T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1435
KARAR NO : 2025/1643
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/05/2023
NUMARASI : 2022/329 E. - 2023/199 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/05/2023 tarih ve 2022/329 E. - 2023/199 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2021/084378 başvuru sayılı markasına davalı tarafın 2021/059532 sayılı mesnet markası gerekçesiyle itirazları üzerine SMK'nın 6/1. maddesine göre iltibas oluştuğu gerekçesiyle 44. Sınıftaki tıbbi hizmetlerin reddedildiğini, oysa müvekkilinin başvuru üzerinde SMK'nın 6/3. maddesine göre önceye dayalı kullanımı ve gerçek hak sahipliği bulunduğunu, ... ibareli çok sayıda marka tescili olduğunu, 5(1)(b) gereğince tasviri işaret olduğunu, www...com alan adının 08.10.2020’de tahsis edildiğini ve kullanılmaya başlandığını, Emsal yargı kararları bulunduğunu ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin ... Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği olarak diş hekimliği alanında ... bölgesinde hizmet verdiğini, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "şekil+ ..." ibareli marka başvurusu ile davalının "şekil+..." ibareli (2021/059532 ) tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru markasının reddedilen 44. Sınıftaki hizmetleri ile davalı markasının kapsamındaki 44. Sınıf ile aynı olduğundan taraf markaları arasında emtia benzerliğinin de oluştuğu, SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulların oluştuğu, davacı tarafın SMK'nın 6/3 maddesine göre ileri sürdüğü hakkın ise yasada kendi başvuru markasının tescili sağlaması değil başkasının başvuru markasını engelleyebileceğinden somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ayırt edici niteliği haiz olmayan işaretler üzerinde herhangi bir kişiye tekel hakkı tanınamayacağını, “...”un bir çiçek adı olduğunu, ... kayıtlarında, pek çoğu müvekkilin markasının tescilinin talep edildiği sınıf 44 için tescile bağlanmış, farklı kişilere ait onlarca tescilli markanın mevcut olduğunun görüleceğini, müvekkillerinin “...”u ticaret alanında, ret kararına konu markanın başvuru tarihinden daha önce kullanmış ve bu kullanımı nedeniyle “...” üzerinde, red kararının dayanağı marka sahibine nazaran önceki kullanıma dayalı olarak üstün bir hak elde ettiğini, itiraza uğrayan, son derece hatalı ve denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan 06.03.2023 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "şekil+ ..." ibareli marka başvurusu ile davalının "şekil+..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, başvuru markasının reddedilen 44. sınıftaki hizmetleri ile davalı markasının kapsamındaki 44. Sınıfın aynı olduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markada benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, reddedilen sınıflardaki hizmetlerde ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında benzerlikten dolayı işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, davacı tarafın SMK'nın 6/3. maddesine göre ileri sürdüğü iddianın, kendi başvuru markasının tescilini sağlamayacağı, başkasının başvuru markasını karşı ileri sürülebileceği için somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/09/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...