T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1312 - 2025/1551
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1312
KARAR NO : 2025/1551
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/03/2023
NUMARASI : 2022/253 E. - 2023/161 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Rekabet Yasağından Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21/03/2023 tarih ve 2022/253 E. - 2023/161 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalının 08.03.2021-09.03.2022 tarihleri arasında müvekkili nezdinde NC-proses mühendisi pozisyonunda çalıştığını, davalının pozisyonu itibariyle müvekkilinin müşteri çevresi, üretim sırları ve yaptığı iş kapsamındaki tüm bilgilere sahip olduğunu, taraflar arasındaki belirsiz süreli iş sözleşmesinin 4. maddesinde rekabet yasağı hükmünün bulunduğunu, 5. maddesinde ise brüt maaşın 5 katı tutarında cezai şart öngörüldüğünü, buna rağmen davalının işten ayrıldıktan sonra aynı il sınırlarında aynı sektörde faaliyet gösteren rakip bir firmada aynı pozisyonda çalışmaya başladığını, söz konusu firmanın müvekkilinin eski genel müdür yardımcısı tarafından kurulduğunu ve müvekkilinin donanımlı personellerini firmaya çektiğini ileri sürerek, şimdilik 1.000,00-TL tazminatın 09.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek öncelikle bankalarca mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle, mahkeme aksi kanaatte ise reeskont faiziyle, mahkeme aksi kanaatte ise avans faiziyle, yine mahkeme aksi kanaatte ise yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, bu şekilde faiz başlangıcı ve türü talep edilemeyeceğini, müvekkilinin rekabet yasağına aykırı davranmadığını ve iş akdini haklı nedenle feshettiğini, bu nedenle davanın kabulünün mümkün olmadığını, müvekkiline iş sözleşmesinin hükümlerini okuma imkanı da tanınmadığını, rekabet yasağının sadece işverene yüklenmesi nedeniyle karşılıklılık ilkesine aykırı olduğunu, yasağın orantısız da olduğunu, müvekkilinin pozisyonu gereği bahsedilen konumda olmadığını, müvekkilinin söz konusu bilgilere sahip olması ve bu bilgileri kullanmasının söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere fahiş talebin indirilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, bilirkişi raporunda davalının davacı şirkette 1 yıl çalıştığı, davacı ... Kalıp ve Makine San. Ltd. Şti.'nin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde belirtilen "maksat ve konuları" başlığında verilen bilgileri incelenmekle havacılıkla direkt ilgili konunun olmadığının görüldüğü, yapılan araştırmada, havacılık sektörüne yapılan malzeme üretiminin, genel anlamda "metal kalıpla" üretilen malzemeler olduğu değerlendirilmiş olup, metal kalıpla malzeme ve yedek parça üretiminin sanayide birçok işyeri tarafından yoğun şekilde yapılan işlerden olduğu, bu tür işlerde her bir üretim için özel olarak yapılmış/yaptırılmış kalıpların bulunduğu, bu kalıpların (iş geldikçe kullanılmak üzere) işyerinde saklandığı, bu kalıpla ilgili iş geldiğinde, kalıbın saklandığı yerden alınarak, makineye (pres tezgahlarına) takılmakta (monte edilmekte) ve istenen sayıda malzeme üretilmekte olduğu, çalışanların tecrübelerini, bilgilerini, çalıştıkları yerlerde kullanmalarının doğal bir durum olduğu, ancak herhangi bir işyerinin sırrı konumunda olan bilgiler varsa, bunların belirlenmesi ve belirtilmesinin gerektiği, davalının davacının "sırrı niteliğinde bir bilgiyi" ifşa ettiğine veya yeni çalıştığı işyerinde kullandığına dair herhangi bir belge ve bilginin bulunmadığını, (dava dışı) ... Teknolojileri A.Ş. ile ilgili olarak şirketin amaç ve konusu incelendiğinde, bu şirketin büyük oranda elektronik sanayi, silah sanayi ve havacılıkla ilgilenmekte olduğunun anlaşıldığı, dosya kapsamındaki belgelerden; Davalı ...’in davacı ... Kalıp ve Makine San. Ltd. Şti.'ye maddi ve manevi zarar oluşacak şekilde herhangi bir bilgisini ... Teknolojileri A.Ş.'ye veya başka bir şirkete verdiğine dair herhangi bir bilgi, delil bulunmadığı, davalı ...’in davacı şirket ile ilgili olarak, şirketin müşteri çevresi, üretim sırları ve yaptığı iş kapsamında haksız rekabet şartları oluşturacak nitelikte bir faaliyetine rastlanmadığı, bu doğrultuda muhtemel bir riskin tespit edilemediği, davalının davacı şirkete karşı haksız rekabet oluşturacak nitelikte bir faaliyetine rastlanmaması nedeniyle tazmini gereken bir zarar tazminatı meblağının doğmadığının ve oluşmadığının anlaşıldığı" yönünde görüş bildirildiği; bu durumda; davalının davacı şirketin müşteri çevresi, üretim sırları ve yaptığı iş kapsamında haksız rekabet şartları oluşturacak nitelikte bir faaliyetine rastlanmadığı, bu doğrultuda muhtemel bir riskin tespit edilemediği, davalının davacı şirkete karşı haksız rekabet oluşturacak nitelikte bir faaliyetinin tespit edilememiş olması karşısında, davacı yönünden anılan sebebe dayalı olarak davalıdan talep edilebilecek tazmini gereken bir zararın doğmadığı, davacının iddialarının soyut nitelikte olup, davalının haksız rekabette bulunduğu yönündeki davacı iddialarının kanıtlanamamış olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, eksik araştırma ile karar verildiğini, rekabet yasağı hükümlerinin gerçekleştiğini, bilirkişilerin ticaret sicil gazetesini dahi incelemediğini, zarar verme ihtimalinin bulunmasının yeterli olduğunu, davalının çizim içeren her sektörde iş bulabileceğini, müvekkilinin başka firmaların yapamadığı işleme yöntemlerini kullandığını, davalının çalıştığı sürede saha gezintisi yaparken makinaların yanına gittiğinde dahi bu bilgilere erişebileceğini, kaldı ki ürünlerin tasarım ve çizimini yaptıktan sonra üretim aşamasını ve sonucunu gördüğünü, davalının şirketin tüm know-how bilgilerine sahip olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, rekabet yasağından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı şirket ile davalı arasında belirsiz süreli iş sözleşmesinde rekabet yasağı hükmünün bulunduğu, rekabet kaydının geçerli olabilmesi için TBK'nın 444/2. maddesi uyarınca hizmet ilişkisinin işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlaması ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılmasının, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelik olmasının gerektiği, ilk derece mahkemesince alınan ve davacı şirket ile davalının davacı şirketten ayrılarak işe başladığı dava dışı şirketin faaliyet alanları incelenmek suretiyle düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalının, davacı şirketin müşteri çevresi, üretim sırları ve yaptığı iş kapsamında haksız rekabet şartları oluşturacak nitelikte bir faaliyetine rastlanmadığı, davacının iddiasını kanıtlayamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179.90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435.50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/09/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 12/09/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.