T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1433 - 2025/1634
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1433
KARAR NO : 2025/1634
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/06/2023
NUMARASI : 2022/384 E. - 2023/283 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/06/2023 tarih ve 2022/384 E. - 2023/283 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı Şirketin 2020/160638 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin 1987’den beri kimya sektöründe, özellikle yapıştırıcılar alanında aktif olarak faaliyet gösterdiğini, mobilya ve sanayi tipi tutkal sektöründe Türkiye’nin lider firmalarından olduğunu, davalı Şirketin de yine kimya alanında faaliyet gösterdiğini ve markasını müvekkili ile benzer ürün gruplarında kullanacağını, 01, 17 ve 35. sınıflarda tescili talep edilen “...” ibaresinin, Türkçe karşılığının “yapıştırıcım” olduğunu ve yapıştırıcı emtiaları için tescil ettirilmek istendiğini, başvuru markasının esaslı unsurunun “...” ibaresi olup, tescili halinde yapıştırıcı sektörünün bir kişinin veya şirketin tekeline bırakılacağını ve sektördeki rekabet imkanının haksız olarak sınırlandırılacağını, “yapıştırıcı” anlamına gelen “...” ibaresinin ayırt edici unsurlarla birlikte birçok şahıs ve/veya şirket tarafından kullanıldığı gibi “benim” anlamına gelen “my” ibaresinin de ayırt edici olmadığını ve markaya herhangi bir farklılık katmadığını, başvuru konusu işarette yer verilen “yapıştırıcı” kelimesinin, kimya/yapıştırıcı sektörü dışında tescilinin mümkün olacağının hem yerleşik içtihatlarla hem de doktrin görüşleri ile desteklenmekteyse de somut olayda, markanın yapıştırıcı emtiaları için tescilinin istendiğini, vasıf bildiren sözcüklerin marka olarak tescil edilebilmelerinin, tamamen farklı bir mal veya hizmet için tescil talebinde bulunulmasına bağlı olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-8787 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru yönünden SMK'nın 5. maddesi anlamında bir tescil engelinin bulunmadığını, başvuruya, kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkili başvurusunda, ayırt edici nitelikte mavinin tonlarından oluşan bir şekil unsurunun ve "my" ibaresinin bulunduğunu, bu unsurların markada ilk bakışta fark edildiğini, Türkiye'de, İngilizce dilinin yaygın olarak bilinmediğini, bu nedenle herkesin kullanımına açık bir ifade olmadığından “my” ibaresinin tanımlayıcı olmadığını, markaların parça parça değerlendirilemeyeceğini, tanımlayıcılığın somut, doğrudan ve başka çağrışım yapmadan söz konusu olması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "şekil+..." ibareli başvuru markasının, kapsamında yer alan mallar/hizmetler açısından ortalama tüketici nazarında marka olarak algılanacağı, yani bir ticari işletmenin mallarını tanıtmaya ve diğer işletmelerin aynı tür mallarından ayırt edilmesini sağlamaya elverişli olduğu, SMK'nın 5/1-b maddesi anlamında bir tescil engeli bulunmadığı, buna karşılık, başvuru konusu işaretin, kapsamında yer alan 1. sınıftaki "Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar", 17. sınıftaki "Yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar, yalıtım için kumaşlar, yalıtım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler, derz dolguları" malları ile 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ...Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar... kırtasiye tipi yapıştırıcılar,... Yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar, yalıtım için kumaşlar, yalıtım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler, derz dolguları mallarının biraraya getirilmesi hizmetleri" yönünden cins, vasıf bildiren, tanımlayıcı bir işaret olarak algılanabileceği, başvuru ibaresi ile bahsedilen mal ve hizmetler arasında çok sıkı bir ilişki bulunduğu ve nispeten daha yüksek özen ve dikkati haiz uzmanların yanı sıra ortalama dikkat ve özen düzeyine sahip tüketicileri de kapsayan potansiyel alıcılar nezdinde, bu sıkı ilişkinin hiçbir özel zihni çabaya mahal olmaksızın doğrudan 1,17 ve 35. sınıflara konu bahsedilen mal ve hizmetleri düşündürüp akla getireceği, tanımlayıcı işaret vasfını taşıdığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2022-M-8787 sayılı YİDK kararının, dava konusu edilen 2020/160638 sayılı markanın kapsamında yer alan 1. sınıftaki “Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar”, 17. sınıftaki "Yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar, yalıtım için kumaşlar, yalıtım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler, derz dolguları” malları ile 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ...Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar... kırtasiye tipi yapıştırıcılar,... Yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar, yalıtım için kumaşlar, yalıtım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler, derz dolguları mallarının biraraya getirilmesi hizmetleri" yönünden kısmen iptaline, markanın kısmen hükümsüzlüğüne, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, tescili talep edilen başvurunun, "..." kelimesine hiçbir ayırt edici özellik katmayan "my" ibaresinin eklenmesiyle oluşturulduğunu, bu durumda dava konusu işareti oluşturan İngilizce kelimelerin, ne ayrı ayrı ne de bir bütün olarak değerlendirildiklerinde marka olarak tescili sağlayacak ayırt edici nitelik barındırmadıklarını, “yapıştırıcı” anlamına gelen “...” ibaresinin, birçok şahıs ve/veya şirket tarafından kullanıldığını, ancak bu markaların her birinde “...” ibaresinin yan unsur olarak kullanıldığını, başvuru konusu markanın, kimya alanında iştigal eden davalı Şirket tarafından müvekkili ile benzer ürün gruplarında kullanılacağını, bu nedenlerle mahkemenin, davanın kısmen reddine ilişkin kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, başvuru kapsamında kalan mal veya hizmetler yönünden dava konusu başvurunun tanımlayıcı olmadığını, başvuru konusu markada ayırt edici nitelikte bir şekil unsuru ve "my" ibaresinin de bulunduğunu ve bu unsurların markada ilk bakışta fark edilir nitelik taşıdığını, tanımlayıcı nitelikteki "..." ibaresinin, başvuruda münhasıran veya esas unsur olarak yer aldığından söz edilemeyeceğini, başvuru konusu işaretin, ihtiva ettiği tüm unsurlarla birlikte bir bütün olarak değerlendirildiğinde, tescili talep olunan mal veya hizmetler bakımından gerekli asgari ayırt edici niteliğe sahip olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkil Şirkete ait "..." ibareli markanın, kanun koyucunun aradığı tüm unsurları haiz, ayırt edici bir marka olduğunu, müvekkili başvurusundaki asli unsurun, marka kompozisyonunda ön planda olan ve marka işaretinin önüne koyularak tüketici nezdinde göze ilk çarpan unsur haline getirilen mavinin tonlarından oluşan lale çiçeğini andıran şekil bulunduğunu, bu hususun dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuyla da sabit hale geldiğini, Türkiye'de İngilizce dilinin yaygın olarak bilinmediği gibi ülkede kullanılan ve konuşulan diller arasında da yer almadığını, ülkede İngilizce dili bilme oranı %17 iken "..." ibaresinin, yapıştırıcı anlamına geldiğinin ve müvekkil şirketinin markasının tescilli olduğu bir kısım sınıf ve emtialar ile ilişkilendirileceğinin kabulünün hayatın olağan akışına aykırılık oluşturduğunu, Google'da "yapıştırıcı" kelimesinin İngilizcesi aratıldığında İngilizce dilinde popüler kullanılan karşılığı olan "glue" kelimesinin çıktığını, tüm bu hususların, müvekkil, markasını tanımlayıcı olmaktan çıkardığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından dava konusu marka başvurusuna, SMK'nın 5. ve 6. maddelerine dayalı olarak itiraz edilmiş ise de eldeki davada yalnızca SMK'nın 5. maddesinde düzenlenen mutlak ret nedenlerine dayanıldığı, bu itibarla eldeki uyuşmazlığın, SMK'nın 5. maddesi kapsamında dava konusu başvurunun tesciline engel bir halin olup olmadığı ile sınırlı olarak çözümlenmesi gerektiği, "..." ibaresinin Türkçe'de yapıştırıcı anlamına geldiği, dava konusu başvuruda bu ibarenin asli unsur olarak kullanıldığı, bununla birlikte başvuruda yer verilen şekil unsuru da gözetildiğinde, bir bütün olarak dava konusu başvurunun, zayıf da olsa somut ayırt ediciliğinin bulunduğu, diğer bir deyişle SMK'nın 5/1-b maddesi anlamında bir tescil engelinin bulunmadığı, başvurunun asli unsurunu oluşturan ve yapıştırıcı anlamına gelen "..." ibaresinin, başvuru kapsamında yer alan 1. sınıftaki "Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar”, 17. sınıftaki "Yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar, yalıtım için kumaşlar, yalıtım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler, derz dolguları” malları ile 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı
olanlar hariç yapıştırıcılar, kırtasiye tipi yapıştırıcılar, Yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar, yalıtım için kumaşlar, yalıtım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler, derz dolguları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri” yönünden tanımlayıcı nitelikte bulunduğu, bu mal ve hizmetler yönünden başvuruda yer verilen şekil unsurunun da ayırt ediciliği sağlamaya elverişli olmadığı, bunun dışında kalan mal ve hizmetler yönünden ise anılan ibarenin tanımlayıcı bir niteliğinin bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55'er-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/09/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.