T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1436
KARAR NO : 2025/1642
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/02/2023
NUMARASI : 2022/59 E. - 2023/42 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali - Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/02/2023 tarih ve 2022/59 E. - 2023/42 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır dünyanın bir çok ilkesinde ve Türkiye’de gayrimenkul yatırımı ve işletmesi alanında faaliyet gösteren tanınmış bir firma olduğunu, davalının 2020/124639 numaralı, "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, bu başvuruya tescilli ... asli unsurlu markalarına dayanarak itiraz ettiğini, itirazın MDB ve YİDK tarafından ret edildiğini, itiraz edilen markanın asli unsurunun “...” olduğunu, davalının bu ibarenin başına K harfini koymakla yetindiğini, davalının bu kelimeyi bilinçli bir şekilde, görsel ve fonetik açıdan girmeyi hedeflediği sektördeki itibarı için tercih ettiğini, itiraza konu marka ile karşılaşan ortalama bir tüketicinin hiç düşünmeden bu markayı müvekkiline ait olduğunu sanacağını, davalının haksız kazanç ve itibar sağlamasına, haksız rekabet ortamına sebep olacağını, itiraz edilen marka 35, 36. Sınıfta tescil talep edildiğini, müvekkiline ait markaların ise 09, 35, 36, 37, 41 ve 42. Sınıfta tecilli olduğunu, 35 ve 36. Sınıfta tescilli ... markasını bilen ve tercih edilen tüketiciler açısından itiraz edilen markanın tescil edilmesinin iltibasa yol açacağını ileri sürerek YİDK kararının iptaline, "..." markasının hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "Şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacının (2011/75110, 2013/51257, 2016/84598, 2011/75099, 2011/75105, 2008/59417, 2018/122577, 2011/75089, 2011/75033, 2011/75068 ve 2011/75076) sayılı tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, emtia benzerliğinin de oluştuğu, SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşullarının bulunduğu, başvuru ibaresi açısından davacı tarafın SMK'nın 6/5. anlamında markalarının tanınmışlığının kanıtlanamadığı, markalar arasında iltibas oluştuğundan bu iddiaların sonuca etkili görülmediği gerekçesi ile davanın kabulüne, 2021-M-11497 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük ve sicilden terkin konusunda karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkeme tarafından markalar arasında benzerlik olduğu sonucuna varılarak, başvuru kapsamında yer alan mallar yönünden YİDK kararının iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, markanın, kelime, şekil ve renk unsurlarından oluşan özgün bir kombinasyona sahip olduğunu, markanın genel görünümünü doğrudan doğruya değiştiren logonun incelemede göz ardı edilmesinin isabetli olmayacağını, “...” ibaresinde, "K” harfinin koyu renkte yazılarak üzerindeki vurgunun artırıldığını, ayrıca davacı markalarında yer almayan “danışmanlık ve tesis yönetimi” ibarelerine de yer verilerek markanın bütünselliği ve tasarımının farklılaştırıldığını, ortalama tüketici kitlesinin, bunu davacı markalarıyla karıştırmalarının mümkün olmadığını, markaların görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzer olmadıklarını, davacı markasında yer alan "..." kelimesinin, yaygın kullanımı olan, herkesçe anlamı bilinen ve anılan ayırt ediciliği görece doğuştan düşük bir kelime olduğunu, çekişme konusu hizmetlerin sık satın alınmadığı, bu alıcıların, söz konusu ürünleri satın alma kararını verdikleri süreçte daha uzun vakit geçirdiği, muhtelif bilgi kaynaklarından bilgi sağlayarak/makul süreli bir araştırma yaparak yanlış/eksik/kalitesiz hizmet alma riskini azaltmaya çalıştığı, yani bir süre düşünüp değerlendirerek daha çok zahmete ve gayrete katlanarak satın alma kararını verdiğini, somut olayda bu alıcı kitlesinin işaretleri karıştırması riskinin incelenmesi gerektiğini, dava konusu mal ve hizmetler kapsamında ortalama tüketicilerin markaları karıştırma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "Şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu, başvuru markasında bulunan k harfinin farklı nitelikte yazılmış olması ile şekil unsurunun yeterli farklılığı sağlamadığı, başvuru markasında bulunan diğer ibarelerin ayırt edicilik katmadığı, her ne kadar "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin çok yüksek bulunduğundan bahsedilemeyecek ise de Yargıtayın benzer ibarelere yönelik kararlarında ayırt ediciliği düşük olsa da tescilli bulunan benzer ibarelerin korunduğu (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/1893 Esas ve 2020/72 Karar; 2024/4371 Esas ve 2024/6905 Karar), işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davalı ... Kurumundan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/09/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...