T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1422 - 2025/1619
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1422
KARAR NO : 2025/1619
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/03/2023
NUMARASI : 2022/95 E. - 2023/118 K.
DAVANIN KONUSU : Marka 2022-M-301 Sayılı YİDK Kararı İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/03/2023 tarih ve 2022/95 Esas - 2023/118 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2021/036047 sayılı "..." ibareli markasının tescili isteğinde bulunmuş olup davalı şirketin itirazı üzerine başvurunun YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin markasında ve aynı zamanda şirket unvanı içinde yer alan "..." ibaresinin varlığının markayı davalının markalarından görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklı kıldığını, ve müvekkilinin faaliyet alanı ile davalı şirketin faaliyet alanının farklı olması nedeniyle hitap edilen müşteri kitlesinin markaları karıştırmasının mümkün olmadığını ileri sürerek 2022-M-301 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davaya konu "..." markası ile müvekkilinin "..." markası arasında yalnızca bir adet harf farkının mevcut olup kalan harflerin dizilimi, işaretlerin telaffuzu ve görsel benzerlik nazara alındığında markala arasında iltibas bulunduğunu "..." ibaresinin müvekkili tarafından yaratılmış özgün bir ibare olduğunu, bu markaya bir harf eklenerek oluşturulan davaya konu markanın kullanımı halinde tüketicilerin “...” markasını müvekkilinin markası zannederek satın alabileceğini ve müvekkilinin markasının tanınmış marka olup davacının bu tanınmışlıktan haksız kazanç elde etme amacında olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, beyaz zemin üzerine mavi renkte “...” ibaresinden oluşan ve başkaca bir şekil unsuru ihtiva etmeyen davaya konu markanın beyaz zemin üzerine siyah renkte “...” ibaresinden oluşan itiraza dayanak marka ile tek bir harf farkının mevcut olduğunu, anılan harf farkının markaları ayrıştırmadığını, davaya konu markadaki "..." ibaresinin markaları birbirinden uzaklaştırmadığını, markalar arasında görsel ve fonetik olarak benzerlik bulunduğunu, markaların kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin benzerliği de nazara alındığında ortalama tüketiciler nezdinde markaların karıştırılabileceğini, dolayısı ile YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu "..." ibareli marka ile davalıya ait "..." ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvurunun kapsamındaki 9 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetlerin davalının itiraza mesnet markasının kapsamındakilerle benzer/ilişkili ve bağlantılı mallar / hizmetler olduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının "..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şirketin "..." markası altında sosyal yaşama dair alışveriş önerileri, tanıtım, reklam ve haber yapan bir sosyal içerik platformuna sahip olduğunu, anılan internet sitesinde müvekkilinin faaliyet alnını oluşturan cep telefonu aksesuarı, elektronik ürün ve aksesuarlarının satılmadığını, kaldı ki esasen “...” markalı herhangi bir ürünün dahi bulunmadığını, bu itibarla markaların benzer mal ve hizmetleri içermediğini, markaların kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin özel bir bilgi, dikkat ve uzmanlık gerektirdiğini, dolayısı ile ilgili tüketicinin dikkat düzeyinin ortalamanın üzerinde olduğunu, müvekkilinin markasında yer alan "..." ibaresinin markaya ayırt edicilik kazandırdığını, bu itibarla işitsel, görsel ve yazımsal olarak farklılık gösteren ve farklı tüketici kitlesine hitap eden markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceğini savunarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, Marka ile ilgili Kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı ise de, "..." ibareli davaya konu markada baskın unsurun "..." ibaresi olduğu, markada ortada bulunan "O" harfi redde mesnet markada yer almıyor ise de, bu harfin her iki markada da tekrar eden harf olarak yer alması ve diğer harflerin dizilimi dahil olmak üzere aynı olmasının markalar arasında görsel ve işitsel benzerliğe neden olduğu ve markaların kapsamında bulunan bütün mal ve hizmetlerin aynı/ aynı tür mal ve hizmetlerden oluştuğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.