T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1412 - 2025/1677
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1412
KARAR NO : 2025/1677
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/04/2023
NUMARASI : 2022/178 E. - 2023/170 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/04/2023 tarih ve 2022/178 Esas - 2023/170 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... ile davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2020/135277 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2005/52774 sayılı ve "..." ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine başvurunun diğer davalı TÜRKPATENT 2022-M-2813 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkili markasında ayırt edici farkların bulunduğunu, "..." ibaresinin de "Türkçe karşılığı "aşındırıcı" olan "..." kelimesinin kısaltılmış hali olduğunu, 03. emtia sınıfında aşındırıcı ürünler emtiasını kapsayacak şekilde "..." ibaresini içeren markaların bulunduğunu, markaların karıştırılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, davalı TÜRKPATENT 2022-M-2813 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, benzerliği ortadan kaldırmadığını, "..." ibaresinin her iki markada esaslı unsur olarak kullanılmasının iltibasa sebebiyet verdiğini, başvurunun seri marka olarak algılanacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının "şekil + ..." ibareli marka başvurusu ile davalıya ait "..." ibareli tescilli markası arasında bazı mallar benzese de işaretsel açıdan biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma veya faydalanma süresi içinde, davacının "şekil + ..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının "..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalının "..." ibareli tescilli markalı mallarından satın almak veya yararlanmak isterken davacının "şekil+..." ibareli başvuru markalı malları satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısının da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; HMK 282. maddesi hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu Türk Patentin 2022-M-2813 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının esas unsurunun "..." ibaresi olduğunu, "..." ve "..." ibarelerinin herkes tarafından kullanılan zayıf ibareler olduklarını, markalarda vurgu ilk kelime üzerinde olduğundan ortalama tüketicinin daha çok "..." ibaresi üzerinde yoğunlaşacağını, tescil kapsamlarının da benzer olduğu, markalar arasında iltibas ihtimali bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemenin bilirkişi raporundaki değerlendirmeleri dikkate almadığını, "..." ibaresinin ayırt edici olmadığını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markalarda "..." ibaresinin esas unsur olarak kullanıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin, "..." ibaresinin, 03. sınıf mallarda tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davalı şirketin "..." ibareli markasına dayalı olarak, iltibas, gerçek hak sahipliği, tanınmışlık ve kötü niyet iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davalının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabulüne karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazının da, YİDK'nın 2022-M-2813 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 16.03.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 13.05.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu "..." ibareli başvuru ile davalının itirazına mesnet "..." ibareli markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı noktasındadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır. Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu markanın 03. sınıftaki "Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar" emtiaları yönünden tescili talep edilmiş olup, bu mallar davalının redde mesnet markası kapsamında aynen bulunduğundan, emtia benzerliği şartı gerçekleşmiştir.
Taraf markaları arasındaki işaret benzerliği değerlendirmesine gelince; dava konusu başvuru "..." ibaresinden oluşmaktadır. Davalının itiraza mesnet markası ise "..." esas unsurludur. Görüldüğü üzere her iki marka da "..." ibaresi ile başlamakta olup, bu durum markalar arasında görsel ve işitsel benzerliğe sebebiyet vermektedir. Ayrıca, bu benzerliğin markaların daha çok dikkat çeken başlangıç kısmında bulunduğu, tüketicilerin markalardaki "..." ibaresine odaklanacağı, söz konusu ibarenin "..." kelimesinin kısaltması olduğunun ise kanıtlanamadığı, taraf markalarında bu ibareden sonra "..." ve "..." kelimeleri de zayıf ibareler oldukları ve markaları yeterince uzaklaştırmadıkları, bu hale göre, dava konusu başvurunun davalının redde mesnet markasının yeni bir versiyonu olarak algılanabileceği ve taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu kanaatine varılmış, nitekim, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da aynı sonuca ulaşılmış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü ise isabetli bulunmamıştır.
Bu itibarla, taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... vekili ile davalı şirket vekillerinin istinaf başvurularının, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 17/04/2023 gün ve 2022/178 Esas - 2023/170 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70-TL’nin düşümü ile kalan 346,90-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinin yargılaması sırasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),
8-Davalı şirket ile davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ayrı ayrı davalılara iadesine,
9-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 122,50-TL posta ücreti, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 614,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
10-İstinaf aşamasında davalı şirket tarafından yapılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 30/09/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.