T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/04/2023
NUMARASI ....
DAVANIN KONUSU : Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13/04/2023 tarih ve 2022/803 E. - 2023/481 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından ... numaralı ... ... Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış bulunan, ... ... A.Ş.'ye ait, 501870349 sayılı nakliye numarası ile Romanya'dan ....... tarafından taşınan paletler içindeki cam nitelikli emtianın 28.07.2021 tarihinde teslim edildiğini, ancak davalı şirket sorumluluğundayken nakliye sürecinde hasarlanmış olduğunu, anılan teslimata ilişkin olarak ... taşıma belgesinde hasar kaydı mevcut olup, dilekçe ekinde belgeyi sunduğunu, söz konusu ... esnasında meydana gelen hasar dolayısı ile müvekkili sigorta şirketinin sigortalısı ... ... A.Ş.'ye 16.835.49-Euro hasar tazminatı ödediğini, hasardan sorumlu olan taşıyıcı şirketten, 6762 sayılı TTK' nın 1472. maddesi gerekçesiyle, müvekkili şirketçe ödenen 16.835.49-Euro'nun tazmini talepli olarak huzurdaki davayı açma gereğinin hasıl olduğunu, ... ... Sigorta Poliçesi ile sigortalanan emtiada oluşan zarar nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde "Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma" kısa adıyla "..." Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağını, ... Konvansiyonu'nun "Taşımacının Sorumluluğu" başlıklı 17. maddesinin "Taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur." hükmünü haiz olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 16.835,49 Euro tazminatın ve bu tazminat tutarına ödeme tarihinden itibaren işleyecek yabancı para alacaklarına ilişkin 3095 sayılı Kanun 4/a hükmü gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi oranı uygulanmak suretiyle belirlenecek faiz tutarının fiili ödeme günündeki rayiç bedelin ... Lirası karşılığının davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, somut olayda da ... ... A.Ş'ye ait emtianın 26.07.2021 tarihinde ... ... ... yola çıkmak üzere, anlaşma kapsamında ... ... ... .... ait araca yüklendiğini, taşımada kullanılan aracın ... ... ... ....'ye ait olup araç üzerinde teslim alınan emtianın boşaltma adresi olan sigortalının .../... fabrikasına 28.07.2021 tarihinde teslim edildiğini, taşımanın gerçekleştiği araç alt taşıyıcı ... ... ... .... ait olup aracın sürücüsünün de ... ... ... .... tarafından istihdam edilmiş olduğunu, dolayısıyla kesinlikle sorumluluğun taraflarına ait olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte iddia olunan emtianın hasarlanmasına istinaden taşımacının sorumluluğuna gidilmesi halinde, bu anlamdaki sorumluluğun müvekkili şirkete ait olamayacağını, sorumluluğun alt taşımacı olan ... ... ... .... olduğunu, anlaşma kapsamında dava konusu "..." emtiasının 26.07.2021 tarihinde ... . yola çıkmak üzere; ...... ..... .... aracılığıyla araca yüklenmiş olup, araç üzerinde teslim alınan emtianın 28.07.2021 tarihinde boşaltma adresi olan sigortalının ...... fabrikasına araç üzerinde teslim edilmiş olduğunu, yapılan işbu taşıma sonrasında davacı sigorta şirketi tarafından müvekkili şirkete 24.08.2021 tarihinde hasar ihbarı iletilmiş olup, müvekkili şirketin söz konusu hasardan sorumlu olduğu iddia edilmiş olduğunu, iş bu hasar ihbarına karşı müvekkili şirketin iddia olunan hasardan kaynaklı olarak hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmadığına ilişkin Kahramankazan 1. Noterliğinin 16.09.2021 tarihli 12976 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi keşide edilmiş olduğunu, işbu ihtarname dilekçe ekinde sunulmakta olduğunu, taraflar arasında akdedilen dilekçe ekinde sunulu bulunan ... ... A.Ş Topluluğu Uluslararası Karayolu Taşıma Teknik Şartnamesi'nin "Yükleme ve Boşaltmalar" başlıklı 5. Maddesinin 3. Bendinde; "Yüklemeler, şirketlerin yükleme rampalarından şirketler elemanlarınca, boşaltmalar ise malın sevk edildiği şirketlerin müşteri boşaltma mahallinde müşterilerin elemanlarınca iş günleri ve mesai saatleri dahilinde sıra esasına göre yapılır. Taşıyanın sorumluluğu ürünlerin araçlara yüklenmesinden sonra başlar" şeklinde olduğunu, sözleşme ile sabit olduğu üzere emtianın yüklenmesi ve boşaltılması gönderici ve alıcı tarafından yapılmakta olup taşımacı, emtiayı araç üzerinde gönderici tarafından yüklenmiş ve sabitlenmiş olarak teslim almakta yine aynı şekilde araç üzerinde teslim etmekte olduğunu, taşımacının emtiaya hiçbir müdahalesi kesinlikle söz konusu olmadığını, dava konusu "..." emtiasının da- 26.07.2021 tarihinde ... ... ... SA'dan yola çıkmak üzere; ... ... ... .... aracılığıyla .....plakalı araca yüklenmiş olup araç üzerinde teslim alınan emtianın 28.07.2021 tarihinde boşaltma adresi olan sigortalının .../... fabrikasına araç üzerinde teslim edilmiş olduğunu, davacı taraf, taşımaya konu emtianın müvekkili şirket tarafından taşınması esnasında ve kusuru ile hasarlandığını ileri sürmüş ise de bahse konu "..." emtiaların müvekkili şirketin kusurundan kaynaklı olarak hasarlandığına dair herhangi bir kayıt, bilgi, belge ve şerh bulunmadığını, kaldı ki söz konusu taşımanın gerçekleştiğini gösterir ... senedinde yer alan 18. Madde'de; "Malın kalitesinden, yükleme, istifleme ve ambalaj hatalarından doğacak zararlardan nakliyeci firma sorumlu değildir" şeklinde taşımacının sorumlu olmayacağı hallere ilişkin açıkça şerh düşüldüğünü, ... Konvansiyonu uyarınca yükün gönderici tarafından yüklenmesi halinde meydana gelen hasardan taşımacının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dava konusu taşıma işinde de ekte sunulan sözleşme ve mevzuat hükümleri ile sabit olduğu üzere emtianın yüklenmesi ve sabitlenmesinin bizzat gönderici firma tarafından yapıldığını, davaya konu "..." muhteviyatındaki emtianın yetersiz paketleme, hatalı yükleme, istifleme ve sabitleme nedeniyle hasarlanmış olduğunu, somut olayda yol güzergahı boyunca bir kaza ihbarının olmadığı açık olmakla araç sürücüsünün ve dolayısıyla da taşımacının bu hasarın oluş şekli ile ilgili bir sorumluluğunun gözetim görevi açısından bulunmadığı açık olup davacı yan tarafından dosyaya ibraz edilen ekspertiz raporundaki tespit ve değerlendirmelerin soyut ve afaki bulunduğunu, ödenecek tazminatın belirlenmesinde ... Konvansiyonu'nun 23/2 maddesinin dikkate alınması gerektiğini, bu anlamda taşımacının sorumluluğunun "sınırlı sorumluluk" olduğunu, davacı tarafın sigortalısına lütuf ödemesi yaptığı sabit olup iş bu sebeple davacının, müvekkili şirkete rücu imkanı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sigorta şirketi ile davadışı ... ... A.Ş. arasında ... numaralı 18/09/2021 - 01/01/2022 tarih aralığını kapsayan ... ... Sigorta Poliçesi akdedildiği, 26 palet/1040 adet otomobil camının ... .. taşınması için davalı şirket ile davadışı ... ... A.Ş.'nin anlaştığı, taşımanın davalı tarafça alt taşıyıcı aracılığıyla gerçekleştirildiği, ancak taşımaya konu emtianın zarar görmesi sebebiyle davacının sigortalısına ödeme yaptığı, yapılan bu ödemenin davalı taşıyıcıdan rücuen tazmini için iş bu davanın açıldığı, taşımaya konu emtianın 26 palet/1040 adet ... olduğu, göndericisinin davadışı ... ... ... SA olduğu, alıcısının ise davadışı sigortalı ... ... A.Ş. olduğu, 26 palet/1040 adet oto camının taşınmasının davalı taşıyıcı ... Limited Şirketi tarafından alt taşıyıcı olan ... ... ... ... isimli firma aracılığıyla gerçekleştirildiği, emtianın 26.07.2021 tarihinde ... ... ... SA'dan yola çıkmak üzere ... plakalı araca yüklendiği, taşımada kullanılan aracın ... ... ... ...'ye ait olduğu, yüklenen emtiaların taşımasının gerçekleştirilerek boşaltma adresi olan davadışı sigortalının .../... fabrikasına 28.07.2021 tarihinde teslim edildiği, 06/10/2021 tarihli ekspertiz raporuna göre taşınan oto camlarından 449 adet oto camının taşıma sırasında zarar gördüğünün tespit edildiği, uyuşmazlığın uluslararası karayolu ile taşımadan kaynaklandığı, Türkiye'nin 02.08.1995 tarihinde ... Konvansiyonu'na taraf olduğu, bu sebeple uyuşmazlığa ... Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği, ...'nin 17. maddesinin 1. fıkrasına göre; taşımacının yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu bulunduğu, aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise; eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise taşımacının sorumlu tutulamayacağının düzenlendiği, ... hükümlerine tabi taşımalarda taşıyıcının, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen hasar ve kayıplardan sorumlu olacağı esas olmakla birlikte, anılan Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, hasar veya kaybın anılan nedenlerden kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumlu olmayacağının hükme bağlandığı, fakat, bu halde dahi taşıyıcının yükün sağlıklı taşınabilmesi için yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme ve nezaret etme yükümlülüğünün bulunmadığı, bahse konu yükümlülüğün ihlalinin, taşıyıcı bakımından müterafik kusur oluşturacağı, davalı şirket ile davadışı ... ... A.Ş. Arasında akdedilen Karayolu Taşıma Sözleşmesi ve sözleşmenin eki olan Teknik Şartname hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, teknik şartnamenin "Yükleme ve Boşaltmalar" başlıklı 5. Maddesinin 3. Bendi “Yüklemeler, şirketin yükleme rampalarından şirket elemanlarınca, boşaltmalar ise malın sevk edildiği şirketin müşteri boşaltma mahallinde müşterinin elemanlarınca iş günleri ve mesai saatleri dahilinde sıra esasına göre yapılır. Taşıyanın sorumluluğu ürünlerin araçlara yüklenmesinden sonra başlar. Taşıyan sürücüleri yükleme ve boşaltmalara nezaret edecektir." şeklinde olup düzenlemeye göre taşıyıcının sorumluluğunun emtianın araçlara yüklenmesinden sonra başlayacağı, ancak taşıyan sürücüsünün de yükleme ve boşaltmaya nezaret edeceğinin anlaşıldığı, somut olayda emtianın ne şekilde ve hangi olay/eylem sebebiyle zarar gördüğünün belirli olmadığı, zararın, "iyi-uygun bağlama yapılmaması sebebiyle taşıma sırasında aracın çukurlara girmesi, kasislerden hızlı geçmesi, ani frenlemeler - sert kalkışlar, hızlı viraj dönüşleri vs. esnasında cam paletlerin kayması - devrilmesi, alttaki palette bulunan camlara oturması, birbirlerine çarpması" sonucu taşıyıcı firma sorumluluğunda meydana geldiği yönünde ekspertiz raporunda tespit ve değerlendirme bulunmaktaysa da, bu tespitlerden davalı taşıyıcının zararın meydana gelmesinde etkili kusurlu bir eyleminin bulunmadığı, taşınan ... oto camı olup niteliği gereği özenle ambalajlanarak taşınması ve nakliyesinin elzem olduğu, emtianın ambalajlanması, yüklenmesi, istiflenmesi ve sabitlenmesinden gönderici firmanın sorumlu olduğu, taşıyıcının burada herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, emtianın doğru ambalajlanmaması, yüklenmemesi, istiflenmemesi ve sabitlenmemesinden kaynaklı olarak meydana gelen zararda kusurun gönderici/yükleyici firmada olduğu, her ne kadar teknik şartname ve ... hükümleri uyarınca davalının nezaret etme yükümlülüğü varsa da, taşınan emtianın niteliğine göre ambalajlamanın, yükleme ve istiflemenin doğru bir şekilde yapılmamasında göndericinin ağır kusuru bulunduğundan ve oto camı emtiasının nasıl taşınması gerektiğini göndericinin bilebilecek durumda olduğu değerlendirildiğinden oluşan zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı, davalının müterafik kusurundan söz edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu hasardan davalı tarafın sorumlu olduğunun dosyaya sunulan ekspertiz raporunca sabit bulunduğunu, ... Konvansiyonu'nun "Taşımacının Sorumluluğu" başlıklı 17. maddesi "Taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur." hükmünü haiz bulunduğunu, taşıyıcının sorumluluğu ile ilgili temel kural anılan madde hükümleri olup, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, her ikisi de basiretli tacir olan davalı şirket ile müvekkili şirketin sigortalısı arasında ... ... A.Ş. Topluluğu Karayolu Sözleşmesi'nin imzalandığını, davaya konu hasarın hatalı yükleme, istifleme nedeniyle meydana geldiği yününde bir kanaat oluşacak olsa dahi, davalı tarafın sorumluluğu sona ermediğini, taşıyan sürücülerinin yükleme ve boşaltmalara nezaret edeceğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca ambalajlama, yükleme ve istif göndericiye ait olsa bile, taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranmaktan kaynaklanan yüklemeye nezaret görevinin bulunduğunu, bu sebeple taşıyıcının doğacak bir zarardan sorumluluğunun kalkması için bu yöndeki ihtirazı kaydını taşıma sözleşmesine şerh düsmesi gerektiğini, ancak, tasıyıcının hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürmeden taşımayı gerçekleştirmesi, yükün tam ve sağlam alındığı hususunda karine teşkil eder ise de, taşıyıcının yükün sağlıklı tasınabilmesi ve hasara uğramaması için yükleme ve istiflemeyi, basiretli bir tacir gibi gözetmemesi, hatalı bir yükleme varsa buna karsı çıkmaması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri almaması ambalajlama ve istifleme yönünde müterafik kusurunu teşkil edeceğini, eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet ilkesi uyarınca rücu davasının açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 29.06.2018 tarih ve 2016/12047 E.-2018/4971 K. sayılı). Dosya kapsamından, sigortalı ... ... ... Şirketi ile sigorta şirketi ... ... ... Sigorta Şirketi arasında ...-1 poliçe numaralı ... düzenlendiği, yani sigorta poliçesinde sigortalının ... ... AŞ olduğu anlaşılmakta olup, davacının beyanına göre de yükün göndericisinin ve ödemenin ... ... AŞ'ye yapıldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında mahkemece bu yönde bir inceleme, araştırma ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu husus aktif dava ehliyetine ilişkin olup mahkemece re'sen nazara alınması gerekir. Bu nedenle mahkemece TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücu koşullarının bulunup bulunmadığı hususunun karar yerinde tartışılmaması yerinde bulunmamıştır.
Kabule göre de, ambalajlama, yükleme ve istif göndericiye ait olsa bile, taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranmaktan kaynaklanan yüklemeye nezaret görevi bulunduğu, doğacak bir zarardan sorumluluğunun kalkması için bu yöndeki ihtirazı kaydını taşıma sözlesmesine şerh düşmesi gerektiği, tasıyıcının hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürmeden taşımayı gerçeklestirmesinin, yükün tam ve sağlam alındığı hususunda karine teşkil eder ise de, taşıyıcının yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için yükleme ve istiflemeyi, basiretli bir tacir gibi gözetmemesi, hatalı bir yükleme varsa buna karsı çıkmaması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri almaması ambalajlama ve istifleme yönünde kusurunu teşkil edeceği hususları gözden kaçırılarak, bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmamış olması da kabule göre doğru olmamıştır.
Diğer yandan, emsal dosyalarda, dava konusu emtinanın taşınması için olarak olarak geliştirilmiş sehpalarla jumbo kasa ve normal kasaya uygun cam levha veya kırılgan panelleri güvenli taşıyabilen hidrolik tahrikli iç baskı sistemleri ile özel fren tertibatı araçlar ile taşınması gerektiği ancak taşımanın özel cam taşıma araçları ile değil standart tipte tenteli araçlar ile yapıldığı, taşıyıcı tarafından emtinanın ihtirazi kayıt ile de kabul edildiğinin dosya kapsamından ispatlanamadığı, taşıyıcı tarafından daha önceki taşımalarda da hasarın meydana gelmesine rağmen taşıma işlerinin aynı yöntem ile devam ettiği yönünde tespitler bulunmasına rağmen, mahkemece bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılmaması da kabule göre yerinde bulunmamıştır.
Öte yandan yine kabule göre, dava konusu taşımanın gerçekleştirildiği güzergah itibariyle somut olaya uygulanması gereken ... Konvansiyonu'nun 23/3. maddesi uyarınca taşıyıcının sorumluluğu sınırlı olup, aynı Konvasiyonun 29. maddesinde ise hasar, taşıyıcının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan hükümlerden yaralanamayacağı düzenlenmiş olup, ilk derece mahkemesince davalı taşıyıcının sorumluluğunun anılan hükümler çervesinde sınırlı olup olmadığı hususunda da bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan, sınırlı sorumluluk miktarı tespit edilmeden yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Bu durumlar karşısında, yukarıda ayrıntısı açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak ölçüde önemli deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13/04/2023 gün ve 2022/803 E. - 2023/481 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 07/07/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.