan "Süt bazlı içecekler; yoğurt bazlı içecekler; süt yerine kullanılan hindistan cevizi bazlı içecekler; meyve içeren sütlü içecekler; meyve suyu içeren süt bazlı içecekler; süt yerine kullanılan soya bazlı yiyecek içecekleri; süt yerine kullanılan fındık ve tohum bazlı sütler." yönünden ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede güçlü bir benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan 29. sınıftaki sair gıda ürünleri ile davacı yanın önceki tarihli markası kapsamındaki alkolsüz içecek ve biralar emtiaları arasında ise benzerlik bulunmadığı, bu ürünlerin farklı ihtiyaçlara yönelik olup birbiri ile doğrudan rekabet ilişkisi içerisinde de olmadıkları, salt yiyecek – içecek şeklinde gıda ürünü olmalarından kaynaklı anılan emtialar arasındaki doğal ilişkinin, tüketici nezdinde bu emtiaların birbirleri ile doğrudan ilişkili olarak kabul edilmesi için yeterli olmadığı, benzer görülen emtialar yönünden işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu, davacının markasının tanınmışlığı ispatlanamadığından, somut olayda 6/5 maddesinin koşullarının meydana gelmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü il YİDK'ın 2020-M-10146 sayılı kararının 29. sınıfta yer alan "süt bazlı içecekler; yoğurt bazlı içecekler; süt yerine kullanılan hindistan cevizi bazlı içecekler; meyve içeren sütlü içecekler; meyve suyu içeren süt bazlı içecekler; süt yerine kullanılan soya bazlı yiyecek içecekleri; süt yerine kullanılan fındık ve tohum bazlı sütler" malları yönünden iptaline, dava konusu markanın sayılan mallar yönünden hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvuru kapsamında bırakılan 29. sınıf mallar ile müvekkilinin itirazına mesnet markası kapsamında yer alan 32 sınıf malların benzer ve ilişkili bulunduğunu, bu mallar yönünden de iltibas koşullarının oluştuğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, benzer bir uyuşmazlıkta 29 ve 30 sınıftaki mallar ile 30 ve 32 sınıftaki malların farklı sınıfta olmalarına rağmen aynı/aynı tür ve benzer olduğunun kabul edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, mahkemece iltibas bulunduğu kabul edilen 29 sınıf mallar ile davacının itirazına mesnet markası kapsamında 32 sınıfta yer alan "alkolsüz içecekler" mallarının benzer olmadığını, sayılan malların hitap ettiği tüketici kitlesinin özellikleri dikkate alındığında alındığında- benzer ihtiyaçları gidermedikleri, dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olmadığını, ikame imkanlarının bulunmadığını, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin olmadığını, nitekim hangi içeceklerin “alkolsüz içecek” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği hususunda referans alınabilecek bir kaynak olan “Türk Gıda Kodeksi Alkolsüz İçecekler Tebliği”'nin “Kapsam” başlıklı 2’inci maddesinde “Bu Tebliğ, meyveli içecek, aromalı içecek, meyveli şurup, aromalı şurup, meyveli içecek tozu, aromalı içecek tozu, meyveli doğal mineralli içecek, aromalı doğal mineralli içecek, yapay soda, kola, tonik ve aromalı suyu kapsar” hükmünün yer aldığını, bu düzenleme ile alkolsüz içecek olarak değerlendirilebilecek emtiaların belirlendiğini, süt ve süt bazlı içeceklerin “Türk Gıda Kodeksi İçme Sütleri Tebliğ” (2019/12) ile, yoğurt bazlı içeceklerin de “Türk Gıda Kodeksi Fermente Süt Ürünleri Tebliği”(2022/44) ile düzenlendiğini, süt ve süt ürünleri kullanılarak üretilen içeceklerin, bu ürünlerin insan sağlığı üzerindeki etkisi nedeniyle, saklanma süreleri ve saklanma koşulları, içeriğinde yer alabilecek sağlığa zararlı organik maddelerin arındırılması, pastörizasyon, vitamin mineral değerleri, yağ oranları gibi hususlarda teknik bazı prosedürlere tabi olduğunu, dolayısıyla Türk Gıda Kodeksi tarafından farklı kategoride değerlendirilen ve organik kaynaklı olması sebebiyle daha farklı üretim ve satış kanallarından geçen “süt bazlı içecekler; yoğurt bazlı içecekler; süt yerine kullanılan hindistan cevizi bazlı içecekler; meyve içeren sütlü içecekler; meyve suyu içeren süt bazlı içecekler; süt yerine kullanılan soya bazlı yiyecek içecekleri; süt yerine kullanılan fındık ve tohum bazlı sütler” emtiaları ile “alkolsüz içecekler” emtialarının benzer kabul edilmesinin davacı lehine yapılmış çok geniş, hukuka ve konuyla ilgili meri mevzuata aykırı bir yorum olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2017/28923 sayılı ve "..." ibareli markası arasında, uyuşmazlık konusu 29. sınıfta yer alan "süt bazlı içecekler; yoğurt bazlı içecekler; süt yerine kullanılan hindistan cevizi bazlı içecekler; meyve içeren sütlü içecekler; meyve suyu içeren süt bazlı içecekler; süt yerine kullanılan soya bazlı yiyecek içecekleri; süt yerine kullanılan fındık ve tohum bazlı sütler" malları yönünden yönünden SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacının itirazına mesnet markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak yer aldığı, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarında açıklandığı üzere mal ve hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı değerlendirilirken her iki grup mal ve hizmetlerin aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olup olmadığı, hammadde-mamül ilişkisinin bulunup bulunmadığı, birbirlerini bütünleyici/ tamamlayıcı olup olmadıkları gibi hususlarının dikkate alınması gerektiği, açıklanan ilkeler kapsamında inceleme yapan, aralarında gıda mühendisinin de yer aldığı bilirkişiler tarafından düzenlenen , denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi kök ve ek raporlarında da belirtildiği üzere, davacının itirazına mesnet markası kapsamında yer alan mallar ile başvuru kapsamında yer alan ve yukarıda belirtilen 29. sınıf malların benzer olduğu, bunun dışında 29. sınıfta kalan diğer mallar yönünden ise böyle bir benzerliğin bulunmadığı, anlaşılmakla, davacı ... davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı ... davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca davacı ... davalı ... Kurumundan ayrı ayrı alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ... davalı ... tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacı ... davalı kurumdan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı ... davalı kurum tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı ... davalı kurum uhdelerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 19/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...