T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1335 - 2025/1518
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1335
KARAR NO : 2025/1518
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/02/2023
NUMARASI : 2022/161 E. - 2023/83 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/02/2023 tarih ve 2022/161 E. - 2023/83 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2020/62372 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı Şirketin "... ..." ibareli markalarına dayalı olarak bu başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazın kabul edilerek 2015/01109 sayılı davalı markasına dayalı olarak müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara yönelik itirazının da YİDK tarafından reddedildiğini, “... ...” kavramının davalı Şirketin faaliyette
bulunduğu Mardin bölgesinde şarap ürünü ve şarapçılıkla özdeşleşmiş bir kavram ve ürün çeşidi olduğunun birçok kaynakta kabul edildiğini, Mardin Valiliğinin resmi internet
sitesinde bir ... köyü ile ilgili yaptığı açıklamada, ... ve şarap üretiminin
birbiri ile bağlantılı olduğuna değinildiğini, dava konusu YİDK kararının gerekçesinin dahi müvekkili başvurusunun reddine dair kararın emsal nitelikteki kararlarla tamamen çelişir, diğer
davalı ... Gıda lehine çifte standart oluşturan bir durumun ortaya çıkmasına
sebebiyet verdiğini, dini sembol ve mekân adlarının kullanımının tek başına
kimsenin inhisarına bırakılamayacağını, davalı Şirket markalarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu ve bu nedenle müvekkili ile davalı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu şeklindeki değerlendirmenin
yanlış bulunduğunu, dava konusu YİDK kararının öncelikle bu nedenle iptali gerektiğini,
nitekim davalı ... nezdinde 33. sınıfta tescil edilmiş olup ...
ibaresini içeren başka markalar da bulunmasının, ... kelimesi bakımından
... uygulama ve kabulünün de aynı olduğunu gösterdiğini, bu ibarenin tek başına bir marka
olamamakla birlikte bir marka içinde yer alabilecek, herkesin kullanımına açık, genel
ve ilave unsurlardan biri olarak kullanılabilecek bir ibare olduğunu, dava konusu YİDK kararında benzerlik yönünden yapılan
değerlendirmelerin de haksız ve hukuka aykırı bulunduğunu, müvekkili başvurusuna yapılan itirazın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-2201 sayılı kararının iptaline, müvekkiline ait 2020/62372 sayılı “... ... ...
...” markasının tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, taraf markalarının işitsel, görsel ve genel görünümleri itibariyle benzer olmaları sebebiyle ilgili tüketici kitlesi nezdinde karıştırılacak derecede benzer bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu olan "Şaraplar." emtialarının, redde mesnet 2015/01109 sayılı marka kapsamında aynen bulunduğu, taraf markalarında müşterek olan unsurun "..." sözcüğü olduğu, "..." ibaresinin, din görevlilerinin ve kendini dine adayan kimselerin bir arada yaşadığı dinî yapıyı ifade ettiği, aynı zamanda Makedonya Cumhuriyeti'nde yer alan tarihi bir şehir adı olduğu, markalarda müşterek olarak bulunan unsurun "..." sözcüğünün, söz konusu sözcüğün gerek dini bir yapı adı, gerekse maruf mahal adı olması hasebiyle tek başına marka olarak kimsenin tekeline verilemeyecek sözcüklerden bulunduğu, kaldı ki gerek dava konusu marka başvurusunun, gerekse redde mesnet markanın salt "..." sözcüğünden oluşmadığı, başvuru markasında yer alan "... ..." sözcüğünün ayırt ediciliğinin bulunmadığı, ancak "..." sözcüğünün "... ..." şeklinde bütünlük oluşturacak şekilde dizayn edildiği, redde mesnet markanın ise "yıkık bir ..." şekli ile "..." ibaresinden oluştuğu, ortalama tüketici kesiminin "..." ibaresinin ne anlama geldiğini bilemeyeceği, bu nedenle söz konusu sözcüğü anlamsız bir sözcük olarak algılayacağı, davalı şirketin "..." ibareli seri markaları bulunduğunun marka işlem dosyası içeriğinden anlaşıldığı, ancak gerek 6769 sayılı SMK m.5/1-h hükmü uyarınca dini değer anlamı itibariyle, gerekse Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26.11.1999 tarih, 1999/5790-9590 E.K. sayılı kararı uyarınca maruf mahal adı itibariyle markalarda müşterek olarak bulunan "..." sözcüğünden kaynaklı olarak markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğuracak derecede benzerlik bulunduğundan söz edilemeyeceği, markalarda yer alan ve yukarıda belirtilen diğer kelime ve şekil unsurlarının markaları bir bütün olarak birbirinden farklılaştırdığı, bu nedenle karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2022-M-2201 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu “...” markası ile diğer davalı markası “...” markası karşılaştırıldığında, markaların esas unsurları arasındaki benzerliğin ilk bakışta göze çarptığını, “...” sözcüğünün anlamı itibariyle 33. sınıftaki mallar açısından ortalama düzeyde ayırt ediciliğe sahip olduğunu, davalının önceki tarihli “...” şeklinde tescil ettirdiği markada iki ayrı sözcük ile yeni bir isim tamlaması oluşturulduğunu, davacının iddia ettiğinin aksine “... ...” kavramının değil “... ...” kavramının bir şarap ürünü olarak bilindiğini, davacı markasında yer alan “... ...” ibaresinin de ilgili sınıfta tanımlayıcı olduğunu, “...” kelimesinin coğrafi bir bölgeyi işaret ettiğini, “... ...” ibaresinin de bir şarap çeşidi olduğu göz önüne alındığında “...” sözcüğünün markadaki baskın unsur olduğunu, markalar arasındaki benzerliğin, ilgili tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali doğuracağını, markaların birbirinin serisi olduğu algısı oluşturacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin, kimsenin tekeline verilemeyeceği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı ... uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/09/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.