T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1408
KARAR NO : 2025/1681
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/03/2023
NUMARASI : 2022/215 E. - 2023/130 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/03/2023 tarih ve 2022/215 E. - 2023/130 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili, müvekkillerinin "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şahsın 2020/112029 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... 2021-M-12028 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa "..." ibaresinin taraf markalarında ortak olarak yer aldığını, davalı markasının iltibasa sebebiyet vereceğini, marka başvurusu kapsamındaki mal ve hizmetlerin de benzer olduğunu, müvekkillerinden ... Gıda'ya ait markanın tanınmış marka olarak tescil ettirildiğini, başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 14.04.2022 tarih ve 2021-M-12028 sayılı kararının iptaline ve tescili halinde 2020/112029 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şahıs, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacıların "..." ibareli tescilli markaları arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan 29 ve 30. sınıftaki tüm mallar açısından ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu markanın kapsamında yer alan 29 ve 30. sınıftaki mallar açısından ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının "..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, benzerlik nedeniyle bu mallarda her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, yine aynı mallarda her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, taraf markaları arasında bu mallarda SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu; HMK'nın 282. maddesi hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih, 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmediği, bunun dışında kalan mallar açısından ise iltibas koşulunun oluşmadığı; diğer yönden ise; SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, dava konusu TÜRKPATENT'in 2021-M-12028 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2020/112029 sayılı markanın kapsamında yer alan 29 ve 30. sınıftaki tüm mallar yönünden iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Katılma yoluyla davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilleri markalarının tanınmış olduğunu, markaların herhangi bir sınıfta tescilinin SMK'nın 6/5. maddesindeki şartların oluşmasına sebebiyet vereceğini, müvekkillerine ait "..." unsurlu markalar farklı mal/hizmetlerde kullanılıyor olsa dahi korunması gerekirken 31. sınıf mal ve hizmetlerin müvekkil markaları kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi hatalı olduğunu, marka başvurusunda veya tescilinde kötüniyetin değerlendirilmesinde tanınmışlık düzeyine ulaşmış markalar yönünden ise alelade markalara göre daha sıkı bir denetim yapılması gerektiğini, somut davada iki davacı taraf yer almasına rağmen tek vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacıların itirazlarına mesnet markaların asli unsuru "..." ibaresinden oluştuğu, dava konusu başvuru "..." ibareli olduğu, davacı tarafa ait markaların asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu markada da aynen asli unsur olarak yer aldığı; bunun dışında başvuruda farklı olarak yer verilen "..." ibaresinin, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı; taraf markaları arasında "..." ibaresinin asli unsur olarak kullanılmasından kaynaklı bir benzerliğin oluştuğu, tarafların marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu; nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15.12.2014 tarih ve 2014/11679 E- 2014/19705 K. sayılı ilamında, "... ..." ibaresi, 25.09.2012 tarih ve 2010/16088 E.-2012/14212 K. sayılı ilamında "... ..." ibaresi, 03.04.2012 tarih ve 2010/5673 E.-2012/5520 K. sayılı ilamında "... ..." ibaresi, 06.12.2011 tarih ve 2009/14487 E.-2011/16476 K sayılı ilamında "..." ibaresi, 17.04.2012 tarih ve 2010/6480 E.-2012/6208 K. sayılı ilamında "... ..." ibaresi, 06.10.2011 tarih ve 2009/12122 E.-2011/12322 K. sayılı ilamında "... ..." ibaresi, 03.11.2011 tarih ve 2009/13494 E.-2011/14850 K. sayılı ilamında "... ...+şekil" ibaresi,04/11/2019 tarih 2018/5563 E.-2019/6741 K. sayılı ilamında "... ..." ibaresi, "..." asıl unsurlu markalarla benzer bulunduğu; öte yandan, emtia benzerliğinin gerçekleşmediği 31. sınıf mallar yönünden SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının oluştuğunun ve başvurunun kötüniyetle yapıldığı kanıtlanamadığı gibi, davacı tarafın Markalar Dairesi Başkanlığına kararına itirazlarının aynı YİDK kararıyla reddedildiğinden ve davacılar bu kararın iptali talebiyle tek bir dava açtıklarından, mahkemece davacılar yararına tek vekalet ücreti takdirinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekili ile katılma yoluyla davacılar vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... vekili ile katılma yoluyla davacılar vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı Kurum vekili ile katılma yoluyla davacılar vekilince istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50'er-TL'nin anılan taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında istinaf eden taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 30/09/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...