T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/11/2022
NUMARASI : .....
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/11/2022 tarih ve 2022/70 E. - 2022/292 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, 1992 yılından beri süpermarket ve hipermarket sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin mal ve hizmetlerinde kullanılmak üzere tescil ettirdiği "..." ibareli çok sayıda markası arasında "... ..." markasının da bulunduğunu, hal böyle iken davalının "... ..." ibareli markanın 29, 30 ve 35. sınıflarda tescili isteğine yönelik itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa tescili istenen dava konusu "... ..." markasının aradaki benzerlik nedeniyle müvekkilinin "... ..." markasını çağrıştıracağını ve davalı şirketin müvekkilinin tanınmış markasından haksız yarar elde etmek amacıyla tescil başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek 2021-M-11911 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...yapılan tebligata rağmen cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu markanın kelime ve şekil unsurları ile birlikte genel izlenim bakımından davacının “Şekil+... ...” markasından uzaklaşmış ve farklılaşmış olduğu, dolayısıyla markaların ortalama düzeyde tüketici nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal bakımdan bir bütün olarak yaratacağı algı ve izlenim itibariyle benzer olmadığı, bu itibarla kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin benzer olmaması ve markaları oluşturan işaretlerin umumi intiba olarak farklılaşması nedeniyle ilgili tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin "..." ibareli markasının 1999 yılından beri tescilli olup davaya konu markanın tescilinin talep edildiği 29, 30 ve 35. sınıflardaki mal ve hizmetleri kapsadığını, ibarenin sektörü tanımlayıcı bir niteliği olmadığından aynı/benzer mal veya hizmeti sunan rakip işletmeler tarafından serbestçe kullanılamayacağını, müvekkilinin çalışmalar ve yatırımlar ile perakende ticaret sektöründe kendisi ile bağdaştırılan ve ayırt edici bir nitelik kazanan ... ibaresini içeren "... ..." markasının davalı tarafından "... ...” kombinasyonu ile tescili isteğinin müvekkilin “seri marka ailesine sızma niteliğinde” bir girişim olduğunu, zira "... ..." ibaresinden oluşan markayı gören ortalama tüketicilerin zihninde ... sektöründe bilinen, tanınmış müvekkiline ait 2009/30731 sayılı "... ..." markasının akla geleceğini, söz konusu bu markayı gören tüketicilerin müvekkiline ait ... ve/veya müvekkilinin private label olarak adlandırılan ürünlerinden biri ya da ekonomik olarak bağlatıntılı olan aynı grup şirketinden geldiğin düşünerek tercih ve talepte bulunacağını, dolayısı ile markalar arasında ilişkilendirilme ve karıştırılma tehlikesinin mevcut olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerin karşılaştırıldığı bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının ... ibaresini içeren tek markası olan "... ........ ..." markası arasında emtia benzerliği şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 08/07/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/07/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.