T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1418 - 2025/1616
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1418
KARAR NO : 2025/1616
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
TARİHİ : 19/04/2023
NUMARASI : 2022/109 E. - 2023/179 K.
DAVANIN KONUSU : Marka 2022-M-633 YİDK Kararı İptali- Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/04/2023 tarih ve 2022/109 E. - 2023/179 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, 1974 yılından beri ilaç sektöründe faaliyette bulunan ve 2018/18609 ve 2017/120348 sayılı "..." ve "..." ibareli markaların sahibi olan müvekkilinin, davalının 2019/129333 sayılı "..." ibareli markanın tesciline yönelik itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa davaya konu markanın müvekkilinin markası ile aynı harf kombinasyonu ve dizilime sahip olduğunu, markaların başlangıç ve son kısmının aynı olduğunu, markaların ortasındaki iki harfin değişik olmasının markaları ayırt etmeye yeterli olmadığını, bu haliyle markalar arasında aynılık derecesinde benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin "..." markasının davalının markasında aynen yer aldığını, "..." ibaresinin 5. sınıfta jinekoloji alanında kullanılan ilaçları ifade ettiğini, dolayısı ile markanın müvekkiline ait ilacın jinekoloji alanında kullanılan versiyonunu ifade ettiğini ve davaya konu marka kapsamında bulunan malların tamamının müvekkilinin markasının kapsamında bulunduğunu ileri sürerek 2022-M-633 sayılıYİDK kararının iptaline ve tescili halinde 2019/129333 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ve dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı şirket vekili, davaya konu markada bulunan "..." ibaresinin jinekoloji kelimesinden gelen ve pek çok markada kullanılan bir ibare olduğunu, "..." ve "..." ibarelerinin ise etken madde ismi olduğunu, bir çok ilaç markasında yer aldığını, ancak hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda buna ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, etken madde isminden türetilen markaların benzer kabul edilemeyeceğini, markalar arasında görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunmadığını ve markaların hitap ettiği tüketici kitlesinin bilinç düzeyinin son derece yüksek olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markası arasında dava konusu markanın kapsamında bırakılan 05. sınıfta yer alan mallar açısından ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik ile emtia benzerliğinin gerçekleştiği, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu markanın kapsamında yer alan mallar açısından ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde davalının "..." ibareli başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının "..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, benzerlik nedeniyle her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, gerekçeleriyle davanın kabulüne, 2022-M-633 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2019/129333 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markalarda ortak yer alan “...” ve “...” ibarelerinin "jinekoloji" ile ilgili mantar ilaçlarında bir etken madde olarak kullanıldığını, Kurum kayıtlarına göre 5.sınıfta "..." ibaresini içeren 126 adet, "..." ibaresini içeren 107 adet markanın bulunduğunu, bu durum karşısında anılan ibarelerin 5. sınıf mallar yönünden ayırt edici niteliği bulunmadığını, dolayısıyla markaların karşılaştırmasında ayırt edici niteliğe sahip diğer ögeler ve/veya farklılıkların gözetilmesi gerektiğini, dava konusu marka "... - ko - ..." ibaresinden oluşmakta iken davacının itiraza mesnet markasının "... - ..." ibaresinden oluşturulduğunu, ayırt edici niteliği zayıf ibareler dışında kalan diğer unsurlar yönünden markalar arasında görsel işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin markasında bulunan "..." ibaresinin jinekoloji kelimesinden gelen, birçok markada bulunan bir ibare olduğunu, yine "..." ibaresi ile davacının markasındaki "..." ibaresinin etken madde ismi olduğunu, bu haliyle davacının itiraza mesnet markasının zayıf marka niteliğinde bulunduğunu, bilirkişi tarafından "..." ibaresinin kökenine atıf yapılmış ise de "..." ibaresinin "..." ve davacıya ait markadaki "..." ibaresinin "..." adlı etken maddelerden geldiğini, buna rağmen bilirkişi raporunda bu iki ibare için bir değerlendirme yapılmamasının eksiklik oluşturduğunu, kaldı ki jinekolojiye atıf yapan "..." ibaresi hariç bırakıldığında "..." ve "..." ibareleri arasında görsel ve işitsel bir benzerlik bulunmadığının açıkça anlaşıldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davalı şirketin 19/11/2019 tarihinde "..." ibaresinin 5. sınıfta tescili için 2019/29333 sayılı marka başvurusunda bulunduğu, davacı tarafından 2018/18609 sayılı "... ve 2107/120348 sayılı ... ibareli markalara dayalı olarak iltibas, nedeniyle itiraz edildiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davaya konu marka ile davacının itiraza mesnet markaları arasında benzerlik görülmeyerek itirazın reddine karar verildiği, davacının anılan karara yönelik itirazının da aynı gerekçelerle YİDK tarafından reddedildiği YİDK kararının davacı tarafa 27/1/2022 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın 28/3/2022 tarihinde iki aylık hak düşürücü süresi içinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı şirket vekili yargılama aşamasında davaya konu markada bulunan "..." ibaresinin jinekoloji kelimesinden gelen ve pek çok markada kullanılan bir ibare olduğu, "..." ve "..." ibarelerinin ise etken madde ismi olup bir çok ilaç markasında yer aldığı ve etken madde isminden türetilen markaların benzer kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Dosya içinde bulunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarında taraf markalar arasında ortak olan “...” ve “.../” ibarelerinin jinekoloji ile ilgili mantar ilaçlarında bir etken madde olduğu, dolayısı ile taraf markalarında ortak olan bu ibarelerin markaya ayırt edicilik kazandırmadığı, ancak davaya konu olan “...” ibaresi ile davaya mesnet olan "...” ibaresinin görsel olarak düşük de olsa benzer olduğu sonucuna varılmıştır. Bilirkişi raporunda davalı şirketin markadaki yer alan "..." ibaresinin "..." ve davacıya ait markadaki "..." ibaresinin "..." adlı etken maddeyi işaret ettiği dolayısı ile davacının itiraza mesnet markası ile benzerlik değerlendirmesinde bu hususun dikkate alınması gerektiği ileri sürülmüş olmasına rağmen bilirkişi raporunda ve mahkemenin gerekçeli kararında bu husus değerlendirilmemiştir. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi ve bu hakkın özel bir görünümü niteliğindeki HMK'nın 27. maddesindeki hukuki dinlenilme hakkı uyarınca uyuşmazlığın çözümünde sonuca etki etme ihtimali bulunan delillerin toplanması ve değerlendirilmesi zorunlu olup davalının bu iddiası hususunda olumlu ya da olumsuz bir değerlendirmenin yapılmadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan 9/1/2023 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu marka kapsamında bulunan 05 sınıftaki Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gida (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler /cihazlar hariç). Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları" emtialarının ilgili tüketici kitlesinin doktor, eczacı, ilaç mümessili gibi dikkat düzeyi ortalamanın üzerindeki nitelikli tüketicilerden oluşması nedeniyle bu mallar bakımından markalar arasında iltibasın gündeme gelmeyeceği mütalaa edilmişken, aynı bilirkişilerden oluşan heyet 7/3/2023 tarihli hükme esas alınan ek raporunda anılan emtiaların doğrudan farmasötik nitelik gösteren ürünler olmadıkları, bu malların reçeteye tabi tutulmadığı, ancak bu emtiaların da insan sağlığını tehdit eder nitelikteki emtialar olduğu, böyle bir ürünün satın alan, kullanan tüketicilerin ortalama üstü bir dikkat sarf edeceği, ancak bu dikkatin bir doktor, eczacı veya bu nitelikteki tüketici dengesinde olmayacağı belirtilerek iltibasın söz konusu olabileceği mütalaa edilmiştir. Görüldüğü üzere, mahkemece aynı heyetten alınan bilirkişi raporlarında, davacının SMK'nın 6/1 kapsamında ileri sürdüğü iddiası bakımından farklı sonuçlara ulaşılmış olup mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ve gerekçesi dahi açıklanmaksızın ek bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde mahkemece yapılması gereken, davalının 2019/129333 sayılı "..." ibareli markasının "..." adlı etken maddeye atıf yapıp yapmadığı ve bunun SMK'nın 6/1 kapsamındaki benzerlik iddiasına etkisinin açıklığa kavuşturulması ve yukarıda bahsi geçen bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlığın çözümünde esasa etkili delil niteliğinde olan hususların değerlendirilmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davalılar vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 19/04/2023 gün ve 2022/109 E. - 2023/179 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-Davalılar vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-Davalı ... ve ... İlaç Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekilleri tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davalılara iadesine,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/09/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/09/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.