T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/11/2021
NUMARASI :.....
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/11/2021 tarih ve 2019/330 E. - 2021/393 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili bankanın sektöründe öncü olduğunu ve sunduğu hizmetler ile bu hizmetlere bağlı markalarının ulusal ve uluslararası düzeyde tanınmış olduğunu, ...-... renklerden oluşan birçok tanınmış markanın sahibi olduğunu, itiraza konu şekil markası başvurusunun müvekkili banka ile özdeşleşmiş ...-... renk kombinasyonundan oluştuğunu, müvekkili adına tescilli 2017/38196 sayılı şekil markası ile iş bu şeklin kullanıldığı ... markalarının dava konusu başvuru ile aynı olduğunu, söz konusu renk kombinasyonunun müvekkili bankayı çağrıştırdığını, davalının markasının 38. ve 45. Sınıflarda tescil edilmesi talebiyle yaptığı başvurusunun, müvekkili tarafından yayına itiraz başvurusu neticesinde kısmen kabul edilerek 45. Sınıfa konu hizmetler bakımından tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, oysa davaya konu markanın, müvekkili banka markasının devamı ya da seri markası olarak anlaşılma tehlikesinin bulunduğunu, söz konusu markaların ... tuşu/ok/üçgen’in baktığı yön dışında birebir aynı ve aynı renk kombinasyonunda tasarlanmasının tesadüfi olmadığını, davalı yanın müvekkili bankanın itibarından haksız kazanç elde etme ve itibarına zarar verme ihtimallerinin bulunduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, 2019-M-5641 sayılı YİDK kararının iptali ile davalı marka başvurusunun reddine tescil işlemlerinin tamamlanması halinde markanın hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davaya konu edilen marka başvurusu ile davacı yana ait markalar arasında benzerlik bulunmadığını, yine söz konusu marka başvurusu açısından tüketici nezdinde davacı markalarına ilişkin bir çağrışımın meydana gelmesi ya da bu anlamda bir karışıklık ihtimali bulunmasından bahsedilemeyeceğini, davacı yanın kötüniyet iddialarının da ispatlanamadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı marka başvurusunun kapsadığı çekişme konusu “45. Sınıf: 45/05 Giysi kiralama hizmetleri. 45/06 Yangın söndürme hizmetleri. 45/08 İş güvenliği konularında danışmanlık hizmetleri. 45/09 Sosyal ağ oluşturma hizmetleri.” ile itiraza mesnet gösterilen davacı markalarının kapsadığı mal ve hizmetlerin benzer ve ilişkili olduğu, kalan mal ve hizmetler yönünden benzerlik olmadığı, SMK'nın 6/1. maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan birinin belirtili emtia yönünden gerçekleştiği, davalının markasının incelenmesinde, ... kare zemin üzerindeki ... yuvarlak çerçeve içinde yer alan sağa doğru ok işareti figüründen oluştuğu, bu figürün ses ve görüntü nakleden cihaz ve sistemlerin icrasını gerçekleştirmek üzere kullanılan “... tuşu”nun gösterim şeklini çağrıştırdığı, davacının markalarının incelenmesinde, davacının 2017 38196 sayılı markası davalının başvuru konusu şeklin yukarıya doğru ok işareti figüründen ibaret olduğu, 2017 38222 ve 2017 38216 sayılı ... ibareli davacı markalarında ise O harfinin, aynı şeklin yukarıya doğru ok işareti figürü biçiminde tasarlandığı, davalı markasının, davacı markalarındaki şeklin, sağa doğru ok biçimindeki versiyonu olduğu, davacı markalarındaki şeklin çok benzeri olduğu, taraf markalarındaki şekil unsuru, renk ve görsel kompozisyon itibariyle yoğun benzerlik içerdiği gibi; davacının ... ... kelime markasının “çalışmak, geliştirmek, iyileştirmek” anlamı da, davalı markasındaki “... tuşu” şeklini tasvir eden bir sözcük olarak, davalı markası ile benzerlik arz ettiği, davalı markasının, davacının yukarı ok biçimindeki marka kompozisyonu, sağa ok şeklinde taklit edilerek tasarlandığı, davacı markasını oluşturan ... ... kelimesini, görsel olarak telmih eden davalı markasının, akla davacı markasını getirdiği, davalı markasında yer alan “... tuşu” görselinin renk başta olmak üzere, bütünsel imajı ve görsel kompozisyonu itibariyle davacı markalarını çağrıştırdığı, davalı markasında, davacı markalarında yer alan aynı görsel kompozisyonun, sadece okun yönü değiştirilerek, aynen kullanılması markaları birbirine yaklaştırdığı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının ''şekil'' markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, benzer mal ve hizmet sınıfları için taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğu, markaların ilgili tüketici kesimi nezdinde maruf ve bilinir hale geldiğini ispatlamaya yeterli kanıt sunulmadığı, davacının ... şemsiye/lider markasının toplumdaki bilinirliğinin, itiraza mesnet gösterilen markaların tanınmış ve/veya tanınmışlık düzeyine erişmiş marka olduğunu kabule yeterli olmadığı, benzer olmayan mal ve hizmet sınıflarında iltibas ihtimalinden söz edilmeyeceği, dosya kapsamında davalının kötüniyetini gösterir herhangi bir belge bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile YİDK'nın 2019-M-5641 sayılı kararının 45. Sınıfın 5. alt grubunda yer alan "giysi kiralama hizmetleri" 6. alt grubunda yer alan "yangın söndürme hizmetleri" 8. alt grubunda yer alan "iş güvenliği konularında danışmanlık hizmetleri" 9. alt grubunda yer alan "sosyal ağ oluşturma hizmetleri" mal ve hizmet sınıfları yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı şirket adına tescilli 2018/82849 sayılı şekil markasının tescilli olduğu 45. Sınıfın 5. alt grubunda yer alan "giysi kiralama hizmetleri" 6. alt grubunda yer alan "yangın söndürme hizmetleri" 8. alt grubunda yer alan "iş güvenliği konularında danışmanlık hizmetleri" 9. alt grubunda yer alan "sosyal ağ oluşturma hizmetleri" mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkemenin müvekkilinin markalarının ulaştığı ayırt edicilik vasfında hataya düşdüğünü, davaya konu şekil markasının müvekkili ile özdeşleşmiş ... ve ... renk kombinasyonundan oluşmakla birlikte müvekkili adına tescilli 2017/38196 sayılı şekil markası ile yine iş bu şeklin kullanıldğı ... markaları ile aynı olduğunu, müvekkilinin itiraza mesnet olarak gösterdiği markaların hatalı raporda kıyaslamaya tabi tutulan markalar ile sınırlı olmadığını, kaldı ki; davalı markasında kullanılan renklerin sadece müvekkilinin tanınmış markalarında değil tüm ticari faaliyetlerinde kullanıldığını, bununla birlikte, marka örneğinde kullanılan "...” ve "..." renk kombinasyonunun müvekkilinin tescilli markalarının yanı sıra şubeleri internet web sitesi ve diğer reklam ve tanıtım malzemelerinde de yoğun bir şekilde kullanıldığını, müvekkilinin markalarının bu renk kombinasyonunun tanınmış nitelikte olduğunu, söz konusu markaların ... tuşu/ok/üçgenin baktığı yön dışında birebir aynı ve aynı renk kombinasyonunda tasarlanmasının tesadüfi olmadığını, davaya konu markanın müvekkilinin seri markalarından biri olarak anlaşılacağını, 45. sınıfın alt sınıflarına konu bir kısım hizmetler bakımından davaya konu markanın tescilinin devam etmesi halinde, davalı markasının, müvekkili banka markalarının serisi içerisinde değerlendirileceğini, müvekkilinin marka itibarını zedeleyeceğini, davaya konu markanın müvekkili banka markasını birebir taklit etmiş olmasının açıkça davalı şirketin kötüniyetinin göstergesi olduğunu, müvekkiline ait tanınmış marka benzerinin tescil başvurusuna konu edilmesinin kötü niyetli olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, elektronik cihazlarda uygulama alanı olan "..." tuşunun şeklinin, davacının uhdesinde olmayan ayırt ediciliği düşük bir şekil olduğunu, ortalama dikkat ve özen seviyesindeki tüketici tarafından söz konusu şeklin "... tuşu şekli" olarak tanımlanacağını ve ancak kullanımı yaygın ve ayırt ediciliği düşük olan söz konusu şekil davacı mal ve hizmetlerini ile özdeşleştirilmeyeceğini, işaretlerin benzer olmadığı ve karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, itiraza gerekçe olan 2017/38222 nolu ve ibareli başvuru ile 2017/38216 nolu ve ibareli marka arasında benzerlik bulunmadığını, başvuruya konu işaret ile iddialara mesnet markalar arasında ortalama tüketicinin görsel, işitsel ve kavramsal algısı bakımından, ilişkilendirilme ihtimali de dâhil iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, mahkemenin aksi yönde değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu, öte yandan kullanılan "... tuşu şekli" kullanımı yaygın ve ayırt ediciliği düşük bir şekil olup davacı mal ve hizmetleri ile özdeştirilebilecek ve davacının inhisarına bırakılabilecek bir şekil olmadığını, mahkemece benzer veya ilişkili kabul edilen mal ve hizmetlerin benzer/ilişkili kabul edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "ŞEKİL" marka başvurusu ile davacının "ŞEKİL" ve "... + ŞEKİL" ibareli tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların "ŞEKİL" olduğu, davalının markasının, ... kare zemin üzerindeki ... yuvarlak çerçeve içinde yer alan sağa doğru ok işareti figüründen oluştuğu, davacının markalarının da davalının başvuru konusu yaptığı şeklin yukarıya bakan hali olduğu, yine aynı şeklin 2017 38222 ve 2017 38216 sayılı ... ibareli davacı markalarında bulunduğu, taraf markalarındaki şekil unsurunun, renk ve görsel kompozisyon itibariyle yoğun benzerlik içerdiği, bütünsel imajı ve görsel kompozisyonu itibariyle davacı markalarını çağrıştırdığı, sadece okun yönünün değiştirilerek, aynen kullanılmasının markaları birbirine yaklaştırdığı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının ''şekil'' markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, davalı marka başvurusunun kapsadığı çekişme konusu “45. Sınıf: 45/05 Giysi kiralama hizmetleri. 45/06 Yangın söndürme hizmetleri. 45/08 İş güvenliği konularında danışmanlık hizmetleri. 45/09 Sosyal ağ oluşturma hizmetleri.” ile itiraza mesnet gösterilen davacı markalarının kapsadığı mal ve hizmetlerin benzer ve ilişkili olduğu, kalan mal ve hizmetler yönünden benzerlik olmadığı, benzer mal ve hizmet sınıfları için taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğu, diğer yandan davacının dava konusu itiraza mesnet markalarının tanınmış marka olmadığı, dosya kapsamında davalının kötüniyetini gösterir herhangi bir belge bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50'şer-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 07/07/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/07/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.