T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1338 - 2025/1626
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1338
KARAR NO : 2025/1626
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/01/2023
NUMARASI : 2022/227 E. - 2023/32 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/01/2023 tarih ve 2022/227 E. - 2023/32 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2020/120477 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı Şirketin "..." ibareli markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığının, 2017/36230 sayılı davalı markasına dayalı olarak müvekkili başvurusunun reddine karar verdiğini, müvekkilinin bu karara yönelik itirazının ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markasının kullanım alanının tekstil/giyim üzerine olduğunu, davalı Şirketin ise "..." ibareli markasını saat ve aksesuarlar üzerinde kullandığını, müvekkili başvurusuna konu "..." ibareli markanın, evrensel bir dil olan İngilizce'de "Dou you wanna be winner?" ibaresinden yola çıkılarak oluşturulduğunu, “d” ibaresinin, “do you wanna be” söz birliğini, “Weiner” ibaresinin ise “winner” kelimesini temsil ederek "..." markasının markasının meydana getirildiğini, müvekkilinin "..." markasını, “saat ve aksesuarları” malları üzerinde kullanmadığını, sektör olarak bakıldığında, davaya konu işaretin ayırt edici nitelikte olup olmadığı araştırılırken işaretin ihtiva ettiği tüm unsurlar ile birlikte bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu gerekliliğin arkasında yatan nedenin, ortalama tüketicilerin gündelik hayatta karşılaştıkları markaları parçalara bölerek inceleme yapmasından ziyade markaları bir bütün olarak algılaması gerçeğine dayandığını, ortalama tüketicilerin gündelik hayatta karşılaştıkları markaları sektörel olarak değerlendirildiğinin bilindiğini, bu nedenle giyim sektöründe kullanılan bir markanın, saat sektöründe kullanılan farklı bir marka ile karıştırılacağının düşünülmesinin, marka tescilini önemli ölçüde kısıtlayacağını ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-4817 sayılı kararının iptaline ve markanın müvekkili şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TÜRKPATENT vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkiline ait marka ile davacı tarafa ait marka başvurusunun iltibas
derecesinde benzerlik ihtiva ettiğini, müvekkili markasının tanınmış bir marka olması sebebiyle dava konusu başvurunun, müvekkilinin bir seri
markası ya da bağlantılı mallar üzerinde yeni bir ürün sunduğu yanılgısını doğuracağını ve davacının
haksız kazanç sağlayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan mal ve hizmetlerin tamamının, redde mesnet marka kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür olduğu, markaların genel görünüm itibariyle görsel ve işitsel olarak benzediği, dava konusu marka başvurusunun esas unsurunu "Weiner" ibaresinin oluşturduğu, bu ibarenin başında bulunan "d" harfinin özellikle "kesme işareti" ile sözcük unsurundan ayrıldığı da düşünüldüğünde, tek başına markanın genel görünümü içinde esaslı unsuru "Weiner" sözcüğünden uzaklaştırdığının söylenemeyeceği, davacı yan her ne kadar dava konusu marka başvurusunun "Do you wanna be winner? (Kazanmak ister misin?)" sloganından türetildiğini ileri sürse de, dava konusu marka başvurusunu gören veya işiten ilgili tüketici kesiminin zihin dünyasında bu sloganın canlanacağının söylenemeyeceği, dava konusu marka başvurusunun umumi intiba olarak böyle bir slogana çağrışım oluşturma gücünden uzak olduğu, dolayısıyla dava konusu marka başvurusunu gören veya işiten ilgili tüketici kesiminin bu markayı fantezi bir sözcük olarak algılayacağı, "Weiner" ve "WAINER" ibareleri arasında gerek görsel olarak, gerekse işitsel olarak müşterek veya yakın harflerden kaynaklı yüksek düzeyli benzerlik bulunduğu, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, tarafların fiili olarak farklı sektörlerde faaliyet gösterdikleri iddiasının iş bu dava bakımından dikkate alınamayacağı, bu nedenle karşılaştırılan markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, bir bütün halinde kullanılan "..." markasının kullanım alanının tekstil/giyim sektörü olduğunu, davalı Şirketin ise "..." markasını saat ve aksesuarları mallarında kullandığını, müvekkili adına tescili talep edilen “...” ibareli markanın, evrensel bir dil olan İngilizce'de "Dou you wanna be winner?" sloganından hareketle oluşturulduğunu, mahkemece dava konusu başvurunun, umumi intiba olarak böyle bir slogana çağrışım oluşturma gücünden uzak olduğunun kabul edildiği, ancak bu kabulün kime göre neye göre uzak olduğunun açıklanmadığını, bu anlamda objektif bir değerlendirme olmadığını, müvekkilinin "..." markasını "saat ve aksesuarları" alanında kullanmadığını, şekilsel ve anlamsal benzerliği olmayan markaların karıştırılma ihtimalinin düşünülemeyeceğini, başvuruya konu işaretin ayırt edici nitelikte olup olmadığı araştırılırken işaretin ihtiva ettiği tüm unsurlar ile birlikte bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira taraf markalarının asli unsurlarını oluşturan ibareler arasında yüksek düzeyli görsel ve işitsel benzerlik olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, taraf markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin benzer olması karşısında taraf şirketlerin fiilen farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin, işbu uyuşmazlığa bir etkisinin olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.