T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1257
KARAR NO : 2025/1446
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/04/2021
NUMARASI : 2019/102 E. - 2021/137 K.
DAVACI : ...
VEKİLİ :
DAVALI : 1 -...
VEKİLİ :
DAVALI : 2 -...
VEKİLLERİ :
DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/04/2021 Tarih ve 2019/102 Esas - 2021/137 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, dava konusu 2017/66044 sayılı marka başvurusuna karşı müvekkilinin itirazlarının davalı kurumca nihai olarak reddedildiğini, dava konusu markanın esas unsurunun müvekkilin markasında yer alan “...” ibaresi ile birebir aynı olduğunu, markaların ortak emtialarının değeri düşük, karıştırılması kolay emtialar bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olması nedeniyle farklı mal ve hizmetler bakımından da başvurunun reddinin gerektiğini, müvekkilinin “... ...” şeklindeki markasında “...” ibaresinin müvekkilinin lider/seri markası olduğunu, bu nedenle tüketicinin markadaki “...” ibaresine odaklanacağını, davalı markasının ise zaten “...” ibaresinden oluştuğunu, markalardaki ortak unsurun benzer değil aynı olduğunu, anılan ibarenin müvekkilinin markasını çağrıştırdığını, bu benzerliğin karıştırılma ihtimalini doğuracağını, “...” markasını gören tüketicinin anılan markayı, müvekkili markalarının bir serisi olarak algılayacağını, ayrıca müvekkili markasının tanınmışlığının iltibas ihtimalini daha da arttırdığını, tüketicinin iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasının yeterli olduğunu, müvekkilinin markası tanınmış olduğu için farklı mal ve hizmet sınıflarında da korunması gerektiğini, dava konusu markanın müvekkili markalarından imaj transferi temin edebilecek kadar benzer olduğunu, davalının markasının aynı zamanda tanımlayıcı nitelikte bulunduğunu, bu nedenle mutlak ret nedeni kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca başvurunun kötü niyetli olarak gerçekleştirildiğini ileri sürerek, YİDK'in 2018-M-10918 sayılı kararının iptaline, 2017/66044 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu marka ile davacının dayanak markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, YİDK kararının yerinde olduğunu, başvurunun kötü niyetle yapıldığının ispatlanamadığını, markaların benzerliği iddiasının kötü niyet göstergesi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin gerçekleştirdiği başvuruya, davacı tarafın itirazları üzerine SMK m. 19/2 uyarınca kullanmama savunması yapıldığını, Markalar Dairesi’nin markalar arasında benzerlik bulunmadığına kanaat getirdiğini, davacın 2010/11360 sayılı markasının hükümden düştüğünü, müvekkili markası ile davacı markasının birbirinden farklı olduğunu, markaların bütün olarak incelenmesi gerektiğini, dava konusu markadaki “...” ibaresinin taraf markalarını farklılaştırdığını, anılan ibarenin ayırt edici olduğunu, davacının markasının yalnızca 30. Sınıf emtiaları kapsadığını, davacının tanımlayıcılık iddialarının yerinde olmadığını, müvekkili markasının tescilli olduğu sınıflarda ... ibaresinin tanımlayıcı bulunmadığını, davacının tanınmışlık iddialarının da yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, ayniyet düzeyindeki ilişkinin varlığı tespit olunan “Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler.” emtiaları bakımından; davalı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davacının "... ..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, emtia listelerinin de benzer olduğu, böylece taraf markaları arasında iltibas bulunduğu, dolayısıyla tüketicinin bu bağlantıyı kurmasına neden olacak düzeyde taraf markaları arasında görsel, kavramsal ve işitsel benzerlik bulunuyor oluşu nedeniyle somut uyuşmazlıkta iltibas ihtimalinin mevcut olduğu, benzerliği tespit olunan “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Dondurmalar, yenilebilir buzlar” malları yönünden ise ... ibaresinin gıda ürünleri yönünden ayırt edici vasfı zayıf bir işaret olması nedeni ile geniş bir korumanın davacı lehine sağlanmasının genel kullanım hakkının ihlali sonucunu doğuracağı, davacı yanın “...” markasının TÜRKPATENT tanınmış marka sicilinde kayıtlı olmakla birlikte somut uyuşmazlıktaki tartışmanın temelinde “...” ibaresi yer almakta olup davacı yanın “...” markasından bağımsız olarak “...” ibaresinin de tanınmış marka statüsünde kabul edilebileceğini ortaya koyan hiçbir delilin dosyada mevcut olmadığı dikkate alındığında, ayniyet derecesinde benzer olmayan mal ve hizmet sınıfları yönünden iltibas ihtimalinden bahsedilemeyeceği, dava konusu marka başvurusunun “...” ibaresinden oluşmasının ve bu ibareden kaynaklı işaretler arasındaki benzerlik iddiasının tek başına kötü niyet göstergesi olmadığı, davalının gerçekleştirdiği başvuruda kullandığı bu ibare nedeniyle herhangi bir şekilde davacı markalarının ününden ya da şöhretinden yararlanma amacı taşıdığı yorumunda bulunulması mümkün bulunmadığı gibi davalının markanın temel fonksiyonları dışında bir amaçla tescil başvurusunda bulunduğu hususunun da somut veya şüphe uyandıracak düzeyde deliller ile ortaya konulamadığı, dava konusu “...” ibaresinin salt ayırt edici vasfı zayıf bir işaret oluşunun anılan ibarenin 29, 30 ve 32. Sınıf emtialar bakımından 5/1-c maddesinde düzenlenen mutlak ret engeli kapsamında kalacağı sonucunu doğurmayacağı, yine 43. sınıftaki “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” bakımından da lokma kelimesinin türetilerek kullanılması ve kullanım tarzı gözetildiğinde mutlak ret koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile YİDK'in 2018-M-10918 sayılı kararının, 30. sınıfta yer alan "şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler" malları yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı şirket adına tescilli 2017/66044 sayılı "..." ibareli markanın tescilli olduğu 30. sınıfta yer alan "şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler" malları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemenin, dava konusu "...", "... ..." ve "..." markaları arasında benzerliği ve karıştırma ihtimalini yerinde olarak kabul ettiğini, ancak 30. sınıfta yer alan birtakım mallar bakımından karıştırılma ihtimali olduğunu kabul ederken, 30. sınıftaki diğer mallarla 29,32 ve 43. sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerde karıştırılma ihtimalini kabul etmemesinin yerinde olmadığını, dava konusu marka başvurusunun, 29, 30, 32, ve 43. sınıflar için yapıldığını, müvekkilinin markasının da 30. sınıfta tescilli bulunduğunu, bu sınıflarda bulunan malların, değeri düşük, fazla zaman ayırmadan anlık kararla alınabilen, küçük yaştaki çocuklara ve genel tüketici kitlesine hitap eden, bu nedenle kolayca markaların karıştırıldığı mallar olduğunu, bu sebeple 29, 30, 32, ve 43. sınıfta yer alan tüm emtilar bakımından davanın kabulüne karar vermek gerektiğini, ayrıca müvekkili markasının tanınmış olması nedeniyle, dava konusu markanın farklı mal ve hizmetler bakımından da tesciline engel oluşturacağını, tanınmış markanın farklı mal ve hizmet sınıflarında dahi korunacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili,mahkeme kararının aksine taraf markaları arasında kısmen kabule konu mal ve hizmetler yönünden görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan herhangi bir benzerlik/karıştırılma ihtimali bulunmadığını, başvuru konusu ibarenin anlamsal, görsel ve işitsel olarak tüketici nezdinde bütünüyle bırakacağı izlenimin, davacıya ait markadan farklı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacının itirazına dayanak gösterdiği markanın hükümden düştüğünün kayıtlardan da açık olarak görüldüğünü, değerlendirmenin, markaların asli ve tali unsurlarının her biri dikkate alınarak, bu unsurların marka üzerindeki fonksiyonları ve hedef tüketici kitlesi üzerindeki etkileri dikkatli bir şekilde değerlendirilerek ve nihai olarak markanın bu unsurlarının tamamı ile birlikte ve bütünü itibarıyla hedef tüketici kitlesi üzerinde bırakacağı etki dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu çerçevede değerlendirme yapılacak olursa taraf markalarının karıştırılmayacağını, 30 sınıftaki mallar bakımından taraf markalarının karıştırılacağı yönündeki değerlendirmelerin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :1-Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davacının 2010/11369 sayılı markasının hükümden düştüğü bir istinaf nedeni olarak ileri sürülmüş ise de dava konusu başvurunun yapıldığı tarih itibariyle anılan markanın hüküm ifade ettiği, yenilenmeme nedeniyle markanın hükümden düşmesi halinde, markanın baştan itibaren geçersizliğinin söz konusu olmadığı, diğer bir deyişle markanın geçerli olduğu dönem için korumayı haiz olduğu, dolayısıyla bu yöne ilişkin savunmanın yerinde olmadığı, ayrıca anılan markanın tescil tarihinin 16.05.2019 olması nedeniyle, dava konusu başvuru tarihine göre kullanım ispatına da tabi bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "... ..." ibareli marka arasında, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıfta yer alan "şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler" malları yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markasında yer alan "..." ibaresinin, davacının çatı markası olduğu ve bu itibarla davacı markasının asli unsurunu "..." ibaresinin oluşturduğu, dava konusu başvurunun da birebir aynı ibareden meydana geldiği, bu durumda her ne kadar "..." ibaresinin, gıda ürünleri yönünden ayırt ediciliği çok düşük ise de taraf markalarının asli unsurlarının aynı olması, bir başka deyişle başvuruya ayırt edicilik sağlayacak başkaca hiçbir unsura yer verilmemesi nedeniyle, benzer mal ve hizmetler yönünden taraf markalarının karıştırılacağı, “Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Dondurmalar, yenilebilir buzlar” malları dışında başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden, emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmediği, davacının itirazına mesnet 2010/11369 sayılı markanın tanınmışlığının da ispat edilemediği, "..." markasının tanınmışlığının, davacının 2010/11369 sayılı markasına sirayet ettirilemeyeceği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Ancak, taraf marka işaretleri arasında yukarıda açıklanan nedenler benzerlik olduğu, ilk derece mahkemesi kabulünün de bu yönde bulunduğu, davacının itirazına mesnet markanın kapsamındaki "Çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata ve şekerle kaplanmış ürünler." malları ile dava konusu başvuru kapsamında yer alan "Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Dondurmalar, yenilebilir buzlar" malları yönünden ise emtia ayniyeti/benzerliği şartının gerçekleştiğinin içinde gıda mühendisi de bulunan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda açıklandığı halde, ilk derece mahkemesince yalnızca emtia ayniyeti bulunduğu belirtilen "Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler." malları yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira her ne kadar mahkemece, "..." ibaresinin gıda ürünleri yönünden ayırt edici vasfı zayıf bir işaret olması nedeni ile geniş bir korumanın davacı lehine sağlanmasının genel kullanım hakkının ihlali sonucunu doğuracağı, bu nedenle ancak emtia ayniyeti olan mallar yönünden davacı markasının korunacağı kabul edilmiş ise de bu değerlendirme, SMK'nın 6/1 maddesi düzenlemesine uygun görülmemiştir. Gerçekten de "..." ibaresi, gıda ürünlerinin tamamı yönünden ayırt ediciliği zayıf bir ibare olup, koruma kapsamının dar tutulacağı tabii ise de dava konusu başvurunun yalnızca bu ibareden oluşması, diğer bir deyişle başvuruda, "..." ibaresi dışında ayırt ediciliği sağlayacak hiçbir unsura yer verilmemesi karşısında, emtia benzerliği oluşan tüm mallar yönünden taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerektiği kanaatine varılmış, davacı vekilinin bu yöne ilişkin yerinde görülen istinaf itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiş, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kaldırılarak, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 20/04/2021 gün ve 2019/102 Esas - 2021/137 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın KISMEN KABULÜ ile YİDK'in 14.12.2018 tarih, 2018-M-10918 sayılı kararının 30. sınıfta yer alan "Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Dondurmalar, yenilebilir buzlar" malları yönünden KISMEN İPTALİNE,
4-Dava konusu 2017/66044 sayılı markanın, 30. sınıfta yer alan "Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Dondurmalar, yenilebilir buzlar" malları yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,
5-Fazlaya dair taleplerin REDDİNE; ,
6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40-TL harcın mahsubu ile kalan 571,00-TL'nin davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduklarından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
9-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 258,85-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 70,00-TL tebligat ve posta ücreti, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.620,85-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 1.310,42-TL.'ye, 44,40-TL peşin harç, 44,40-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 1.399,22-TL.'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalılar tarafından ilk derece yargılaması sırasında bir yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
12-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
13-Davacıdan peşin olarak alınan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
14-Davalılardan ayrı ayrı alınması gereken 615,40'ar-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 179,90'ar-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50'şer-TL'nin davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
15-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/07/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...