T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/02/2023
NUMARASI :...
BİRLEŞEN DAVA : Tasarımın Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/02/2023 tarih ve 2019/267 E. - 2023/47 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Asıl davada davacı vekili, müvekkili şirketin sahibi olduğu 2019/03131 sayılı ... niteliğindeki elbise tasarımının davalılar tarafından müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında üretilip satıma konu edildiği duyumu alınması üzerine Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk M'ahkemesinin 2019/151 D.İş sayılı dosyası ile davalılardan ... ait işyerinde yapılan keşif sonuncunda müvekkilinin tasarımının "... ..." markası altında satışa sunduğunun tespit edildiğini, diğer davalı ... ait iş yerinde İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/149 D.iş sayısı ile keşif yapılmışsa da keşiften önce iş yerinde bulunan müvekkilinin tasarımının kopyasını oluşturan ürünlerin uzaklaştırılmış olması nedeniyle bir tespit yapılamadığını, bilirkişi tarafından tespit edildiği üzere ... ait iş yerinde bulunan ... markalı ürünlerin biçim, çizgi, desen, kompozisyon ve dikiş açısından müvekkilinin tasarımı ile ortalama tüketici nezdinde ayırt edilemeyecek ölçüde benzerlik gösterdiğini ve davalıların müvekkiline ait tasarımı kamuya ilk sunulduğu tarihten beri üreterek kendi iş yerlerinde satışa arz etmelerinin 6769 sayılı SMK kapsamında tasarım hakkının ihlali ve tecavüz niteliğinde olduğunu ileri sürerek, tasarım hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin toplatılmasına, imhasına ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tespitin yapıldığı 18/7/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 8/6/2022 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 45.564,12 TL olarak ıslah etmiştir.
Asıl davada davalı ... vekili, müvekkiline ait iş yerinde yapılan keşifte davacıya ait tasarımın taklidi niteliğinde ürünlere ilişkin bir tespit yapılmadığını, öte yandan davacının 2019/03131 sayılı tasarım tescil belgesinde yer alan 45 nolu tasarımın yenilik ve ayırt ediciliği olmayan harc-ı alem niteliğinde olup anılan tasarımın piyasada tescil etme gereği duyulmaksızın satılan anonim bir tasarım olduğunu, daha önce kamuya sunulmuş, yenilik ve ayırt edicilik özelliği bulunmayan ürünlerin SMK kapsamında korunmasının mümkün olmadığını ve tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Asıl davada davalı ... dava dilekçesinin tebliğine rağmen cevap vermemiştir.
Birleşen davada davacı ... vekili, davalı şirket tarafından 2019/03131-45 sayısı ile tescil ettirilen tasarımın yenilik ve ayırt ediciliği olmayan harc-ı alem niteliğinde bir tasarım olduğunu, internet arama motorunda "... ... ya da pul işlemeli ..." yazıldığında aynı ya da ayniyet derecesinde çok sayıda ürün görseli sonucunun ortaya çıktığını ve ürünün hitap ettiği tüketici kitlesinin alışveriş yaptığı firmaların tamamına yakını tarafından bu tuniğin üretilip kamuya sunulduğunu ileri sürerek 2019/03131-45 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı şirket vekili, tescil tarihi üzerinden 3 yıldan uzun bir zaman geçtiğini, tasarımla ilgisi bulunmadığından davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkiline ait tasarımın kumaş kesimi, kumaş türü ve kalitesi, desen ve model türü yönlerinden diğer marka ürünlerinden ayrıldığını, bu nitelikleri ile tasarımın kendine has bir bluz modeli olarak ... arama motorunda çıkan bluz modelleriyle kıyaslanamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, hükümsüzlüğü talep edilen tasarımın daha önce başka firmalarca kamuya sunulduğu iddia edilmişse de, birleşen davacı bu tasarımın kendisine ait olduğunu ve birleşen davalının bu tasarımı gasp ettiğini ileri sürmediğinden davanın 3 yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığı, ... tasarımlarının ana yapıları itibari ile ön ve arka beden ile sağ ve sol kol olmak üzere dört bileşenden oluştuğu, bazı modelleri dize kadar uzansa da genellikle kalça hattından uzun ve beden hatlarını belli etmeyen bir forma sahip olduğu, kol boyu, yaka çeşidi vs hususlarda farklılık içerse de kalça hattını aşan uzunluk ve beden hatlarını belli etmeyecek şekildeki kesim formunun teknik zorunluluk olduğu, bu kapsamda ... modellerinin tasarım değeri açısından uzun olması ve bedene tam olarak oturmaması kısıtları nedeni ile modellerin bazılarında benzer unsurların varlığının söz konusu olabileceği, tasarım farklılıklarının renk, malzeme, kesim veya süsleme unsurları ile oluşturulabildiği, buna göre davaya konu edilen “...” ürünlerine ilişkin olarak seçenek özgürlüğünün geniş olduğu, davaya konu tasarım ile internet ortamında çıkan sonuçlar karşılaştırıldığında davaya konu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını ispatlar nitelikte benzer bir ürüne rastlanılmadığı, zira dava konusu tasarım ile birleşen davacı yanın sunduğu tasarımlar karşılaştırıldığında ürünlerdeki payet işleme detayı benzer olsa da, bu payetlerin işlenme şekilleri ile işleme biçiminin farklılık gösterdiği, davaya konu edilen ... tasarımda daha kısa ve daha mat bir kumaştan hazırlanmış astarın olması, üzerinde aynı renkte transparan bir kumaştan daha uzun ve bol kesilmiş başka bir parçasının olması, üstteki parçanın ön bedeninde diagonal kesiklerinin yer alması, bu kesiklere paralel olarak yerleştirilmiş payetlerle yapılan işlemelerinin bulunması ve payetlerin büyüklü küçüklü kullanılması suretiyle farklı bir doku oluşturulmasının dava konusu tuniğin tasarım değerini artırarak diğer tuniklerden farklılaştırdığı, ayrıca dava konusu tunikte etek ucu, kol ağzı ile yaka çevresine geçirilen tuniğin kumaşının renginden daha koyu renkli ve üzerinde simli şeritleri olan ribana bantların varlığının diğer tuniklerden ayırıcı bir özgünlük sağladığı, bu itibarla dava konusu tasarımın sayılan bu özellikleri ve internet ortamında bilirkişi heyeti vasıtasıyla mutlak yenilik araştırması kapsamında re'sen yapılan araştırmalar sonucu elde edilen görsellerde yer alan tuniklerden farklılaştığı, asıl dava yönünden; perakende satıcı olan ....tecavüze konu ürünlerin ürettirilmesinde herhangi bir iştirakinin olduğu veya anılan ürünlerin tasarım tescil koruması altında olduğunu bildiği
yönünde somut delil bulunmadığı, bu davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürünlerin diğer
davalı ...'ndan fatura karşılığında satın alındığı, dolayısı ile bu davalının davacıya ait tasarımdan doğan hakka
tecavüz eylemini gerçekleştirdiği sabit ise de bu eylemi "kusurlu" olarak gerçekleştirdiği hususu ispatlanamadığından tazminat sorumluluğunun bulunmadığı, ancak davalı ...'a ait perakende mağazasında tespit edilen ve "... ..." ibareli tekstil ürünlerinin diğer davalı ...'ndan satın alındığına ilişkin faturadan ...'nun davaya konu tekstil ürünlerinin üreticisi olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından SMK m.151/2-a hükmü uyarınca maddi tazminat isteminde bulunulmakla, davalıya ait ticari defterler üzerinde bilirkişiler marifetiyle yerinde inceleme yapılmışsa da, söz konusu ticari defterler içeriğinde dava konusu ürünlerin satış hacminin ortaya koyacak ayrı kayıtlar tutulmadığından ürün adedinin yazılı delil ve belgelere göre saptanamadığı, alanında perakende satıcı bulunan uzman bilirkişiler vasıtası ile çeşidi ve özellikleri itibariyle kaç adet üretilmiş olduğunun farazi olarak tespitini içeren 11/05/2022 havale tarihle ek bilirkişi raporunda bu yöntemle üretimi yapılabilecek ... sayısı, bu ürünlerin satısından elde edilecek brüt gelir ve dosya
içerisinde yer alan verilerden hareketle belirlenen %36 kâr oran üzerinden
45.564,12 TL net kâr elde etme ihtimalinin bulunduğu ve davalı ...'nun davacıya ait tasarımı taklidi sonucu tasarımın ticari piyasada edindiği imajı zedelediğinden manevi tazminat talep etme koşullarının da oluştuğu gerekçeleriyle, birleşen davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile 45.564,12 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 18/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine, davacıya ait 2019 03131-45 sayılı tasarım hakkına ihlal oluşturan ve üretim ile satışı yapılan ürünlerin üretiminin durdurulmasına, davalı ... ait işletmede tespit edilen "..." marka 5 adet ürüne el konulmasına, toplatılmasına ve toplatılan bu ürünlerin imhasına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davalı - birleşen davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkiline ait iş yerinde yapılan incelemede dava konusu tasarımın müvekkil tarafından satıldığı ya da üretiminin yapıldığına dair bir tespit bulunmadığını, dolayısı ile aleyhine bir tespit bulunmayan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, diğer davalı ... tarafından ibraz edilen faturanın bu kişiye ait iş yerinde tespit edilen ... ... markalı ürünlerin müvekkili tarafından satıldığını göstermediğini, bu hususta somut bir delil bulunmadığını, dolayısıyla bu ürünler nedeniyle müvekkilin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, 21/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacı yanın SMK m.151/2-a uyarınca yoksun kaldığı tazminat tutarının 4.722 TL olabileceği belirtilmişken aynı heyet tarafından 12/05/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda tazminatın 45.564,12 TL olarak belirlenmiş olmasının çelişkili olduğunu, hükme esas alınan12/05/2022 tarihli ek bilirkişi raporunun müvekkilin gerçekleştirmiş olduğu tüm faaliyetler esas alınarak düzenlenmiş ise de, çok uzun yıllardan beri sektörde faaliyet gösteren, tescilli 25 adet ... tasarımını bulunan ve her sezon bir çok ... modeli üretimini gerçekleştiren müvekkilinin, farazi olarak 10 çeşit ... üretebileceği kabulü ile yapılan maddi tazminat hesabının doğru olmadığını, iş yerinde herhangi bir tespit yapılmayan müvekkili hakkında manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, hükümsüzlük davası yönünden davaya konu tasarımın yenilik ve ayırt ediciliğinin bulunmadığını, internet arama motorunda yapılacak basit bir arama ile aynı ya da benzer çok sayıda tasarım görselinin tespit edileceğini, bilirkişi raporunda internet ortamındaki görsellerin ne zaman yüklendiği hususunun belli olmadığını, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, birleşen davanın kabulüne ve asıl davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Asıl dava davacısı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 2019/51 Değişik İş numarasıyla yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda davalı ...'a ait iş yerinde müvekkiline ait tasarıma tecavüz oluşturan "..." marka tuniklerin tespit edildiğini dolayısı ile bu davalının da müvekkilin tasarım hakkının ihlal ihlali ve maddi zarara uğramasından dolayı kusurlu olup maddi ve manevi tazminattan sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın bu kişi yönünde de kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :Asıl dava tasarıma tecavüz nedeniyle el koyma, imha, maddi ve manevi tazminat, karşı dava ise tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, karşı dava yönünden yapılan incelemede, davacı tasarımının yenilik ve ayırt ediciliğini ortadan kaldıracak, davalı tasarımından daha önceki tarihte kamuya sunulduğu ispatlanan bir tasarıma rastlanılmadığı, Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/151 D.İş dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalılardan ...'a ait iş yerinde davacının tasarımından doğan haklarına tecavüz eder mahiyette ürünlerin satışa sunulduğunun tespit edildiği, bu ürünlerin faturalı olarak diğer davalı ...'ndan satın alındığı, bu eylem nedeniyle davacı-karşı davalının maddi ve manevi zarara uğradığı, mahkemece takdir edilen maddi ve manevi tazminat tutarının somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun olduğu, davalılardan perakende satıcı konumundaki ...'ın ürünlerin üretiminde herhangi bir iştirakinin ya da anılan ürünlerin tasarım tescil koruma altında olduğunu bildiği yönünde somut bir delilin bulunmadığı anlaşılmakla, davalı-karşı davacı vekili ile davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca asıl dava yönünden asıl davada davacıdan alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından asıl davada davacı vekili tarafından yatırılan 179,90-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin asıl davada davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Harçlar Kanunu uyarınca asıl dava yönünden asıl davada davalı ...'ndan alınması gereken 4.478,69 TL nispi karar ve ilam harcından asıl davada davalı ... vekili tarafından yatırılan 1.119,68-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 3.359,01-TL asıl davada davalı ...'ndan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca birleşen dava yönünden birleşen davada davacı ... Yiğitoğlundan alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, birleşen davada davacı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin birleşen davada davacı ... Yiğitoğlundan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına,
6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/07/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/07/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...