T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1330 - 2025/1528
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1330
KARAR NO : 2025/1528
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/12/2022
NUMARASI : 2022/299 E. - 2022/350 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/12/2022 tarih ve 2022/299 E. - 2022/350 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili tarafından tescili talep edilen 2020/141713 sayılı “...” ibareli marka ile davalı ....’ye ait olan 2019/132862 başvuru numaralı “...” markası arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, “...” ibaresinin kimsenin tekeline verilmesi mümkün olmayan ayırt edici niteliği zayıf bir ibare olması nedeniyle “...” ibarelerinin ortaklığının markaları benzer kılmaya yetmediğini, başvuru markasında itiraz sahibinin markası ile ayrıştırılması için gerekli değişikliklerin yapıldığını, hitap edilen ortalama tüketici kitlesinin algı düzeyinin yüksek olduğunu ileri sürerek, marka başvurularının reddine ilişkin ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2022-M-7920 sayılı kararının iptali ile 2020/141713 numaralı ve “...” ibareli markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, başvuru konusu marka ve redde mesnet markada ön plana çıkan esas
unsurun “...” ibaresi olduğunu, her ne kadar “...” ibaresinin
kimsenin tekelinde olması mümkün olmayan bir ibare olduğu öne sürülmüş ise de,
söz konusu ibarenin çekişme konusu hizmetleri doğrudan tanımlayıcı niteliği
bulunmadığı gibi başvuruda yer alan “...” ibaresi de tanımlayıcı nitelikte bulunduğundun, davacı vekilinin iddiasının aksine “...” ibaresinin başvuru konusu
markada ayırt ediciliği sağlayan unsur olduğunu, dava konusu YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, müvekkili adına tescilli "..." esas unsurlu markaların ve davacının “...
...” markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, "..."
markasının müvekkiline ait markalar ile seri marka izlenimi yarattığını, müvekkiline ait markalar ile aynı ve ilintili mal ve hizmetler yönünden
tescil edilmek istendiğini, bu nedenle halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, “...” ibaresinin karşılaştırılan markaların esas unsuru olduğunu, aynı sektörde kullanıldıkları da dikkate
alındığında dava konusu marka duyulduğunda veya görüldüğünde müvekkili markasının başka
bir biçimde/tarzda uzantısı gibi algı yaratabileceğini, müvekkili şirkete ait “...” ibareli markaların 6769 sayılı SMK’nın 6/5’nci
maddesi anlamında tanınmış marka olduğunu, “...”
markasının tesciline izin verilmesi halinde müvekkilinin emek ve zaman harcayarak
itibar edindirdiği markasının ayırt edici vasfının zedelenmesine neden
olacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan "Finansal ve parasal hizmetler." in redde mesnet marka kapsamında birebir bulunduğu, emtialar arasında benzerlik düzeyinin artmış olması halinde markalar arasındaki ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasındaki farklılık derecesinin artmış olmasının gerekeceği, dava konusu marka başvurusunda yer alan "..." kelimesinin anlamı itibariyle davaya konu hizmetler bakımından bu kelimenin somut ayırt edici özelliğinin olmadığı, marka başvurusunda yer alan şekil unsurunun da arka planda kaldığı, başvuru markasında yer alan "..." kelimesinin Yunanca "..." yani "yeni" sözcüğünden türemiş ve eklendiği kelimeye en basit tabirle "yeni" anlamı katan veya "yeni" vurgusu yapan bir ön ek." olduğu, salt bu kelimenin davaya konu hizmetler bakımından doğrudan tanımlayıcı olmadığı, şubesi olmayan yeni bir dijital banka türünü ifade etmek üzere bu terminolojilerin markasal etki izafe etmeyecek şekilde ilgili sektörde kullanıldığı, ancak redde mesnet markanın salt "..." kelimesinden oluştuğu, davalı şirketin "..." ibaresinin özellikle davaya konu hizmetler kapsamında yer alan "kredi kartı" hizmetleri bakımından markasal olarak dava konusu marka başvuru tarihinden önce tanıtımına ilişkin tanıtıcı evrak sunduğu, tescilli olduğu sürece, zayıf karakterli markaların da hukuken koruma altında olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, dava konusu marka başvurusunda markanın esaslı unsurunu "..." kelimesinden uzaklaştıracak ayırt edici unsur bulunmaması karşısında, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu marka başvurusunun kapsamındaki 36.sınıf hizmetlerin tüketicisinin bilinçli ve dikkatli kişilerden oluştuğunu, bu nedenle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, karşılaştırılan markalar arasında benzerlik söz konusu olmadığını, başvuru markasının itiraza mesnet markalardan yeterince ayrıştığını, "..." markası ayırt ediciliği zayıf bir ibare içerdiğinden yeterli ölçüde farklılaştırıldığında başka kişilerce kullanılmasına davalının katlanmasının gerektiğini, "..." ibaresinin davalının tekeline bırakılamayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibaresinin Yunanca "yeni" anlamına gelen ve önünde kullanıldığı sözcüğe "yeni" anlamını katan bir kelime olduğu, ticaret hayatından sosyal hayata kadar pek çok alanda yaygın şekilde kullanılan zayıf bir ibare olduğu kabul edilebilirse de, dava konusu "...+şekil" ibareli marka başvurusu ile redde mesnet 2019/132862 sayılı "..." ibareli marka arasında asli unsurlarını oluşturan "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklanan görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik ve SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas tehlikesinin söz konusu olduğu, zira başvurunun tescil edilmek istendiği 36.sınıftaki "Finansal ve parasal hizmetler" redde mesnet markanın kapsamında aynen yer aldığı gibi anılan hizmetler yönünden "..." ibaresinin tanımlayıcı nitelikte bulunduğu ve şekil unsurunun da yeterli düzeyde ayırt edicilik sağlamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.